“Anadolu huzura, Öcalan umuda, Ahmetler makama, Demirtaş yuvasına dönünceye kadar kararımız nettir.” MHP lideri Devlet Bahçeli, partisinin Meclis Grubuna hitabını bu cümleyle bitirdi. Aslında Bahçeli, daha önce; • PKK lideri Abdullah Öcalan’ın Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesindeki “umut hakkından” yararlanabileceğini de, • Mardin’de DEM’li Ahmet Türk, Esenyurt’ta CHP’li Ahmet Özer’in yerine atatan kayyımların geri çekilerek makamlarına
Danıştay 1’inci Dairesi İçişleri Bakanlığının Ankara Büyükşehir Belediyesinin (ABB) önceki Başkanlarından Melih Gökçek hakkında ABB’nin yaptığı “haksız menfaat” şikâyetinin “işleme konulmaması” kararını oy birliğiyle iptal etti. Dosyayı İçişleri Bakanlığına “soruşturma izni verilmesi” talebiyle geri gönderen Danıştay, böylelikle AK Parti’nin markalaşmış Belediye Başkanı Gökçek’in dönemindeki yolsuzluk iddialarıyla soruşturulması, belki yargılanmasının önünü açtı. İmar Planı İddiaları Kararda,
ABD ve İran heyetlerinin, Türkiye’nin önerisiyle 6 Şubat Cuma günü İstanbul’da görüşme yapması bekleniyor. Gerçekleştiği takdirde, ABD Başkanı Donald Trump’ın Ortadoğu Özel Temsilcisi Steve Witkoff ve İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi arasındaki görüşme, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın ev sahipliğinde yapılacak. Bu Haziran 2025’teki 12 gün savaşı ardından iki ülkenin doğtudan ilk görüşmesi olacak. Görüşmenin, Trump’ın
Ortadoğu’da gerilim yeniden yükselirken, Washington’da İran’a yönelik sınırlı bir askeri müdahale ihtimali giderek daha açık biçimde konuşuluyor. Bu tartışma, nükleer tesislere yönelik “nokta atışı” saldırılardan bölgesel vekalet ağlarının hedef alınmasına kadar uzanan geniş bir yelpazeyi kapsıyor. Türkiye’nin bu tabloda yeniden olası bir arabulucu olarak anılması ise şaşırtıcı değil. Ancak asıl soru şurada düğümleniyor: Türkiye, ABD
Başlığın daha uzun şekli şu: Stratejik tercih ve Brüksel’e yazılan mektuplar neden etkili olamıyor? Avrupa Birliğinin neden Türkiye’yle yeni bir hikâyeye ihtiyacı var? Türk iş dünyası adına DEİK tarafından Avrupa Birliği liderlerine hitaben kaleme alınan ve 31 Ocak’ta Financial Times gazetesinde paralı ilan olarak yayımlanan açık mektubu ilk gördüğümde aklımdan geçen cümle şuydu: İyi niyetli,
Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) 31 Ocak’ta Financial Times gazetesinde tam sayfa bir ilan yayınladı. İlan “Türk İş Dünyasından AB Liderlerine Açık Mektup” başlığını taşıyor. Avrupa Parlamentosu Başkanı Roberta Metsola, Avrupa Konseyi Başkanı Antonio Costa ve Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen’e hitaben yazılmış. Altında DEİK Başkanı Nail Olpak ve DEİK/Türkiye Avrupa İş Konseyleri
CHP’nin 31 Ocak’ta İstanbul’da topladığı “Toplumsal Barış ve Demokrasi Konferansı” partinin hem Terörsüz Türkiye süreci hem de Suriye’deki uzlaşma sürecinin belli bir düzeye geldiği aşamada, yeni bir iç barış ve Kürt sorunu “eşiğine” geldiğini gösterdi. CHP’nin tutuklu Şişli Belediye başkanı Resul Emre Şahan’ın önerisiyle yapıldığı açıklanan Konferansın planlama ve uygulaması belki biraz daha uzun zamana
Sanayi Devrimi’nden bu yana insanlık, jeolojik zaman boyunca yavaş yavaş birikmiş enerjiyi benzeri görülmemiş bir hızla serbest bırakıyor. Fosil yakıtlar, milyonlarca yılın basınç, sıcaklık ve zamanla yoğrulmuş enerji stoklarıydı; biz ise bu birikimi birkaç yüzyıla sığdırarak tüketiyoruz. Bu yalnızca bir enerji kullanımı meselesi değil, aynı zamanda”zamanın sıkıştırılması”ve doğanın taşıyabileceğinden daha hızlı bir enerji akışının dayatılması.
Türkiye, İran ile ABD arasındaki artan gerilimde aktif diplomatik rol üstlenmeye hazır olduğunu açıkladı. Türk ve İran dışişleri bakanları arasında bugün İstanbul’da yapılan görüşmede, Ankara’nın krizin tırmanmasını önlemek amacıyla arabulucu ve kolaylaştırıcı olarak devreye girebileceği mesajı öne çıktı. Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, görüşmenin ardından yaptığı açıklamada, Ankara’nın aşamalı ve diplomasi odaklı bir yaklaşımı savunduğunu belirterek,









