Önce Rusya-Ukrayna Savaşı, ardından ABD-İsrail ittifakının başlattığı İran Savaşı, Avrupa’nın hep patlamaya hazır barut fıçısı Balkanlar bölgesinde sorunları dondurmuş, daha doğrusu ertelemişti. Sırbistan bu ertelenmiş kriz alanlarında yeniden hareketlenmeye, yeni bir siyaset üretmeye başladı. Cumhurbaşkanı Aleksandar Vučić; Bir yandan AB ile bağlarını koparmıyor, hatta enerji alanında Avrupa mekanizmalarına yaklaşmaya çalışıyor; Öte yandan Rusya ile ilişkilerini
CHP TBMM Başkanvekili Murat Emir 19 Mart Arife Günü’nden itibaren her gün X hesabı üzerinden Adalet Bakanı Akın Gürlek’e bir soru soruyor. Son yılların en dikkat çekici malvarlığı tartışması bu. Emir, Gürlek’ten CHP lideri Özgür Özel’in 18 Mart’ta Saraçhane mitinginde iddia ettiği ama bir gün önce Gürlek’in sahiplendiği listede bulunmayan İstanbul’daki evin, Adalet Bakan Yardımcılığı
ABD ve İsrail’in İran’a saldırmaları ile başlayan ve Körfez ülkelerine de sıçrayan savaş Türkiye ekonomisini nasıl etkiler? Soru ne kadar açıksa ilk yanıt da bir o kadar açık: Çok fazla belirsizlik var. Bu savaş ne kadar daha sürecek? Savaş bitse bile Hürmüz Boğazı’nda trafik güveni sağlanabilecek mi? Petrol kuyularının, boru hatlarının ve depolama tesislerinin yeniden
Son yıllarda Rusya’nın Ukrayna’ya, ABD’nin Venezuela’ya, İsrail’in Gazze’ye, Suriye ve Lübnan’a, ABD – İsrail’in İran’a saldırıları ile dünya düzeni hukuk temelliden devletlerin güç hiyerarşisine doğru evrilirken birlik ve beraberliğimizi güçlendirme yolunda Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin, ülkemizin en önemli meselesi hakkında, birkaç yıldan buyana yaptığı, çoğumuzu şaşırtan çıkışlarının ayrı bir yeri
ABD-İsrail ittifakının lider kadroları öldürünce rejimin kısa sürede devrileceği hesabıyla kısa süreceğini tahmin ettiği İran savaşı dördüncü haftasına girdi. Savaş kısa sürseydi, hedeflenen yeni İran rejimin zaten ABD ile iyi geçineceği garanti sayıldığından Hürmüz Boğazı’ndan tankerlerle petrol ve doğal gaz akışını da aksatmayacaktı. Hesaplar tutmadı. 21 Mart Nevruz Bayramı’na kadar biteceği hesaplanan savaş, Nevruz günü
Dünyanın büyük güçleri arasında enerji krizine en hazırlıklı ülke hangisi diye sorulsa, çoğu kişinin aklına ilk olarak ABD gelir. Üretim gücü, LNG ihracatı ve finansal derinliği bu cevabı destekler. Ama soruyu biraz değiştirirsek tablo da değişir. Uzun süreli bir arz şokunu, fiyat dalgalanmalarını ve jeopolitik akış kesintilerini en soğukkanlı şekilde kim yönetebilir? İşte bu noktada
Merkez Bankası’na göre gıda fiyatlarındaki durdurulamayan artış enflasyon hedeflerinin tutmamasının birinci nedeni. ABD-İsrail’in başlattığı İran savaşı nedeniyle artan petrol fiyatları tarım ve hayvancılıktaki girdi fiyatlarını daha da artırıyor. Tarım sektörüyle az çok hemhal olanların son yıllardaki ana gündem maddelerinden biri de kaybolan tarım arazileri. Bir başka ifadeyle, imar ve rant hırsına kurban edilen, betona feda
Hükümet, Ramazan Bayramı’nın ilk günü olan 20 Mart 2026’da motorine şimdiye kadarki en ağır zamlardan birini yaptı. Pompa fiyatlarına net 5,18 TL artış yansıdı, Ankara’da pompa fiyatı, litrede 72,5 liraya çıktı. ABD-İsrail ittifakının İran’a son saldırıları ve İran’ın Körfez’deki Arap ülkelerini vurmasıyla fırlayan petrol fiyatları nedeniyle 5,76 lira olması tahmin edilen zammın 58 kuruşu eşel-mobil
Destansı Öfke, ABD’nin İsrail’le başlattığı İran savaşındaki askeri operasyona verdiği isim. Devletler, giriştikleri askeri harekatlara sembolik anlam taşıyan, iç kamuoyuna ve uluslararası topluma verdiği mesajlarla psikolojik etki yaratan ve operasyonun amacını yansıtan kısa ve özlü isimler verirler. Bu çerçevede Türkiye askeri harekatlarını isimlendirirken genellikle barış vurgusunu ön plana çıkarmayı tercih etmiştir. 1974 yılında Türk Silahlı
Suudi Arabistan’ın Riyad şehrinde İran savaşındaki gelişmeleri görüşmek üzere 18 Mart’ta toplanan “bölge ülkeleri” dışişleri bakanlarının yayınladığı ortak bildiri, ileride İsrail’in zaferi olarak anılacak türden. Bildiride İsrail’in adı geçen tek cümle, o da Lübnan’a saldırılarından dolayı kınandığı cümle; o da Türkiye’nin zoruyla konulmuş. Bu cümle, bildiride Türkiye adına Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın da imzasının bulunmasını









