Kıbrıs yeniden ısınıyor. Ama bu kez mesele sadece diplomatik gerilim değil; zamanla yarışan, çok boyutlu ve giderek sertleşen bir jeopolitik hesaplaşma. Dünya yeniden bloklaşıyor. Enerji hatları yeniden çiziliyor. İttifaklar gevşiyor, yenileri kuruluyor. Savaşlar artık sadece cephede değil; limanlarda, enerji terminallerinde, veri merkezlerinde ve deniz yetki alanlarında veriliyor. İşte bu büyük dönüşümün tam ortasında Kıbrıs, yeniden
Türkiye’de yeniden canlanan çözüm süreci, ilk bakışta umut verici bir tablo sunuyordu. PKK’nın silah bırakma yönündeki mesajları, siyasi reform tartışmalarının yeniden gündeme gelmesi ve parlamentodaki hazırlıklar, uzun süredir devam eden bir çatışmanın sona ermesi için gerçek bir fırsat penceresi açmıştı. Ancak bugün gelinen noktada süreç belirgin biçimde yavaşlamış durumda. Bu yavaşlamayı sadece iç dinamiklerle açıklamak
CHP İstanbul Milletvekili Oğuz Kaan Salıcı, hükümete, bölgesel çatışmalar ve afetlere karşı yapılacağı söylenen kaç sığınak yapıldığını, yapıldıysa vatandaşların ihtiyaç durumunda buralara nasıl ulaşacağını sordu. Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın 16 Ekim 2025’te Resmi Gazetede yayımlanan kararıyla tüm bakanlıklarda kurulan Acil Durumlar ve Savunma Planlaması birimlerine dikkat çeken ve 7 Kasım 2025’tekı sığınak yönetmeliğiyle birçok yapıda
ABD Başkanı Donald Trump, 26 Mart akşamı ani bir kararla, Hürmüz Boğazı’nı tamamen açmazsa İran’ın enerji altyapısını tahrip etme tehdidini 6 Nisan’a erteledi. Bu Trump’ın İran tehdidini ikinci kez ertelemesi. Trump daha önce İran, İsrail’in enerji terminalini vurmasına yanıt olarak Katar’daki terminali vurunca Trump 48 saat mühlet tanımıştı. 23 Haziran’da dolacak bu sürenin bitimine az
Mehmet Fatih Ceylan Ece Şölendil* ABD/İsrail ikilisinin 28 Şubat’ta İran’a karşı başlattığı savaşın bölgesel ve küresel yansımalarının yol açtığı kargaşa, doğal olarak, günümüzün başlıca gündem maddesi olarak önümüzde. Diğer yandan, geçmiş dönemlerde olduğu gibi Fransa’nın ön almasıyla son beş yıldır Avrupa güvenliğini, dolayısıyla ABD-Avrupa güvenlik ilişkilerini etkileyecek sonuçlar doğurmaya aday yeni bir alanla karşı karşıyayız:
Birleşmiş Milletler Genel Kurulu 25 Mart 2026’da yaptığı tarihi bir oylamayla, köleleştirilmiş Afrikalıların ticaretini “insanlığa karşı işlenmiş en ağır suç” ilan etti. Tam adı “Köleleştirilmiş Afrikalıların Ticareti ve Afrikalıların Irksallaştırılmış Mal Statüsünde Köleleştirilmesinin İnsanlığa Karşı İşlenen En Ağır Suç Olarak İlan Edilmesi” olan karar tasarısına 123 kabul, 3 ret oyu verildi, 52 de çekimser oy.
Akın Gürlek 11 Şubat’ta Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan tarafından göreve getirilmesinden bu yana geçen bir buçuk ayda Cumhuriyet tarihinin en çok tartışılan Adalet Bakanı oldu. Gürlek’in yargı kariyerinde olduğu kadar siyasi kariyerinde de dönüm noktası olan İmamoğlu davasında geri çekilen itirafnamelerden artık MHP’nin de müdahil olduğu tapu-malvarlığı iddiaları gündemde. Gürlek bunlara aldırmıyor. Hafife alıyor. AK Parti
Savaşlar çoğu zaman ancak sona erdikten sonra isimlendirilir. Muharebeler genellikle gerçekleştiği yerin adıyla anılır; buna karşılık savaşlar ya sürelerine ya da etkilerinin büyüklüğüne göre tanımlanır. Tarih bu konuda pek çok örnek sunar: Otuz Yıl Savaşları, Yüz Yıl Savaşları, Veraset Savaşları ya da görkemli isimleriyle Napolyon Savaşları ve Dünya Savaşları. Geçtiğimiz yaz İsrail, Amerika Birleşik Devletleri
Savaş durumunda düşman saldırısına karşı sığınak inşa etme fikri, 1990’larda Soğuk Savaşın bitimiyle hükümetlerin gündemindeki önceliğini yitirdi. Bir zamanlar kentlerin altında bombalara, nükleer, kimyasal biyolojik tehditlere karşı titizlikle planlanan o beton hacimlerden söz edilmez oldu. Bu Türkiye için de böyleydi. Ta ki İsrail 13 Haziran’da İran’a saldırana dek. Milli İstihbarat Teşkilatı’nın (MİT) İran ve İsrail’in
ABD Başkanı Donald Trump 22 Mart’ta, Papa’nın İran’a saldırı için 48 saatlik ültimatomunu geri alması ve ateşkes çağrısıyla alay edip, kazanmak üzereyken ateş kesmeyeceğini söylemesinin ertesi günü, 23 Mart’ta saldırıyı 5 gün ertelediğini açıkladı. İki gündür İran’la görüşüyoruz dedi, İran’ın pes edeceği imasıyla. İran yalanladı. Senaryolar muhtelif: Başta Suudi Arabistan olmak üzere Körfez’deki Arap








