Askerlerin dünyanın değişimini anlamayıp bir balans ayarı iki kılıç şakırdatmayla siyaseti hizaya sokma operasyonu olan 28 Şubat süreci, o dönem hedeflerine ulaşmış göründü, sonuç aldı. O sırada ortalığı kan gölüne çeviren PKK’dan dahi tehlikeli sayılan “irtica”, siyaset lisanıyla siyasi İslâmcı akım, Millî Güvenlik Kurulu (MGK) tarafından Türkiye’ye en büyük tehdit kabul edildi. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel,
Geçtiğimiz hafta CHP’deki gelişmeleri “devlet aklına” bağlayan tartışma, Türkiye’de hep gündemde olan “üst akıl” tezlerini yeniden canlandırmış görünüyor. Bunlar elbette vardır. Tarih bize büyük güçlerin yalnızca diplomasiyle değil, ekonomiyle, istihbaratla, medya ile ve gerektiğinde örtülü operasyonlarla hareket ettiğini gösteriyor. Bazı devletler rakip devletlerin siyasetini etkilemeye çalışır. İstihbarat örgütleri operasyon yürütür. Finans çevreleri sermaye hareketleriyle baskı oluşturabilir.
Türkiye’nin önde gelen kıdemli yatırımcılarından, Koç Grubu Onursal Başkanı Rahmi Koç aleyhine 5 Haziran’da İzmir’deki Amerikan Hastanesi’nin açılışında AK Partili Binali Yıldırım’la şakalaşırken anlattığı fıkra nedeniyle soruşturma açıldı. İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı 6 Haziran’da yaptığı açıklamada Koç’un medyaya yansıyan görüntüleri üzerine “Halkın Bir Kesimini Alenen Aşağılama suçu kapsamında re’sen soruşturma” başlatıldığı bildirildi. Soruşturmanın hemen ardından Rahmi
Avrupalıların her şeye gücü yeten Çin endüstrisinin eşi benzeri görülmemiş saldırısının hedefi olması; Avrupalıların yaşadıkları derin krizi atlatmak için %37,6’ya varan yüksek ithal vergisi kararına Çin’in Avrupa üreticileriyle ortaklık kurmak, yerel üretim yapmak ve böylece gümrük vergilerinden kaçınmak karşı hamlesi karşısında nasıl çaresiz kaldıkları; sonlarını getirecek bu hamleye yoğun rekabet nedeniyle iş yükü azalan fabrikaların
ABD Başkanı Donald Trump’ın 7-8 Temmuz’daki NATO Zirvesi için Ankara’ya geleceğinin duyurulması hem diğer NATO başkentlerinde geçici de olsa “ABD henüz Avrupa’yı bırakmıyor” rahatlamasına yol açtı, hem de Türkiye’nin jeopolitik kartını güçlendirdi. Bu durum Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın içeride, diğerlerine de ibret olması dileğiyle, CHP’yi bölüp, ilk seçimde tehdit olmaktan çıkarmayı amaçlayan siyasetine Batı’dan gelmesi muhtemel
DEVA Partisi lideri Ali Babacan, 2023 CHP kurultayı için istinaf mahkemesinin verdiği mutlak butlan kararının sadece CHP meselesi olmadığını, Türkiye’de iktidarların sandıkta, oyla değiştirilemeyeceği kanaatini yaygınlaştırabileceğini söyledi. Özellikle gençlerin “ana muhalefet partisinin başına bunlar gelebiliyorsa demek ki Türkiye’de artık demokratik siyaset diye bir şey kalmadığı” kanaatine varabileceği, en büyük korkusunun da bu olduğunu söyledi. Babacan
Koç Holding 100’üncü yıl kutlamalarına Anıtkabir’den başladı. Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Koç’un başkanlığında Koç’un yönetim kurulu üyeleri, yöneticileri, çalışanları ve bayilerinden oluşan 6 bin kişilik bir heyet Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ün mozolesinde saygı duruşunda bulundu. Akşam da grubun kurucusu Vehbi Koç’un da uzun yıllar başkanlığını yaptığı Ankara Ticaret Odası’nın Kongre Merkezi’nde bir tören
Enerji tartışmalarında alışkanlıklarımız belli. Petrolü konuşuruz, doğal gazı tartışırız, yenilenebilir enerji, nükleer güç, hidrojen, kritik mineraller, bataryalar, elektrikli araçlar, karbon piyasaları, veri merkezleri ve iklim politikaları üzerine sayısız rapor hazırlarız. Ancak modern devletin en büyük, en karmaşık ve en stratejik enerji tüketicilerinden biri çoğu zaman bu tartışmaların dışında kalır: silahlı kuvvetler. Enerji olmadan hiçbir ordu
Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan istinaf mahkemesinin “mutlak butlan” kararıyla CHP’de başlattığı kriz ve bölünme konusunda on gün ağzını açmadı. İlk gün Adalet Bakanı Akın Gürlek’in adeta eylemin sorumluluğunu üstlenir gibi karara sahip çıkmasından sonra AK Parti saflarından sadece Sözcü Ömer Çelik’in sanki konuyla hiç ilgileri yokmuş gibi açıklaması gelmişti. Erdoğan ilk olarak 1 Haziran Pazartesi günü
ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio ABD Başkanı Donald Trump’ın 7-8 Temmuz’da Ankara’da yapılacak NATO Zirvesi’ne katılacağını açıkladı. 3 Haziran’da Kongre’deki bir oturumda konuşan Rubio, bu NATO Zirvesi’nin “muhtemelen NATO tarihinin en önemli toplantısı” olacağını söyledi. Bu açıklama, sadece toplantılara ev sahipliği yapacak olan Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’a değil, diğer NATO başkentlerinde de rahatlamaya neden oldu. İktidara









