Ratko Mladiç öldü. Ama onun ölümü, Balkanlar’ın otuz yıl önce kapandığı düşünülen en karanlık defterlerinden birini yeniden açtı. Mladiç, Bosna Savaşı sırasında Bosnalı Sırp ordusunun komutanıydı. Srebrenitsa soykırımı, Saraybosna kuşatması, insanlığa karşı suçlar ve savaş suçlarından hüküm giymiş, hakkında 1995’te hazırlanan iddianameden sonra kaçarak izini kaybettirmişti. 16 yıl saklandıktan sonra 2011’de Sırbistan’ın bir köyünde yakalanıp,
Tamam, “Türkiye demeyelim”, konuyu sadece PKK’nın silah bırakmasına sıkıştırmayalım. Tamam, “Çözüm süreci” de demeyelim; akla daha önceki başarısızlıkları, her başarısızlığın ardından daha fazla kan dökülmesini getirmeyelim. Tamam, “Milli Dayanışma ve Bütünleşme” hiçbir cazibesi olmayan, bürokratik bir sıfatı kimse kullanmaz zaten. Tamam, Kürt sorununa siyasi çözüm süreci de demeyelim, konu orayı da aşıyor, Anayasa’nın 2’nci maddesinde
DEM Parti İmralı heyeti 26 Ağustos’ta Ankara’da Starton Otel’de bir basın toplantısı düzenledi. İmralı heyetinden Şanlıurfa Milletvekili Mithat Sancar, önceki BDP Eş Genel Başkanı ve görevden alınmış Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı Gültan Kışanak ve İmralı’da PKK lideri Abdullah Öcalan’la tutulmuş, 34 yıl hapis yattıktan sonra serbest kalan Çetin Arkaş konuştular. Son yıllarda bu kadar geniş
Türkiye önümüzdeki kışa hazırlanırken yalnızca petrolün, doğal gazın ve elektriğin fiyatına bakmamalı. Bence masanın üzerine konulması gereken daha tatsız bir senaryo var: İran ve Rusya üzerindeki yaptırım baskısının aynı anda sertleşmesi ve bu kez Türkiye’ye geniş hareket alanı bırakılmaması. İran güneyimizde, Rusya kuzeyimizde. İkisi de yalnızca enerji tedarikçisi değil; ticaret, turizm, taşımacılık, finans ve bölgesel
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) Büyük Daire, Osman Kavala’nın haklarının ihlal edildiğine dair ikinci başvurusunda da Türkiye’yi haksız buldu. 25 Ağustos’taki duruşmada açıklanan kararla Türkiye’nin imzacısı olduğu Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin (AİHS) altı maddesini ihlal ettiğine hükmetti. “İnsan hakları ihlal edildi” AİHM daha önce 2019’da Gezi Davası nedeniyle mahkûmiyet alan Kavala’nın durumunun AİHS’nin “özgürlük ve
İnsanlık, tarihi boyunca kendi sınırlarını aşmak için araçlar üretti. Ateşi evcilleştirdi, tekerleği icat etti, buharın ve elektriğin gizemini çözerek medeniyetler kurdu. Sanayi devrimi, insanın kas gücünün yerine makineyi koyarak dünyanın güç haritasını yeniden çizdi. Bugün içinden geçtiğimiz devrim ise öncekilerden farklı bir nitelik taşıyor. Çünkü makineler bu kez ilk defa insan aklının yaptığı işlere ortak
İstanbul 1 numaralı Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen Aziz İhsan Aktaş Çıkar Amaçlı Suç Örgütü Davası’nda, suç örgütü suçlamaları çöktü, ancak 24 Ağustos’ta sonuçlanan davada belediye başkanlarına ve çalışanlarına ceza yağdı. Mahkeme Başkanı Oğuzhan Gül, oybirliğiyle aldıklarını söylediği kararı açıklarken “emsal içtihatlar uyarınca aranan, suç işlemek amacıyla bir araya gelme, emir komuta zinciri, hiyerarşik bağ, örgütün
Ukrayna Büyükelçisi Naryman Dzhelialov, Karadeniz’de sivil yük gemilerinin vurulması sonucu sivillerin de öldürülmesinin kendilerini de üzdüğünü, ancak bölgede şu anda bir savaş sürdüğünün de bilinmesi gerektiğini söyledi. Dzhelialov (okunuşu Celalov), 24 Ağustos’ta Ankara’daki Ukrayna Büyükelçiliğinde düzenlediği basın toplantısında 22 Ağustos’ta Karadeniz’de Ukrayna güçlerince vurulan sivil gemiler konusunda da açıklamalarda bulundu. “Amacımız sivilleri öldürmek değil, siviller









