Gece gündüz Türkiye Müzik sanat kitap yemek sinema: Müzik ve sanat festivallerinden kitaplara, arkeolojiden yemek kültürüne, sinemadan sokaklara dek Türkiye’nin zenginliklerine dair yazılar.
Geçen cuma sabahı 1990’lara ait gibi duran tek şey, benim haberleri ille de basılı gazeteden okuma ısrarımdı. Kahvemi aldım, masaya oturdum, sayfaları çevirmeye başladım. Birinci sayfada “kişi başı” yerine “adam başı” yazan editöre söylene söylene 19. sayfaya kadar gelmiştim ki, “karikatürü” gördüm: Pırlantadan üretilen tüm takılardan ikişer ikişer takmış sarışın bir kadın, dev bir tektaş
Gazeteci İbrahim Gündüz’ün derlediği bilgilere göre, geçtiğimiz yıl Türkiye’deki altın madenciliği faaliyetlerinde 42 bin ton siyanür kullanıldı. Gümüş ve bakır madenciliği faaliyetleri de dahil edildiğinde toprak üzerinde kullanılan siyanür miktarı 50 bin tona çıkıyor. Medyaport sitesinde çıkan habere göre altın şirketleri 2020 yılındaki 2 milyar 400 milyon dolarlık gelirleri karşılığında 60 milyon dolar devlet payı
Rus uzay ajansı Roscosmos’un şu ukalalığına bakar mısınız? Türkiye’den uzay işbirliği için “somut adımlar” bekliyorlarmış. Ay’a atılacak adımdan daha somut adım mı olur! Türkiye’den teklif bekliyorlarmış. Aramızda teklif mi kaldı? Savunma stratejimizi üzerine kurduğumuz NATO ilişkilerini ateşe atmak bahasına almadık mı S-400’leri? Daha geçen ay Mersin’deki nükleer santral inşaatınızda “kontrollü patlama” oldu, ses mi çıktı?
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın iletişim kadrosunda çok sıkı bir evrimci var. Hatta en az bir. Ve evrimciliğini bilim kurgu kisvesi altında saklıyor takiyyeciler. Tehlikeli bir evrim sızmasıyla karşı karşıyayız. Bugüne kadar bir komplo teorisiydi bu fakat Erdoğan dün “Milli Uzay Programı”nı açıklarken gerçek gün gibi ortaya çıktı! Adnan Hoca’nın yokluğunu fırsat bilen evrimciler her yere
Vaka sayıları yine yükselişte. Son 15 gün içinde Sağlık Bakanlığı’nın ilan ettiği resmi sayılar dörtte bir oranında arttı. Birçoğumuz üç aydır süren hafta sonu ve akşam sokağa çıkma yasaklarından bunalmış yakınıyoruz. Birilerini unutuyoruz: Çocukları ve 65 yaş üstündekileri. Onların bizimkilerden çok daha ağır olan kısıtlamaları artık tedbir sınırını geçti, başlı başına sağlık sorunu kaynağı ve
Boğaziçi Üniversitesi, dışarıdan rektör ataması sonrasında başlayan protestolar ve polis müdahalesi ile uzun süredir gündemde. Üniversite, Türkiye’nin en köklü eğitim kurumlarından birisi. Adını aldığı Boğaziçi ise aslında sadece bir coğrafyayı değil, bir tarihi; “Boğaziçi Medeniyetini” de anlatıyor.Boğaziçi, Bizans öncesinden, Antik Yunanca Bos (Geçit) ve Poros (Öküz) sözcüklerinin bileşimi olan Bosporus (Öküz Geçidi) olarak anılmış. Halen
Geçen sene bu zamanlarda COVID-19 ile tanıştığımızda bu virüsün hayatımızı nasıl alt üst edeceğini hiçbirimiz tahmin edememiştik. “Çin’de görülen ölümcül bir virüs” şeklinde başlayan salgın kısa sürede tüm dünyayı ele geçirdi. Salgının bize o zamanlar bir ömür kadar uzun gelen birkaç haftalık kapanmalarla kontrol edilemeyeceği anlaşıldığında ise artık tüm sohbetlerin, haberlerin, araştırmaların değişmez konusu pandemi
Tüm insanlığı pençeleri arasına alan Covid-19 salgınına karşı aşıların beklenmedik süratle geliştirilmesi ve Türkiye dahil birçok ülkede uygulamanın başlaması bir umut ışığı yaktı. Şimdi herkesin umudu aşıların etkisini göstermesi ve insanlığı, içine düştüğü bu çaresizlik duygusundan kurtarabilmesi. Ne var ki şu andaki gelişmeler bu iyimserliği doğrulayacak yöne evirilmiyor. Salgın Avrupa ve Amerika dahil bir çok
Türkiye’nin en köklü eğitim kurumlarından Türk Eğitim Derneği (TED) hükümete okulların hemen açılması çağrısında bulundu. TED, “Geleceğimiz tehdit altında. Okula dönmek zorundayız” başlığını taşıyan bir duyuru yayınladı. Duyuruda dünyada sokağa çıkma yasaklarının en yoğun olduğu dönemlerde dahi çoğu ülkenin eğitimde kısıtlamaya gitmediğine dikkat çeken TED, buna göre önlem alınmasını istedi. “Özellikle dezavantajlı bölgeler ve yaş
Sağlık çalışanları ve seksen yaşın üzerindekiler ilk doz aşılarını oldular. Hesaplandığı gibi altı buçuk milyon doz daha gelirse, ikinci dozlarını olacak. İhtimal yetmiş yaş üzeri grup da aşılanmaya başlayacak. Geri kalanımız beklemedeyiz. Ama yalnız değiliz. Yüzden fazla ülkenin sağlık çalışanları ve en yaşlıları da beklemede. Zengin ülkeler bütün nüfuslarını aşılamayı planlarken, yüzden fazla ülkede henüz









