Ankara içişleri Siyaset Kulisleri Haber Yorumlar: Ankara’nın siyaset kulislerinden derinlemesine bilgi, analiz ve tahminler veren ancak Ankara’nın ötesinde yerel siyasetin nabzını tutan haber ve yorumlar.
Milli Savunma Bakıan Hulusi Akar, Türkiye sınırından kayıtsız girişlerin büyük ölçüde kontrol altında tutulduğunu, kontrolsüz geçiş sebebiyle ülkede göçmen sorunu olduğu eleştirilerinin “dezenformasyon” olduğunu söyledi. Hudut güvenliğiyle ilgili inceleme ve denetlemelerde bulunmak için Genelkurmay Başkanı Orgeneral Yaşar Güler ve Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Musa Avsever ile Hatay’a giden Bakan Hulusi Akar, burada Sözcü Gazetesi’nden Deniz
Bir zamanlar Gülse Birsel’in Avrupa Yakası’nın ekran müdavimiydim. Son zamanlarda Ali Sunal ve ekibinin Güldür Güldür hiciv dizisinin. Geçen Cumartesi gecesi, reklam arası sonrası yayınlanacak skeçler arasında Hazine ve Maliye Bakanı Nurettin Nebati’nin hicvedilmesi de vardı. Konu ne olacak? Nebati’nin vatandaşın geçim sıkıntısıyla adeta alay eden, bayat şakalar dizisinden farkı kalmayan beyanları. Ama o da
Türkiye’de siyasetle ilgilenen herkesin dikkati neredeyse bir yıl içinde yapılacak Cumhurbaşkanlığı seçimine ve orada kimin aday olup, kimin kazanabileceğine yoğunlaşmış görünüyor. Tipik bize özgü bir davranış hayata kısa vadeli bakmak. Ve bu nedenle de aslında önümüzde bir değil iki seçim olduğunu gözden kaçırıyor, tabii birinci seçimi muhalefet kazanırsa. Birinci seçim bir tür referandum olacak. Tayyip
İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ’a şimdiye dek görülmemiş ağırlıkta hakaretler etmesi ve Özdağ’ın da Soylu’ya Bakanlığın önünde teketek kavga yoluyla hesaplaşmak için randevu verip meydan okuması siyasetin halihazırdaki seviyesini gösteriyor. Ama gelişmeler bir soruyu da akla getiriyor: Önümüzdeki seçimin sürprizi Özdağ’ın Zafer Partisi olabilir mi?Özdağ’ın bu çıkışları, Soyluyla zıtlaşması Zafer
Son gelişmeler, Rusya’nın 24 Şubat’ta Ukrayna’yı istilaya başlamasıyla başlayan savaşın kısa sürede bitmeyeceğini gösteriyor; kriz uzuyor. Krize komşu ve asli aktörlerden biri konumundaki Türkiye’de iktidar ve muhalefet dışında ekonomi dünyasının da hesabını bu ihtimale göre yeniden yapması gerekiyor.Savaşın ilk aşamalarında Türkiye’nin aldığı dengeci konum uluslararası planda olumlu karşılandı. Montrö Sözleşmesinin devreye alınarak Boğazların savaş gemilerine
Ekrem İmamoğlu’nun Karadeniz seferi başarılı geçiyor. İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı sayesinde CHP uzunca bir süredir etkisinin çok sınırlı olduğu Doğu Karadeniz’e girebiliyor artık.İmamoğlu Doğu Karadeniz bölgesinde Rize, Ardeşen, Fındıklı, Hopa, Arhavi, Pazar, Artvin, Kemalpaşa, memleketi Akçaabat ve nihayet Trabzon’da her durağında CHP’nin yakın zamana dek hayal edemeyeceği heyecanlı kalabalıklarca karşılandı. Zaten Trabzonspor’un şampiyonluğu havasındaki Trabzon’daki
CHP’li İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın memleketi Rize’de halka hitap ettiği Bayramın ikinci günü, Erdoğan 1 Milyon Suriyeli mültecinin dönüşü için çalışma başlattığını duyurdu. Aynı 3 Mayıs günü gazeteci İsmail Saymaz, Metropoll araştırma şirketi verilerine dayanarak muhalefetin ortak adayının Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş olması halinde seçimde Erdoğan’ı alt edeceğini
CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu ne yapsa Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan karşısında adaylığını ilan etmediğine kimseleri inandıramıyor. Bu durum muhalefet cephesindeki sorunları artırıyor.Doğrusu, Kılıçdaroğlu “Aday mısınız?” sorularına, her seferinde aynı yanıtı veriyor; kararı altı liderin birlikte vereceğini söylüyor. Ama CHP’lilere böyle bir kararı zedeleyecek bir şey yapmamaları uyarısında bulunduğunda bile “Adaylığını açıkladı” yorumuyla ters köşeye düşüyor; sil
İnsanların bir toplum olarak yaşamlarını bir arada sürdürebilmeleri ve refah düzeylerini geliştirecek fırsatlara sahip olabilmeleri için etkin bir kamu otoritesine gerek var. Kamuda karar kalitesi bunun bir parçası.Vatandaşlar kamu otoritesini şu 7 temel amaç için görevlendiriyorlar:1. Hukuk devleti kavramının geçerli kılınması,2. Piyasa ekonomisinde rekabeti engelleyerek herhangi bir oyuncuya haksız çıkar sağlamasının önlenmesi ve makroekonomik istikrarın
Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın son dönemdeki baş döndüren dış politika manevraları dış dünyada dikkatle izleniyor. Biraz açalım: hem takdir hem temkinle yaklaşılıyor.Erdoğan bir gün Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Antonio Guterres’i makam uçağıyla Moskova’ya, Rusya Cumhurbaşkanı Vladimir Putin, oradan da Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodimir Zelensy ile görüşmeye yolluyor ertesi gün -daha yakın zamana dek Cemal Kaşıkçı cinayetiyle suçladığı









