Ankara içişleri Siyaset Kulisleri Haber Yorumlar: Ankara’nın siyaset kulislerinden derinlemesine bilgi, analiz ve tahminler veren ancak Ankara’nın ötesinde yerel siyasetin nabzını tutan haber ve yorumlar.
Merkez Bankası başkanının değiştirilmesiyle başlayan ekonomik çalkantı, “döviz krizi” uyarılarıyla devam ederken, Türkiye’nin İstanbul Sözleşmesi’nden çekilme kararı almasının yankıları da sürüyor. Bugün partisinin meclisteki grubuna konuşan CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın İstanbul Sözleşmesi’nden neden çekilme kararını sorguladı. Kılıçdaroğlu: 42 milyon kadına ihanet Kılıçdaroğlu, “Bir hakkı kadınların elinden almak zorbalıktır. Bu devlette
Sadece Ankara değil, İstanbul’da da 23 Mart öğle saatlerine doğru sorulan aynı soruydu. Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın bir süredir gölgelerde kalan Ekonomi Başdanışmanı Yiğit Bulut, ekran ekran dolaşmaya başlaması sıkıntının gerçekten büyük olduğunu mu gösteriyordu? Bulut, Naci Ağbal’ın Merkez Bankasının başından alınması üzerinden geçen ilk iş gününde, 22 Mart’ta 7 küsur milyar dolar döviz satılı yapılarak,
Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’a Merkez Bankası (MB) Başkanı dayanmıyor. Hatırlayacaksınız, bundan sadece dört ay kadar önce, 7 Kasım’da Erdoğan, Murat Uysal’ın MB Başkanı görevine son vermesi üzerine yazdığım yazıya da bu cümleyle başlamış ve ibret dolu bir fıkra anlatmıştım. Fıkrayı buradan tekrar okumanızı tavsiye ederim; kurtla kuzuyu aynı kafeste yaşatma iddiasındaki hayvanat bahçesi müdürünün kafese “ara
Ülkenin çeşitli yerlerinde kadınlar sokağa çıkarak hükümetin kadına yönelik şiddete karşı yükümlülükler getiren İstanbul Sözleşmesi’nden çekilmesini protesto etti. Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu ve Kadınlar Meclisi’nin çağırısı üzerine İstanbul’da Kadıköy’de toplanan kadınlar, “Yıllardır verdiğimiz mücadeleyi bir gecede silemeyeceksiniz” diyerek Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın 20 Mart günü Resmi Gazete’de yayınlanan kararı geri almasını istedi. Platform adına konuşan
Sakin bir kahvaltı masasına oturma planı yaptığımız bu Cumartesi sabahına hepimizi çok yakından ilgilendiren İstanbul Sözleşmesinden çıkılmasına ve TCMB Başkanı Naci Ağbal’ın görevden alınmasına ilişkin iki Cumhurbaşkanlığı kararnamesi ile yataklarımızdan fırlayarak kalktık. TCMB Başkanı (eski) Ağbal’ın fiyat istikrar politikası hakkındaki yazısı bu sebep yayınlanan uluslararası bir gazetecinin; “Türkiye’de güncel gelişmeleri takip eden gazeteci olmak çok
Kadına şiddete karşı İstanbul Sözleşmesinden çıkılacağı söylentileri dün (19 Mart) akşama doğru yoğunlaşmıştı. Gece yarısına kadar çalıştı gazeteciler. Kapılar duvardı, kötü bir şeyler döndüğü belliydi. Haber 20 Mart sabaha karşı yayınlanan Cumhurbaşkanlığı Kararnamesiyle doğrulandı. Ama Merkez bankası Başkanlığına daha dört ay önce Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan tarafından atanan Naci Ağbal’ın Yeni Şafak gazetesinin manşet operasyonuyla görevden
Türkiye, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın imzasını taşıyan bir kararla, kadına karşı şiddete karşı önemli güvenceler getiren İstanbul Sözleşmesi’nden ayrıldı. Kararla ilgili olarak dün gece yayınlanan Resmi Gazete’de şu ifadelere yer verildi: Türkiye Cumhuriyeti adına 11/5/2011 tarihinde imzalanan ve 10/2/2012 tarihli ve 2012/2816 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile onaylanan Kadınlara Yönelik Şiddet ve Aile İçi Şiddetin
Dört ay önce göreve gelen Merkez Bankası Başkanı Naci Ağbal, dün gece Resmi Gazete’de yayınlanan kararla görevden alındı. Ağbal’ın görevden alınması, Merkez Bankası’nın faiz kararının ve Yeni Şafak gazetesinin attığı “Bu operasyonu kim adına çektiniz” manşetinin ardından geldi. Ağbal’ın yerine Yeni Şafak yazarı, eski AKP milletvekili Şahap Kavcıoğlu atandı. Ağbal, geçtiğimiz yıl kasım ayında görevden
Sağlık Bakanlığının 18 Mart tarihinde ilan ettiği yeni vaka sayısı 20 binin üzerinde. Normalleşmeden bir gün önce, 28 Şubat tarihinde ilan edilen vaka sayısı 8400 idi, iki haftalık bir sürede vaka sayıları iki buçuk katına çıktı. Yokuş aşağı giderek hızlanan bir kamyonda, üstelik ayağımız gaz pedalında gidiyoruz. Bu hızlanmaya rağmen “hastaneler henüz dolmadığı” ve “aşılama
ABD’nin Ankara Büyükelçisi David Satterfield, Türkiye’nin S-400 füzeleri satın almasıyla başlayan krizin sona ermesi için Türkiye’nin Rus hava savunma sistemlerinden vazgeaçmesi gerektiğini söyledi. Gazete Duvar‘ın haberine göre 19 Mart günü İstanbul’da bir grup gazeteciyle bir araya gelen Satterfield, “Bu yaklaşım kişisel değil. Tamamen yasal gereklilik” dedi. İki NATO üyesinin “görüş birliği içinde olduğu konuların ayrılıklardan fazla









