İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı Akın Gürlek, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı ve CHP’nin cumhurbaşkanı adayı ilan ettiği Ekrem İmamoğlu hakkında, binlerce yıl hapis ve siyaset yasağı isterken CHP’yi, partilere kapatma davası açma yetkisine sahip Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına ihbar etti. Gürlek, 11 Kasım’da İstanbul, Çağlayan Adliyesinde düzenlediği basın toplantısı ile 3379 sayfalık İmamoğlu iddianamesini açıkladı. Buna göre İmamoğlu
Beş gazeteci meslektaşımız Soner Yalçın, Ruşen Çakır, Yavuz Oğhan, Şaban Sevinç ve Batuhan Çolak, 6 Kasım Günü evlerine gelen polisler tarafından İstanbul Emniyet Müdürlüğüne götürülerek sorgulandı. Adı “gözaltı” değildi ama Emniyet’e götürüldüler, ifadeleri alındıktan sonra yurt dışı çıkış yasağı ve adli kontrol koşuluyla, telefonlarına el konularak, geceyi Emniyet’te geçirmeden serbest bırakıldılar. Aslı Aydıntaşbaş, Türkiye’de olsaydı,
İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’na yönelik soruşturmalar çerçevesinde beş gazeteci, Soner Yalçın, Ruşen Çakır, Yavuz Oğhan, Şaban Sevinç ve Batuhan Çolak, İstanbul Emniyetinde sorgulandıktan sonra adli kontrol ve yurt dışına çıkış yasağı koşuluyla serbest bırakıldı. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, aynı çerçevede, ABD’de bulunan gazeteci Aslı Aydıntaşbaş’ın ifadesinin de alınmasını Emniyet’ten istedi. Başsavcılık açıklamasında gazetecilerin, “İmamoğlu
CHP lideri Özgür Özel, İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı Akın Gürlek’in, başsavcılık görevi devam ederken Eti Maden’in Lüksembug’da kurulu Etimine S.A. şirketinde yönetim kurulu üyesi olarak maaş aldığını söyleyerek istifaya çağırdı. Bir gün önce CHP TBMM Grup toplantısında iddiayı ortaya atıp, kendisi açıklamazsa açıklayacağını söyleyen Özel, 5 Kasım gecesi Ümraniye’de yaptığı İmamoğlu’na Özgürlük mitinginde Gürlek iddiası hakkındaki
İktidardaki AK Parti, Meclis’te kendisinden sonra ikinci ve üçüncü büyük gruba sahip muhalefet partileri CHP ve DEM’i, siyasetleri açısından değerli birer kişiyi hapisten çıkarma gündemine sıkıştırıp kendi gündemine odaklanma çabasında. İç siyasette olan biteni bir cümlede özetlemeye kalkarsanız işin özeti budur. Bir cümlede ifade edilemeyecek konu yoktur. Zordur ama beyninizi bir cümlede ifade etmeye zorladığınızda
Bundan on yıl kadar önce Batı Avrupa medyasında Sultan Erdoğan karikatürleri revaçtaydı. Türkiye Cumhuriyeti’ni, neo-Osmanlıcı, siyasi İslamcı siyasetle, Rusya’nın İran’ın eksenine sokmaya çalışan Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, Batı’nın antitezi gibiydi. Antipati o şiddetteydi ki 15 Temmuz 2016 darbe girişiminde Batı’dan doğru dürüst destek gelmedi. Erdoğan, Türkiye’nin Avrupa güvenliği için önemini anlatmaya çalıştıkça Batılılar demokrasiden, haklardan söz
Ekrem İmamoğlu’na casusluk soruşturmasıyla birlikte gazeteci Merdan Yanardağ’ın gözaltına alınması ardından yöneticiliğini yaptığı Tele1 kanalına devletçe el konulup başına kayyım atanması giderek bir medya darbesi boyutlarına tırmanıyor. Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF) tarafından kayyım atanan İbrahim Paşalı’nın canlı yayınları durdurmasının yanı sıra, YouTube kanalını kapattığı ve geçmişteki bazı haber videolarını da sildirdiği bildiriliyor. Tele1’in hafızasının
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, birkaç saat sonra Ankara’da görülecek davada, aylardır köpürtülen CHP Kurultayına “mutlak butlan” davasının reddedileceğini biliyor muydu? Bunu bilemeyiz elbette ama tahmin ettiklerini varsayabiliriz. Acaba Ekrem İmamoğlu’nun bir casusluk örgütünün başı olduğu suçlamasıyla, daha Temmuz ayında açtığını söylediği soruşturmayı bu tahminle gündemi kapmak için mi Ankara 42. Asliye hukuk Mahkemesinin ret kararının açıklanmasından









