ABD ve İran heyetlerinin, Türkiye’nin önerisiyle 6 Şubat Cuma günü İstanbul’da görüşme yapması bekleniyor. Gerçekleştiği takdirde, ABD Başkanı Donald Trump’ın Ortadoğu Özel Temsilcisi Steve Witkoff ve İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi arasındaki görüşme, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın ev sahipliğinde yapılacak. Bu Haziran 2025’teki 12 gün savaşı ardından iki ülkenin doğtudan ilk görüşmesi olacak. Görüşmenin, Trump’ın
Ortadoğu’da gerilim yeniden yükselirken, Washington’da İran’a yönelik sınırlı bir askeri müdahale ihtimali giderek daha açık biçimde konuşuluyor. Bu tartışma, nükleer tesislere yönelik “nokta atışı” saldırılardan bölgesel vekalet ağlarının hedef alınmasına kadar uzanan geniş bir yelpazeyi kapsıyor. Türkiye’nin bu tabloda yeniden olası bir arabulucu olarak anılması ise şaşırtıcı değil. Ancak asıl soru şurada düğümleniyor: Türkiye, ABD
Gerilim artık sadece bir “kriz” değil; somut askerî eyleme geçiş öncesi bir kırılma eşiğine gelmiş durumda. İran’da giderek büyüyen ve can kaybını artıran iç protestolar rejimin direncini zorlarken, dış baskı ve askerî konuşlanma eşzamanlı olarak tırmanıyor. Özellikle ABD’nin Asya’dan çekip Körfez’e yönlendirdiği muazzam deniz ve hava gücü yığınağı, bu süreci yalnızca “tehdit dili” ile açıklamayı
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın 15 Ocak’taki 2025 değerlendirme ve 2026’da Türk dış politikasına bakış konulu basın toplantısından sıcak haber değeri olan birkaç başlık çıktı. Buna göre Türkiye; • ABD’den günü birlik gelen tehditlere karşı İran’a askeri müdahaleye karşı, bölgenin İran’da istikrarsızlığın artmasını kaldırmayacağı kanısında, • Suudi Arabistan ve Pakistan ile imzaladıkları savunma anlaşmasına hangi koşullarda
İran’da güvenlik güçlerinin göstericilere ateş açması, can kayıplarının gayrı resmi bilgilere göre 500’ü aşması ve ülkenin adeta dijital bir karanlığa gömülmesi, artık sadece bir iç düzen sorunu değil. Bu tablo, bölgesel güç dengelerini sarsabilecek bir jeopolitik kırılma anına işaret ediyor. ABD Başkanı Donald Trump, İran’ın kendisine “uzlaşma mesajları” göndermesinin “güçlü askeri seçenekleri” masadan kaldırmadığını söyledi.
ABD Başkanı Donald Trump 7 Ocak’ta imzaladığı kararname ile kuruluşunu 2005’te İspanya Başbakanı Luis Rodriguez Zapatero ile birlikte (o dönem Başbakan) Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın yaptığı Birleşmiş Milletler medeniyetler İttifakından çekildi. ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, X hesabında Medeniyetler İttifakı dahil toplam 66 uluslararası kuruluştan çekilmelerine gerekçe olarak, bu kuruluşların “anti-Amerikan, işe yaramaz ve israf
ABD’nin 3 Ocak 2026 Venezuela operasyonu dünyayı sarstı. Ancak son dönemde yaşananları parça parça okursak yanılırız. Venezuela’da “saraydan başkan kaçırma” görüntüleri, Kolombiya’ya yöneltilen açık müdahale tehditleri, İran’dan gelen yumuşak mesajlar, Miami’de Netanyahu ile yapılan kritik görüşmeler… Bunların her biri aynı filmin farklı sahneleri. Büyük bir senaryo var, aşama aşama uygulanıyor. Artık “Olur mu olmaz mı?”
Yeni yılınız kutlu olsun. Hepinize sağlık ve huzur, ülkemize adalet ve esenlikler dileriz. Hem Türkiye hem Dünyada çalkantılarla, zıtlaşmalarla, savaşlarla dolu bir yıl oldu 2025. Bu iniş çıkışların, adaletsizlikler, çatışmalar ve ekonomik istikrarsızlıkların 2026’da da devam edeceği endişesi hâkim. Geriye dönüp baktığımızda 2025’ten devraldığımız belli başlı sorunları şöyle sıralamak mümkün: 2026’da Terörsüz Türkiye 1- Terörsüz
Ankara, İsrail, Yunanistan ve Güney Kıbrıs’ın Türkiye’ye karşı ittifak kurma girişimini ciddiye almadı; tehdit dahi saymadı. Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, 24 Aralık’ta üç ülke liderinin 22 Aralık’ta Kudüs’te yaptıkları açıklamaları “teneke tıngırtısı” ve Türkiye’nin gelmeyeceği bir “kışkırtma” olarak nitelemişti. Ertesi gün de Milli Savunma Bakanlığı bu üçlü ittifak girişiminin Türkiye’ye “askeri tehdit olmasının söz konusu olmadığını
Dün, 22 Aralık’ta Ankara’nın Şam’a adeta SDG çıkartması yaptığı gün İsrail, Yunanistan ve Güney Kıbrıs hükümetleriyle birlikte Türkiye karşıtı ittifak kurdu. Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler ve MİT Başkanı İbrahim Kalın, yeni Türk Büyükelçisi Nuh Yılmaz’la birlikte Şam’da Cumhurbaşkanı Ahmed Şara ile görüşürken, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, Yunanistan Başbakanı Kiryakos Miçotakis









