Cansu Çamlıbel’in T24’te Kemal Kılıçdaroğlu’nun “45 yıllık arkadaşı” ve hâlâ (belli ki artık en dar halkada olmasa da) yakınında olan Bülent Kuşoğlu ile yayınladığı söyleşi, bir süredir Ankara kulislerinde dolaşıma sokulan “devlet aklı” gibi, “İttihatçılık” gibi değerlendirmelerin su yüzüne çıkmasını sağladı. Birazdan örneklerine gireceğim, sağcı-solcu, iktidar-muhalefet demeden bazı çevreler, Kılıçdaroğlu’nun mahkeme kararıyla Genel Başkanlığı işlevine
Ankara’da “Bayramlaşma” adı altında yapılan iki miting, CHP tarihindeki dönüm noktalarından biri olarak anılabilir ileride. Özgür Özel’in mahkeme kararıyla CHP Genel Başkanlığı’na atanan Kemal Kılıçdaroğlu’nun 30 Mayıs saat 14.00’teki genel merkez mitingine aynı saatte Kızılay’da, Güvenpark’ta yanıt verme taktiği tuttu. Kılıçdaroğlu, tahminlerin altında ve bir kısmı sloganlara da katılmadan Genel Merkez avlusu ve çevresini dolduran
Kemal Kılıçdaroğlu’nun Özgür Özel’e kaybettiği ancak istinaf mahkemesinde yok sayılan 2023 kurultayı öncesi TBMM Grup Başkanvekillerinden olan Engin Altay, mutlak butlan kararının “CHP’nin içine atılmış, pimi çekilmiş bir bombaya dönüştüğünü” söyledi. İstinaf mahkemesinin 21 Mayıs’taki butlan kararı ardından 24 Mayıs’ta Kılıçdaroğlu’nun avukatının başvurusuyla CHP Genel Merkezine polis müdahalesi sırasında Kılıçdaroğlu’nun kuracağı yeni Merkez Yönetim Kurulu’nda
İstinaf Mahkemesinin “mutlak butlan” kararıyla CHP’nin başına atanan Kemal Kılıçdaroğlu’nun avukatının başvurusuyla polisin CHP Genel Merkezi’ne girip seçilmiş Genel Başkan Özgür Özel’i zorla çıkarmasından bir gün sonra, 25 Mayıs’ta ABD Başkanı Donald Trump, Türkiye dahil 6 ülkeye bir ahlaksız teklifte bulundu. Trump’a göre İran ile barış anlaşması imzalanması için Türkiye, Pakistan, Suudi Arabistan, Mısır, Ürdün,
CHP’nin seçilmiş Genel Başkanı Özgür Özel ve atanmış Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun Kurban Bayramının ilk günü medya üzerinden tartışmaya başlamasından bir gün önce, Arife Günü her ikisinin de MHP lideri Devlet Bahçeli’den telefon almaları ayrıntısı dikkatlerden kaçmamalı. Görünüşte bunlar bayram kutlamaları. Öte yandan Bahçeli’nin bu telefon görüşmeleri ardından Bayram’ın ilk günü MHP çizgisindeki Türkgün Gazetesine
CHP’nin seçilmiş Genel Başkanı Özgür Özel, T24’te Hasan Cemal ve Gökçer Tahincioğlu’na “Artık iki CHP var” demiş; “Atanmış CHP ve seçilmiş CHP”. “İki CHP” tanımı bölünmüşlüğü anlatıyor. Asimetrik bir bölünme. Atanmış CHP’nin başında, 13 yıl genel başkanlık yaptığı partisinin başına, kendi deyimiyle “Erdoğan’ın araçsallaştırdığı” yargıya, “mutlak butlan” gibi zorlama bir gerekçeyle başvurup güvenerek dönme yolunu
Türkiye’de siyaset daha önce de kara günler yaşadı. Ülkeyi yöneten halife sultanın işgalci ordularla işbirliğine tanık oldu; Nazım Hikmet’in deyişiyle “ateşi ve ihaneti gördü”. Çok partili hayata geçtikten sonra, Soğuk Savaş atmosferinde darbelerle sarsıldı. Parlamentonun kapatıldığı, siyasi partilerin kapatıldığı, siyasetçilerin hapsedildiği oldu; hâlâ da oluyor. Bu darbeler Türkiye’de çoğulcu siyasete ve seçimlere olan inancı yıkamadı.
Mahkeme kararıyla CHP genel başkanlığına getirilen Kemal Kılıçdaroğlu, Özgür Özel ve yönetiminin Genel Merkez binasından çıkartılması için polisi göreve çağırdı. Kılıçdaroğlu’nun avukatı Celal Çelik, Ankara Emniyet Müdürlüğü’ne dilekçe vererek, istinaf mahkemesi kararıyla “CHP’yi temsil yetkisine” sahip olan Kemal Kılıçdaroğlu ve yönetiminin içeri alınmadığı Genel Merkez’in “teslimi konusundaki gerekli işlemlerin yapılmasını” talep etti. Bu arada Kılıçdaroğlu
İstinaf mahkemesinin “Mutlak Butlan” kararı ile CHP Genel Başkanlığına tedbiren atanan Kemal Kılıçdaroğlu ile milletvekillerinin ağırlıklı oyuyla Grup Başkanı seçilen Özgür Özel arasındaki ilk karşılaşma 2 Haziran Salı günü TBMM CHP Grup toplantısında yaşanacak. Genel Merkezi terk etmeyen Özel, Kılıçdaroğlu’nun parti avukatları ve YSK temsilcisini görevden almasıyla başlattığı atağa, dün kapalı Meclis Grubu toplantısı ile
Geçen hafta butlan-kayyım tartışmalarının saçmalığına ilişkin bir yazı yayınlamıştım. Devamında da siyasi partilerde delegelik sisteminin kaldırılması gerektiğine dair yazımı yayınlamıştım. Aradan çok geçmedi; bugün İstinaf Mahkemesi’nin 4-5 Kasım 2023 tarihli kurultayın ve alınan kararların butlanına karar verdiği, bu tarihten sonra yapılan kurultayların ve alınan kararların da iptaline karar verdiği haberi geldi. İstinaf mahkemesinin bu kararı









