TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş’un, Özgür Özel’e CHP Grup toplantısını yaptırmama başvurusunu reddettiği Kemal Kılıçdaroğlu, 2 Haziran’da CHP Genel Merkezi’nden Meclis Başkanlığı’na “Grup toplantısı yapma kararımız yoktur” yazısı gönderdi. Ama Meclis Başkanlığı kararından dönmedi. Özel grup toplantısında konuştu. Kılıçdaroğlu, toplantıya katılıp söz isteyebileceği hâlde “daha fazla gerilime yol açmamak için” katılmadı. Yoksa, Kılıçdaroğlu’na öfkeli partili izleyiciler
TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, Kemal Kılıçdaroğlu’nun Özgür Özel’in 2 Haziran’da CHP grubunu toplamasına yetkisinin bulunmadığı, engel olunması gerektiği yolundaki başvurusunu geri çevirdi. Kurtulmuş, Finlandiya’ya yaptığı resmi gezi sırasında sorulması üzerine “Meclis mahkeme değil, benim de vazifem değil” yanıtını verdi. Kurtulmuş, yaklaşımını bir mektupla Kılıçdaroğlu’na ileteceğini de açıkladı. Kurtulmuş’un açıklaması öncesinde TBMM Başkanlık Divanı üyeleri ve
Cansu Çamlıbel’in T24’te Kemal Kılıçdaroğlu’nun “45 yıllık arkadaşı” ve hâlâ (belli ki artık en dar halkada olmasa da) yakınında olan Bülent Kuşoğlu ile yayınladığı söyleşi, bir süredir Ankara kulislerinde dolaşıma sokulan “devlet aklı” gibi, “İttihatçılık” gibi değerlendirmelerin su yüzüne çıkmasını sağladı. Birazdan örneklerine gireceğim, sağcı-solcu, iktidar-muhalefet demeden bazı çevreler, Kılıçdaroğlu’nun mahkeme kararıyla Genel Başkanlığı işlevine
Ankara’da “Bayramlaşma” adı altında yapılan iki miting, CHP tarihindeki dönüm noktalarından biri olarak anılabilir ileride. Özgür Özel’in mahkeme kararıyla CHP Genel Başkanlığı’na atanan Kemal Kılıçdaroğlu’nun 30 Mayıs saat 14.00’teki genel merkez mitingine aynı saatte Kızılay’da, Güvenpark’ta yanıt verme taktiği tuttu. Kılıçdaroğlu, tahminlerin altında ve bir kısmı sloganlara da katılmadan Genel Merkez avlusu ve çevresini dolduran
Kemal Kılıçdaroğlu’nun Özgür Özel’e kaybettiği ancak istinaf mahkemesinde yok sayılan 2023 kurultayı öncesi TBMM Grup Başkanvekillerinden olan Engin Altay, mutlak butlan kararının “CHP’nin içine atılmış, pimi çekilmiş bir bombaya dönüştüğünü” söyledi. İstinaf mahkemesinin 21 Mayıs’taki butlan kararı ardından 24 Mayıs’ta Kılıçdaroğlu’nun avukatının başvurusuyla CHP Genel Merkezine polis müdahalesi sırasında Kılıçdaroğlu’nun kuracağı yeni Merkez Yönetim Kurulu’nda
İstinaf Mahkemesinin “mutlak butlan” kararıyla CHP’nin başına atanan Kemal Kılıçdaroğlu’nun avukatının başvurusuyla polisin CHP Genel Merkezi’ne girip seçilmiş Genel Başkan Özgür Özel’i zorla çıkarmasından bir gün sonra, 25 Mayıs’ta ABD Başkanı Donald Trump, Türkiye dahil 6 ülkeye bir ahlaksız teklifte bulundu. Trump’a göre İran ile barış anlaşması imzalanması için Türkiye, Pakistan, Suudi Arabistan, Mısır, Ürdün,
CHP’nin seçilmiş Genel Başkanı Özgür Özel ve atanmış Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun Kurban Bayramının ilk günü medya üzerinden tartışmaya başlamasından bir gün önce, Arife Günü her ikisinin de MHP lideri Devlet Bahçeli’den telefon almaları ayrıntısı dikkatlerden kaçmamalı. Görünüşte bunlar bayram kutlamaları. Öte yandan Bahçeli’nin bu telefon görüşmeleri ardından Bayram’ın ilk günü MHP çizgisindeki Türkgün Gazetesine
CHP’nin seçilmiş Genel Başkanı Özgür Özel, T24’te Hasan Cemal ve Gökçer Tahincioğlu’na “Artık iki CHP var” demiş; “Atanmış CHP ve seçilmiş CHP”. “İki CHP” tanımı bölünmüşlüğü anlatıyor. Asimetrik bir bölünme. Atanmış CHP’nin başında, 13 yıl genel başkanlık yaptığı partisinin başına, kendi deyimiyle “Erdoğan’ın araçsallaştırdığı” yargıya, “mutlak butlan” gibi zorlama bir gerekçeyle başvurup güvenerek dönme yolunu
Türkiye’de siyaset daha önce de kara günler yaşadı. Ülkeyi yöneten halife sultanın işgalci ordularla işbirliğine tanık oldu; Nazım Hikmet’in deyişiyle “ateşi ve ihaneti gördü”. Çok partili hayata geçtikten sonra, Soğuk Savaş atmosferinde darbelerle sarsıldı. Parlamentonun kapatıldığı, siyasi partilerin kapatıldığı, siyasetçilerin hapsedildiği oldu; hâlâ da oluyor. Bu darbeler Türkiye’de çoğulcu siyasete ve seçimlere olan inancı yıkamadı.
Mahkeme kararıyla CHP genel başkanlığına getirilen Kemal Kılıçdaroğlu, Özgür Özel ve yönetiminin Genel Merkez binasından çıkartılması için polisi göreve çağırdı. Kılıçdaroğlu’nun avukatı Celal Çelik, Ankara Emniyet Müdürlüğü’ne dilekçe vererek, istinaf mahkemesi kararıyla “CHP’yi temsil yetkisine” sahip olan Kemal Kılıçdaroğlu ve yönetiminin içeri alınmadığı Genel Merkez’in “teslimi konusundaki gerekli işlemlerin yapılmasını” talep etti. Bu arada Kılıçdaroğlu









