ABD ve İsrail 28 Şubat sabahı karşı, İran’a yönelik büyük bir saldırı başlattı. Saldırının daha ilk gününde İran’ın “Yüce” (dini) Lideri Ayetullah Ali Hamaney’in öldürüldüğü açıklandı. On gün kadar sonra, 9 Mart’ta din adamlarından oluşan Uzmanlar Meclisinin yerine oğlu Mücteba Hamaney’i getirdiği ilan edildi. Şahin görüşleriyle tanınan ve İran’daki radikal dinci Türklerin yanı sıra Irak
Savaşlar çoğu zaman silahlar sustuğunda bitmez. Çoğu durumda asıl hesaplaşma hemen sonrasında başlar, daha acımasız ve maliyetlidir — mahkeme salonlarında, tahkim panellerinde ve uzun süren finansal müzakerelerde. Avukatlar sahaya inerler. nKörfez’de kritik enerji altyapısı, limanlar ve ticari gemiciliğe yönelik saldırılarla tırmanan son çatışmalar, zamanla uluslararası tazminat davalarının uzun ve karmaşık bir zincirini tetikleyebilir. Eğer sorumluluk
Dünya yeni bir savaşlar döneminden geçerken 8 Mart yine çoğu zaman sözlerde kalan temennilerle anılan bir gün olarak karşımıza çıkıyor. Oysa bugün dünyanın birçok yerinde, en yakın olarak, kapı komşumuz İran’da kadınlar savaşın, göçün ve ekonomik krizlerin en ağır yükünü taşıyor. Her yıl bu tarihte gazeteler, kurumlar ve sosyal medya benzer mesajlarla doluyor. Kadınların eşitlik
İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun “çıkar amaçlı suç örgütü lideri” olmakla suçlandığı, 105’i tutuklu, 407 sanıklı dava, İmamoğlu’nun gözaltına alındığı 19 Mart 2025’ten hemen hemen bir yıl sonra 9 Mart’ta görülmeye başlandı. CHP lideri Özgür Özel ve bir grup milletvekilinin de izlediği duruşma saat 10.oo’da başladı. Cezaevinden getirilen İmamoğlu’nun duruşma salonuna 10.30 gibi
Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın Rusya-Ukrayna savaşı örneği ardından ABD-İran çatışmasında izlediği diplomasi çizgisi giderek İkinci Cumhurbaşkanı İsmet İnönü’nün İkinci Dünya Savaşı boyunca izlediği diplomasi çizgisine benzetmeye başladı. İnönü gerek Almanya gerek İngiltere-ABD ve gerekse Sovyetler Birliğinden gelen savaşa kendi saflarında katılma baskısına karşı izlediği “aktif tarafsızlık” siyasetiyle Türkiye’yi savaşın yıkımından korumayı başarmıştı. Koşullar aynı değil; o
Son günlerde sosyal medyayı takip edenler ilginç bir manzarayla karşılaşıyor. Türkiye’den İspanya Başbakanı Pedro Sánchez’e yönelik övgüler, teşekkür mesajları ve dayanışma paylaşımları adeta bir dalga gibi büyüyor. Gazze konusunda İspanya’nın aldığı tutum ve İran savaşının gölgesinde Avrupa’dan gelen en açık siyasi seslerden biri olması, Türkiye’de dikkat çekici bir sempati oluşturmuş durumda. Elbette sosyal medyanın heyecanları
İran savaşı kızışırken, ABD ve İsrail “Kürtleri savaşta kullanma” dahil ellerindeki kozları birer birer masaya koyarken Kürt siyasetinin içinden gelen dikkat çekici bir mesaj bu tartışmanın merkezine oturdu: “Kürtleri rahat bırakın. Biz kimsenin kiralık silahı değiliz.” Bu sözler, Irak Cumhurbaşkanı’nın eşi ve Talabani ailesinin önde gelen isimlerinden biri olan Şahnaz İbrahim Ahmed’in ofisinden yayımlanan resmi
ABD Başkanı Donald Trump işbaşına geldiğinden bu yana, dünyaya ABD’nin son yüz yıldır saklamaya çalıştığı karanlık yüzünü gösteriyor. Bunu da İsrail lobisinin ve onlarla bağlantılı, kendilerine “Hristiyan Siyonistleri” diyen dinci-gerici kitlelerin iç ve dış politika desteğiyle yapıyor. Kendilerinin icat ettiği ve tamamen -kendi çıkarlarına göre eğip büktükleri katı Yahudi-Hristiyan şeriatı dışında kural tanımayan bu zorbalığın
İspanya Savunma Bakanı Margarita Robles Fernandez, 4 Mart’ta Türk hava sahasına yaklaşan İran füzesini saptayıp bilgi paylaşarak ABD destroyerinin füzeyi imha etmesine katkı verdiklerini söyledi. Fernandez, İspanyol basınında yer alan haberlere göre, İran füzesini kendilerinin düşürmediğini, ancak İran füzesinin sinyalini saptayıp, NATO ağı üzerinden paylaşarak ABD destroyerinin İran füzesini durdurmasını sağlayanların İncirlik üssünde konuşlu İspanyol
İran’ın 4 Mart’ta Milli Savunma Bakanlığının Türk hava sahasına yönelmişken “Doğu Akdeniz’deki NATO unsurlarınca” imha edildiğini açıkladığı füzesini Türkiye’ye atmadığını söylemesi olaya yeni bir boyut kattı. Bakanlıktan sonra Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan da, ayrıntı vermeden, Türkiye’nin NATO müttefikleriyle birlikte her türlü önlemi aldığını söylemekle yetindi. CHP lideri Özgür Özel, “Hatay’a yönelen” füzeyi NATO düşürmeseydi facia yaşanabileceğini









