Makine Mühendisi
ODTÜ Sosyoloji Bölümü’nün değerli öğretim görevlilerinden Helga Tılıç Hocamdan aldığım tek bir ders üzerinden uzman olmadığım alanda teknik bir yazı yazmak niyetinde değilim. Ama şunun altını çizmek isterim ki “Toplumsal hareketler”, Sosyolojinin önemli uzmanlık alanlarından birisi. Genel anlamıyla toplumsal hareketler, “elitlere, otoritelere, başka gruplara ya da kültürel kodlara karşı, ortak hedeflere sahip ve dayanışma içinde
Covid-19 salgınının ülkemize de ulaşması ardından uğradığım bir eczanede kapının üzerinde bulunan hava perdesinin (ortam havasını çevirerek ısıtan cihaz) oluşturduğu hava akımını hissettiğim an paniğe kapılıp orayı terketmiştim. Henüz maske takılsın mı takılmasın mı tartışmalarının olduğu ilk günlerdi ve ben maske almak için uğramıştım. Kısa bir sürede Çin’den ülkemize de ulaşan virüsün, hava yolu ile
87 yaşındaki Gorbaçov, Amerika Birleşik Devletleri’nin 41. Başkanı Bush’un 94 yaşında hayatını kaybetmesinin ardından yaptığı konuşmada: “Anılarımın çoğu onunla bağlantılı. Büyük değişimlerle geçen yıllarda birlikte çalıştık. Herkesin büyük sorumluluk taşıdığı dramatik bir zamandı. Sonuç Soğuk Savaş’ın ve nükleer silahlanma yarışının sonu oldu. George Bush’un bu tarihi başarıya yaptığı katkıyı saygıyla anıyorum. O gerçek bir ortaktı”
Türkiye’nin İstanbul Sözleşmesi’nden çekilmesinin birinci yılında 21 yaşında yaşamdan kopartılan Ezcacılık Fakültesi öğrencisi Yağmur Sönmez’in haberi ekranıma düştüğünde ve detayları okuduğumda inanamadım, içim yandı. Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu’nun “Şiddetten ölen kadınlar için dijital anıtında”, 2022 yılının ilk 3 ayı içinde öldürülen 83 kadın arasında artık Yağmur Sönmez’in adı da yer alıyor. Kadına yönelik şiddet, aile,
Rusya’nın Ukrayna’yı istilası sonrası, enerji arz güvenliği ve Glasgow İklim Anlaşması’nın başarılarından birisi olarak tarihe not düşülen kömür kullanımını sınırlama taahhüdü tartışılır oldu. Kimi uzmanlar, savaş nedeniyle kömür kullanımının artmasının ve bu durumun sürme ihtimalinin, küresel ısınmaya yönelik 1,5°C hedefini ulaşılabilir olmaktan çıkaracağı endişesi taşıyorlar. Avrupa’daki ülkeler, Rus petrol ve gazından hızla vazgeçmenin yollarını ararken,
5 Mart’ta yayımlanan Korunan Alanların Tespit, Tescil ve Onayına İlişkin Usul ve Esaslara Dair Yönetmelikte değişiklik yapan düzenleme, zeytinlik alanlarından sonra korunması gereken alanların da yapılaşmaya açılacağı eleştirilerine neden oldu. Değişikliğin ardından muhalefet partileri yürütmenin durdurulması için Danıştay’a başvuracağını söylerken Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı 6 Mart’ta yayınladığı açıklama ile iddiaların asılsız olduğunu, yönetmeliğin
Ukraynalı yetkililer, 24 Şubat Perşembe günü erken saatlerde, Rus askeri güçlerinin Çernobil nükleer santralinin kontrolünü ele geçirdiğini söylediklerinde, 1986’da Çernobil’de bir patlama sonrası meydana gelen insanlık tarihinin en kötü nükleer felaketi hatırlandı. Ukrayna Cumhurbaşkanı Zelenski, Rusya işgaline devam ederse böyle bir felaketin tekrar yaşanabileceği konusunda uyarırken, Ukrayna Dışişleri Bakanlığı, Başkan’ın uyarısını yineledi ve “1986’da dünya
Prof. Dr. Yeşim Arat, Türkiye’deki kadın haklarını tartıştığı bir makalesinde 17 Şubat 1926 tarihinde ilan edilen Medeni Kanun’u zamanın koşullarına göre “devrimci” olarak tanımlıyor. Arat, “her ne kadar kocaların ailenin reisi olduğu ataerkil önyargısını içerse de, Medeni Kanun devrimciydi. Yeni yasaya göre kadınlar, devletle vatandaş olarak ilişki kurma fırsatına sahip olacaklardı,” sözleriyle Cumhuriyetin kurulmasından yalnızca
Birkaç yıl önce teknik bir gezi kapsamında ziyaret ettiğim Kiev’de, çiçek bahçesine döndürülmüş fabrikalarda çoğunluğu ele geçirmiş kadınları gördüğümde çok şaşırmıştım. Torna, fireze tezgahlarında makina parçalarını şekillendiren, el becerileri sayesinde somunları hızlıca sıkan Ukraynalı kadınlar, fabrika paydos zili çalınca keyifle evlerinin yolunu tutuyordu. Pek çok konuda bizden daha eşit ve mutluydular; çok etkilenmiştim.Savaş tehlikesinin arttığı
Zorlu kış şartlarının etkisiyle tüketim miktarı da artmış olan doğalgaz faturaları gelmeye başladı. Zamlı faturalar tüm gelir gruplarını olumsuz etkiledi. Bireysel kombi kullanıcıları daha az ısınmayı seçmek zorunda kalırken, merkezi sistemle ısıtılan toplu yapılarda ilave aidatlar istenmeye, bu da huzursuzların doğmasına neden oldu. Bazı bankaların, acil kredi adı altında elektrik, doğalgaz kredisi vermeyi teklif ettiğini









