Gazeteci-Yazar
Son yıllarda ortaya çıkan, son aylarda uluslararası siyaset lisanında giderek daha çok kullanılan bir kavram var: “lawfare”. İngilizce “law-hukuk” ve “warfare-savaş” kavramlarından türetilmiş bir bileşik isim. Wikipedia bunu yanlış olarak “hukuk savaşı” veya “hukuki savaş” olarak çevirmiş. Oysa “hukuk savaşı” olumlu bir kavram; adalet için verilen hukuk mücadelesini çağrıştırıyor. Lawfare ise tam tersi. Cambridge sözlüğü,
Azerbaycan’dan Türkiye’ye gelirken Gürcistan topraklarında 11 Kasım’da düşen uçakta şehit olan 20 askerin cenazeleri bugün, 14 Kasım’da Ankara’da yapılan tören ardından geride çok soru bırakarak toprağa veriliyor. Diğer sorulara girmeden önce en insani ve vicdani soruyu soralım: • Yaşlılıktan ölen Suudi Kralı için üç gün milli yas ilan eden hükümet, milleti gerçekten yas havasına sokan
“İBB iddianamesi çıktı. İki bin, üç bin sene ile Ekrem Başkan yargılanıyor. Nasıl olacak bu barış? Olmaz!” Bu sözlerin sahibi herhangi biri değil; Türkiye’nin en büyük nüfuslu, İstanbul’un Esenyurt’un seçilmiş Belediye Başkanı Ahmet Özer. Sosyoloji ve felsefe profesörü. Kürt ve Kürt sorununu çalışan bir akademisyen; AK Parti iktidarının 2012-2015 PKK ile diyalog sürecinde halkı ikna
İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı Akın Gürlek’in “Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü” iddianamesi dünya siyasi davalar tarihine geçmeye aday bir belge olarak 11 Kasım’da yayınlandı. İddianamedeki yolsuzluk iddialarının bir kısmı, cep telefonu sinyallerinin (HTS) aynı bölgede olması gibi ikincil bilgilerle doğrulanmış sayılan, bol miktarda “olmuş, duydum” sözcüklerinin gözlendiği gibi tanık ifadelerine dayansa da ciddiyetle ele alınmayı
ABD Başkanı Donald Trump’ın 10 Kasım’da Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara ile Beyaz Saray’daki görüşmesi hem Suriye hem de Ortadoğu’nun geleceği açısından yeni gelişmelere gebe. Bu görüşmenin bir aşamasına Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın da katılması uluslararası ilişkilerde pek rastlanan bir durum değil ve Suriye’nin geleceğinde Türkiye’nin ağırlığını koruduğunu ve Suriye’nin yeniden kuruluşunda Türkiye’nin etkisini artıracağını gösteriyor.
Bu belgenin Türkiye’nin işgalden kurtuluş ve yeniden, bir Cumhuriyet olarak kuruluşunun önderi, milli kahramanımız Mustafa Kemal Atatürk inkârcılarını utandıracağını sanmıyorum. Bildikleri yolda devam edeceklerdir. Ne yazık ki Atatürk saygı ve sevgisinin devletin asli, güçlerinden, siyaseti, yargıyı, askeri, üniversiteyi kontrol eden kuvvetlerim Atatürk saygı ve sevgisini teşvik etmek değil, unutturmaya çalışıldığı bir dönemdeyiz. Geçmişte, örneğin 12
Suriye’nin geçici Cumhurbaşkanı Ahmed Şara ve Dışişleri Bakanı Esad Şeybani’nin ABD Merkezi Komutanlık (CENTCOM) generalleriyle basketbol oynarken görüntüleri, Şeybani tarafından 9 Kasımda sosyal medyada yayıldı. İki gün önce BM Güvenlik Konseyi, daha önce yaptırımlara önayak olan ABD’nin önerisiyle (Çin’in çekimser oyuna karşı) 14 oyla Şara üzerindeki terörist ilan edilmesiyle getirilen yaptırımları kaldırmıştı. ABD Şara’yı 8
Beş gazeteci meslektaşımız Soner Yalçın, Ruşen Çakır, Yavuz Oğhan, Şaban Sevinç ve Batuhan Çolak, 6 Kasım Günü evlerine gelen polisler tarafından İstanbul Emniyet Müdürlüğüne götürülerek sorgulandı. Adı “gözaltı” değildi ama Emniyet’e götürüldüler, ifadeleri alındıktan sonra yurt dışı çıkış yasağı ve adli kontrol koşuluyla, telefonlarına el konularak, geceyi Emniyet’te geçirmeden serbest bırakıldılar. Aslı Aydıntaşbaş, Türkiye’de olsaydı,
Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek genellikle mutedil bir üslupla konuşuyor ama bazı durumlarda verdiği mesajlar demirden leblebi gibi oluyor. 4 Kasım’da İstanbul’da Türkiye Sermaye Piyasaları Birliğinde (TSPB) yaptığı konuşmada söyledikleri de öyle. Bazı fonlar üzerinden Borsa manipülasyonu yapıldığını bildiklerini söyleyen Şimşek bunlarla “mücadele dozunu artıracaklarını” söyledi. Şimşek, TSBP toplantısına vermek istediği en önemli mesajın
Türkiye’nin kendi savaş uçağı KAAN’ı Türk Hava Kuvvetleri envanterine alana dek hava savunmasını takviye etmek için alacağı Eurofighter Thyphoon uçağıyla birlikte yeni tartışmalar başladı. Örneğin İsrail ve Yunanistan medyasında İngiltere’den alınacak 20 yeni ile Katar’dan ve Umman’dan alınacak 12’şer, toplamda 44 savaş uçağının bölgesel dengeleri kendileri aleyhine değiştireceği endişesini dile getiren yorumlar yapıldı iddialar ortaya









