Bülent Arınç Türk Demokrasi Vakfı toplantısında AKP’yi bir tek adam yönetimine dönüşmüş olmaktan ötürü eleştirdi. Ses getiren bu eleştiri, 2019 sonrası Ahmet Davutoğlu ve Ali Babacan’ın istifalarıyla somutlaşan AKP içi ayrışmaları yeniden gündeme taşıdı. Peki seçim arifesi bu eleştirilerin anlamı nedir? Sayıları artar mı? Artmaları AKP’yi yıpratır, sona yaklaştırır mı? Ya da şöyle soralım, AKP’nin
Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan Yunanistan ile Ege Denizindeki adalar sebebiyle yaşanan krizle ilgili sert duruşunu bozmadı. Erdoğan, 17 Haziran’da Cuma Namazı çıkışında gazetecilerin soruları üzerine Yüksek Düzeyli Stratejik Konsey toplantılarının yapılmayacağını belirterek “Yunanistan bundan sonra başının çaresine baksın” dedi. Erdoğan sözlerini şöyle sürdürdü: “Dürüst siyasetçi karşımda olmadığı sürece bunlarla bir daha görüşmeyeceğimi, Yüksek Düzeyli Stratejik Konsey
Anayasa Mahkemesi Başkanı Zühtü Arslan, AB ve Avrupa Konseyi işbirliğiyle 13 Haziran’da Bursa’da düzenlenen toplantıda Anayasa Mahkemesine yapılan bireysel başvuruların “kontrol edilemez” bir noktaya geldiğini belirtmiş, 110 bine yaklaşan bireysel başvurunun yarısının “makul sürede yargılanma hakkına ilişkin şikayetlerden” oluştuğu bilgisini vermişti. Arslan, AYM kararlarının tartışmasız uygulanması gerektiğini, uzun tutukluluğun da bir yapısal sorun haline geldiğini
Doğrusu NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg Türkiye’yi endişelerini haklı bulduğunu sadece açık değil, kapalı toplantılarda da söylüyor. 16 Haziran’da Brüksel’de yapılan NATO Savunma Bakanları toplantısı ardından İsveç ve Finlandiya’nın NATO’ya üye olma talebi konusunda Türkiye’yi de memnun edip onayını almak için Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’la da diğer liderlerle de sürekli temas halinde olduğunu söyledi. Ama ne
MetroPoll araştırma şirketinin Mayıs 2022 “Türkiye’nin Nabzı” sonuçları arasında Cumhurbaşkanlığı seçiminin ilk turda iki değil üç aday arasında yapılması senaryosu da vardı. Buna göre, HDP de beş yıldır Edirne cezaevinde tutulan önceki eş-başkanı Selahattin Demirtaş’ın adaylığını destekleyebilirdi. Araştırmada, bu senaryoda ilk turda Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan dahil hiçbir adayın yüzde 50+1 barajını geçemeyeceği ve seçimlerin ikinci
TÜSİAD’ın Yüksek İstişare Konseyi toplantısında önce açılışı yapan YIK Başkanı Tuncay Özilhan, ardından Genel Başkan Orhan Turan ekonominin gidişi konularında ciddi uyarılarda bulundular. Örneğin Özilhan, Türk lirasının değer kaybının artık sürdürülemez boyuta geldiğinden, enflasyon artışının geçmişteki enflasyonist dönemleri aştığından, günübirlik uygulamaların yatırımcıyı karar alamaz hale getirdiğinden söz etti. “Büyürken yoksullaşıyoruz” çelişkisine dikkat çeken Turan ise
Veri güvenliğinin kaybı, bir ülkeyi çökertebilir. 15 Temmuz’da yaşadık, gördük. Veri güvenliğinin kaybı, bir ülkenin silahlı kuvvetlerini kendi meclisini bombalamaya kadar götürdü. Tabii ki bir anda olmadı; yılların tahribatı. Karşı çıkanlar adım adım nasıl yapıldığını anlattılar; karşılarındaki örgüt seslerini bastırdı. Çok uzun bir süreye yayılan, ve çok değişik teknikler kullanılan bir süreç olduğundan, basitleştirmeden, tahribatın
Farklı illerden otobüslerle yola düşen çok güzel kadınlar onlar. Eskişehir’den, Adana’dan, İstanbul’dan, Mersin’den… sohbet edebildiklerim. Danıştay Binası’nı mesken edinen avukatlar, sivil toplum örgütü gönüllüleri, siyasi partilerin emekçileri, herkes aynı hedefe kitlenmiş durumda. Yoldan geçen kadınlar basın açıklamasına kulak kabartmışlar yorum yapıyorlar. “Kadınlar öldürülmesin diye toplanmışlar.” Eşitlik İçin Kadın Platformu’nun basın açıklaması bahsettikleri. 20 Mart 2021
CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu’nun parti üyeliği Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından düşürüldü. Yargıtay geçtiğimiz ay Kaftancıoğlu hakkında 2019 yılında sosyal medya hesabından yaptığı açıklamalar sebebiyle verilen cezaları onamış, CHP İl Başkanına 4 yıl hapis cezasının yanı sıra siyaset yasağı onaylanmıştı. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı siyaset yasağı kapsamında Kaftancıoğlu’nun CHP üyeliğini düşürdü. CHP, kararı tanımadığını açıkladı.
AK Parti Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın Güney Kore’den satın alınan dördüncü petrol ve gaz arama gemisine “Abdülhamid Han” adını verdiğini açıkladığı an içimden “Değişir o isimler” demek geçti. Beşincisi olursa ona da Sultan Vahdettin ismini koyarsa Osmanlı Hanedanı özlemine noktayı koymuş olur. İstanbul’da yabancı konukları ağırladığı muhteşem manzaralı tesisin adını da Vahdettin koymuştu









