CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu’nun öğle saatlerinde Twitter üzerinden saat 15.30’da Merkez Bankasına gideceğini açıklaması sadece siyaset değil ekonomi dünyasında da dikkatleri uyandırdı. Kılıçdaroğlu’nun sabah saatlerinde Merkez Bankası (TCMB) Başkanı Şahap Kavcıoğlu ile görüşme talep ettiği, onun da gecikmeden talebi kabul ettiği bilgisi var. Böyle bir ziyaretin daha önce örneği yoktu. Muhalefet liderlerinin Merkez Bankası başkanlarıyla
Ekim başında gündeme düşen Pandora Belgeleri’ne gösterilen ilgi yolsuzlukla mücadelede uluslararası bir kamuoyunun oluşmaya başladığını gösteriyor. ABD Başkanı Joe Biden’ın Haziran ayındaki NATO zirvesi konuşmasında üye ülkeleri yolsuzlukla mücadeleye çağıran ve bu anlamda yolsuzluk konusunu hukukun alanından siyasete, hatta uluslararası güvenliğe taşıyan konuşması da bu anlamda yeni bir sürece girildiğine işaretti. Son dönemde yolsuzlukla ilgili
Merkez Bankasındaki son görev değişiklikleri ardından 14 Ekim sabahı itibarıyla dolar kuru 9,10 sınırının üzerine çıktı. Son günlerde döviz kuruna ilişkin ilginç tartışmalar boy gösteriyor. Merkez Bankası’nın (TCMB) 23 Eylül’de yaptığı bir puanlık faiz düşüşünün dolarda o tarihten sonra gözlenen artışta etkisi olmadığından tutun da cari işlemler dengesindeki iyileşmenin döviz kuru üzerindeki baskıyı hafifleterek enflasyona
Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, Merkez Bankası’nın iki başkan yardımcısını ve bir Para Politikası Kurulu üyesini bir gece yarısı kararnamesiyle görevden aldı. Karar Erdoğan’ın akşam saatlerinde Merkez Bankası Başkanı Şahap Kavcıoğlu ile yaptığı görüşme sonrasında Resmî Gazetede yayınlandı. Kararın yayınlanmasıyla birlikte Türk lirasının değeri daha da düştü. Bir gün önce Cumhurbaşkanının Suriye’de yeni askeri operasyon sinyaliyle 9
Türk lirası 11 Ekim akşam saatlerinde tarihinin en değersiz düzeye düştü: 1 ABD doları 9 lira oldu. Ne 2001 mali krizinin yaşandığı sırada ne de 1970’lerin kırılgan koalisyonlar döneminde liranın değeri bu kadar düşmüştü.İktisatçılar bu rekor değer kaybını Merkez Bankası Başkanı Şahap Kavcıoğlu’nun TBMM Plan ve Bütçe Komisyonundaki sunumuna bağladı. Kavcıoğlu, döviz kurundaki yükselişin faizi
Ne yazık ki Türkiye son yıllarda batıda seçim kazanmak isteyen siyasilerin topluma hedef gösterdiği bir ülke haline geldi. Batı’nın “ötekisi”, Rusya ile, Çin ile didişmek istemeyen Batılı liderlerin dişlerine göre seçtiği bir “dış düşman” gibi gösteriliyor. Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan ve dar çevresi bunu izlenen dış (ve artık iç) siyasetlerinin doğruluğuna kanıt olarak sayabilir, ama Türkiye
Milletçe anket bağımlısı olduk. Hangi anket şirketinin hangi partiyi ne kadar tahmin ettiği, kararsızların kaç çıktığı, hangi kararsızların kime oy vereceğini tartışırken zaman akıp geçiyor. Tüm bu tartışmalara bir katkı da benden olsun.DW Türkçe online kanalında yaptığım Nevşin Mengü Soruyor isimli programda ORC Araştırma’nın Başkanı Mehmet Pösteki ile konuştum. Röportajın iki özelliği var. Birincisi ORC
Uluslararası Araştırmacı Gazeteciler Konsorsiyumu (ICIJ) 3 Ekim 2021’den başlayarak Pandora Belgeleri adı altında yaklaşık 100 ülkeden binlerce zenginin servetlerini hangi yollardan ülke dışına çıkardıklarını yayınlamaya başladı. İster iş dünyasından ister spor, sanat dünyasından olsun tanınmış isimler servetlerini yurt dışına çıkararak sadece vergiden değil ülkelerindeki istikrarsızlıklardan da kaçınmak istiyorlardı. Bunun için de çoğunlukla İngiltere’nin egemenlik alanında
Türkiye’nin ABD’ye 40 yeni F-16 uçağı ve 80 güncelleştirme takımı almak için başvurduğu açıklandı. ABD, Türkiye Rusya’dan S-400 hava savunma füzesi aldığı için ABD tarafından F-35 programından çıkarılmış, parasını ödediği uçaklara el konulmuş ve yaptırımlara maruz kalmış durumdayken yapılan bu talep ilgilenenleri şaşırttı. Oysa Türkiye’nin ABD’den mevcut koşullarda yeni F-16 alımı için başvurması hem ABD









