Atatürk’ün “Hattı müdafaa yoktur, sathı müdafaa vardır” sözünün tersini yaşıyoruz adeta: hak ve özgürlükler alanındaki kazanımlar birer birer “taarruz” altında. Kıdem tazminatından avukatlık yasasına, medya kısıtlamalarından toplanma ve gösteri hakkına kadar. Erken zafer havasına girerek bütün Türkiye’nin korona ile kucaklaşmasına ve hastalığın yeniden yükselmesine zemin veren hükümet, iş avukatların yürüyüşe gelince birden hastalığın artmaya başladığını
Salgın karşısındaki halimiz büyük üstad Alfred Hitchcock’un “Kuşlar” filminin son sahnesindeki gibi. Anlaşılamayan bir nedenle bir kasabada sayıları giderek artan ve saldırganlaşan kuşlar, sürüler halinde insanlara doğrudan saldırarak, ya da insanların bazı tedbirsizliklerini kullanıp, örneğin kasabanın ortasındaki benzin deposunda yangın çıkararak kasabayı cehenneme çevirmektedir. Bir ara görece bir yatışmayı fırsat bilip, her şeyi geride bırakarak
1 Temmuz 2020 itibarıyla Avrupa Birliği (AB) dönem başkanlığını yüklenecek olan Almanya, başta öteki AB Ülkeleri olmak üzere, ABD, Çin, Rusya gibi ülkeler ve Türkiye tarafından da yakından izleniyor. Çünkü, Çin ve Rusya konusunda Almanya’nın ve AB’nin takınacağı tutum, Korona sonrası AB ülkeleri arasında baş gösteren güvensizlik ortamı gibi bir dizi sorun gündemi işgal ediyor.
İktisatçı değilim, ekonomi gazetecisi de değilim ama ev ödevlerini yapmaya çalışan bir siyaset gazetecisi olarak önümüzdeki bazı gelişmeleri uzmanlarıyla konuşarak ve okuyarak görmeye çalışıyorum.İsteyenlerle ayrıntılara ve rakamlara girmek de mümkün ama görebildiklerimin bir özetini sizinle paylaşmak isterim. Evet, neticede bir iktisatçı çok daha ayrıntılı bir tablo çizip fikir verebilir ancak Türkiye’nin ufkunda görünen belli başlı
CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın MHP lideri Devlet Bahçeli’nin “vesayeti altında” olduğunu onun izni ve onayı olmayan hiçbir karar alamadığını söyledi. Güncel siyasi gelişmeler üzerine YetkinReport’a açıklamalarda bulunan Kılıçdaroğlu, “Davul Erdoğan’ın boynunda, tokmak Bahçeli’nin elinde” diye konuştu.“Saray vesayet sahibi küçük partiden izin almadan karar alamaz durumda” diyen Kılıçdaroğlu şöyle devam etti: “Bu sadece
Bu yılın başından itibaren yaşadığımız Kovid-19 salgını nedeniyle çevremize olan duyarlılığımız arttı. Artık doğaya farklı bir gözle bakar olduk. Çoğumuz çevremizdeki canlıları farklı bir şekilde duyar ve gözlemler olduk. Esasında her birimiz yaşadığımız gezegeni paylaştığımız diğer türlere saygılı olmamız gerektiğinin farkına vardık. Bu dönemde dünya nefes aldı, somut veriler gördük, Diğer kavramların yanında biyoçeşitlilik diye
Hürriyet gazetesinin ağır topu Abdülkadir Selvi, yıllardır yaza yaza sonunda kabine değişikliği yaptıracak galiba, velev ki yeni bakanlıklar kurulması, bakanlık sayısının artırılması yoluyla. Sadece yeni bakanlıklar da değil, yeni TBMM Komisyonları da kurulacakmış Selvi’nin bildirdiğine göre. Bir gün önce Meclis başkanı Mustafa Şentop ile mülakat yapmıştı meslektaşımız, bir bildiği vardır. İkinci Cumhurbaşkanı Yardımcılığı ihtimali içinse
ABD Cumhuriyetçi Parti Senatörü Lindsey Graham’ın 24 Haziran’daki video konferans sırasında söyledikleri belki de Türk iş temsilcilerinin duymak istediği mesajlar değildi. Ancak, özellikle ekonomi ve ticaret alanında, Türk-Amerikan ilişkilerinin geleceği hakkında boş umutlara meydan vermeyecek kadar netti.Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) Başkanı Nail Olpak ve Türkiye-ABD İş Konseyi (TAİK) Başkanı Mehmet Ali Yalçındağ, (şimdikinin beş









