MetroPoll araştırma şirketinin Nisan başında yayınlanan Mart 2020 “Türkiye’nin Nabzı” raporunda hem Cumhurbaşkanı ve AK Parti lideri Tayyip Erdoğan, hem de CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu için iyi ve kötü haberler var.Bunların bir kısmı medyada çıktı. Örneğin, Mart sonu itibarıyla seçim yapılmış olsa AK Parti’ye oy vereceklerini söyleyenlerin oranının yüzde 33,7, CHP’ye vereceklerin ise 17,7 olduğu
ABD’de yayınlanan New York Times gazetesi, geçtiğimiz hafta ilginç bir yazı yayınladı. 15 Nisan 2020 tarihli yazıda Steven Erlanger “Koronavirüs tüm dünyada liderlerin yükselmesini sağladı. Ancak bu durumun uzun soluklu olacağını sanmayın” diyordu. Koronavirüs salgınından önce popülaritesi, beğenilirliği inişe geçmiş görünen dünya liderlerinin yükselişe geçtiği örneklerle anlatılıyordu. Türkiye’de Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan için de benzeri
Koronavirüs, namı diğer Covid-19, hayatımızın her anını esir aldı. Sadece eve kapanmak zorunda kalmamızı kast etmiyorum. Virüse her yönden maruz kalıyoruz. TV haberlerinde başka konu yok. Uzun zamandır gazete okumuyoruz, ama alıp baksak, onlarda da başka haber yok. O kadar ki, normalde çok şikâyet ettiğimiz, TV kanallarının adına “tartışma” dedikleri, her konuyu bilenlerin her akşam
Almanya Sağlık Bakanlığı 17 Nisan’da koronavirüsün yayılmasını kontrol altına aldıklarını açıkladı. Ancak durum hâlâ kırılgan. Şansöyle Angela Merkel, önlemlerde en küçük bir açığın durumun yeniden kontrol dışına çıkmasına yol açabileceğini halkıyla paylaştı.Türkiye’de de benzeri açıklamalar var. Örneğin aynı gün Koronavirüs Bilim Kurulu üyesi Prof. Dr. Levent Yamanel, “Tedbirler konusunda herhangi bir gevşeme olmazsa biz bunu
Covid-19 salgınıyla mücadele tedbirleri kapsamında geçtiğimiz hafta sonu, 11-12 Nisan’da sokağa çıkma yasağı uygulandı. Kamuoyu bu aralıklı sokağa çıkma yasağından çok, yasağın ilanıyla başlaması arasındaki iki saat arasında yaşanan panik, bu paniğin etkisiyle açık bulunan alışveriş mekanlarında gözlenen kabul edilemez kalabalıklara odaklandı ve onunla sınırlı kaldı. Yasağın etkisi konusunda bir yoruma ben denk gelmedim.Oysa Cumhurbaşkanı
Hayır, sadece Alaattin Çakıcı sonunda serbest bırakıldığı için söylemiyorum, ya da İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun istifasının reddedilmesi sürecinde oynadığı rol nedeniyle; o konulara elbette değineceğim. Ama ülke yönetiminin tek yetkilisi ve tek sorumlusu Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan olduğu halde ve onun dahi her dediği olmadığı halde, MHP lideri Devlet Bahçeli her dediğini bir şekilde yaptırabiliyor; onu
Bir önceki yazımda, tam karantina uygulamasını geciktirmenin artan maliyetlerini araştıran çalışmamıza değinmiştim. Bu yazıda COVID-19’un Türkiye ekonomisi üzerindeki etkilerini ve çözüm önerilerini içeren araştırmamızın ilk sonuçlarını paylaşmak istiyorum. Koç Üniversitesi’nden Cem Çakmaklı, Sevcan Yeşiltaş, Muhammed Ali Yıldırım ve University of Maryland’den Şebnem Kalemli-Özcan ile beraber yürüttüğümüz araştırmamızda, belirli varsayımlar altında elde ettiğimiz sonuçlar şöyle özetlenebilir:Ekonomi
Medeniyetin çevreye baskısı Bir önceki yazımın devamı olarak çevre üzerinde duracağım. Eylül 2018’de Moskova’daki MIRBIS üniversitesinde katıldığım endüstri 4.0 çalıştayına katılmıştım. 1 hafta boyunca çeşitli konularda üniversitedeki doçent ve profesörlerden eğitim aldık, konuşmalar dinledik. Bir konu çevre sorunları ve devletlerin, daha doğrusu hükümetlerin bu soruna etkisi üzerineydi. Genel olarak hükümetlerin finansal ve sanayi çevrelerine bağımlı









