Milli Savunma Bakanlığı, “son gelişmeler” üzerine NATO’nun Türk hava sahasını güçlendirmek amacıyla Kürecik radarının bulunduğu Malatya’ya bir Patriot bataryası gönderdiğini ve sistemin “kurulmakta” olduğunu açıkladı. MSB, Patriot bataryasını hangi ülkeye ait olduğunu açıklamadı. Savunma kaynakları, bataryanın Almanya’daki Ramstein NATO üssünden nakledildiğini söylemekle yetindi. Diplomatik kaynakların YetkinReport’a verdiği bilgilere göreyse, batarya ABD’ye ait. MSB açıklaması İran’dan
İran’ın 4 Mart’ta Milli Savunma Bakanlığının Türk hava sahasına yönelmişken “Doğu Akdeniz’deki NATO unsurlarınca” imha edildiğini açıkladığı füzesini Türkiye’ye atmadığını söylemesi olaya yeni bir boyut kattı. Bakanlıktan sonra Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan da, ayrıntı vermeden, Türkiye’nin NATO müttefikleriyle birlikte her türlü önlemi aldığını söylemekle yetindi. CHP lideri Özgür Özel, “Hatay’a yönelen” füzeyi NATO düşürmeseydi facia yaşanabileceğini
Milli Savunma Bakanlığı, İran’dan fırlatılan bir füzenin Türk hava sahasına girmeden önce “Doğu Akdeniz’deki NATO unsurları” tarafından durdurulduğunu duyurdu. İlk aşamada füzenin hedef rotası ve hangi NATO unsurları tarafından vurulduğu açıklanmadı. İran füzesini havada imha eden savunma silahının parçalarının Hatay’ın Dörtyol ilçesinde boş araziye düştüğü ölen ya da yaralanan bulunmadığı bildirildi. Kamuoyunda füzenin İncirlik üssünü
Rus orduları dört yıl önce bugün, 24 Şubat 2022’de Ukrayna topraklarına girdi. NATO bu saldırıyı bekliyordu. Covid-19 salgınının travmasını yeni atlatmaya başlamışken, dünya belki de kısık ateşte bir dünya savaşına adım atıyordu. Türkiye, 27 Şubat’ta çatışmayı “savaş” olarak niteledi ve Ukrayna’nın çağrısı üzerine 1936 Montrö Boğazlar Sözleşmesi uyarınca savaş gemilerinin Karadeniz’e geçişini durdurdu. Rusya yalnızca
Münih Güvenlik Konferansı, Rusya’nın 2022’de Ukrayna işgali başlayana kadar dünyanın en etkili fikir alışverişi platformu, o yılın siyasi barometresi sayılıyordu. Sadece Batı ülkeleri değil ama Çin, Rusya, İran yetkilileri de davet edilir, BM Genel Kurullarında dahi görülmeyen yoğunluk ve verimde toplantılar yapılırdı. Almanya’nın, Ukrayna Savaşı ardından Rusya’yı, daha sonra İran’ı davet etmeyi bırakması, ABD’de Donald
Google Earth programını sağdan sola değil, yukarıdan aşağı doğru 90 derece çevirdiğinizde karşınıza yukarıdaki harita çıkıyor ve ABD Başkanı Donald Trump’ın Venezuela’ya askeri müdahalesinin ertesi günü neden Grönland’a göz diktiğini apaçık gösteriyor. Ortada deniz gibi görünen kısım Kuzey Kutbudur. Buzlarla kaplıdır. Rusya ve Kanada ekseninde hava, kara ve deniz savaşı yapmaya müsaittir. Dünya düz değil
Açık bırakılmaması gereken, yetkililerce yapılan açıklamaların yetersiz kalıp daha çok soru işareti ürettiği iki olay var. Biri dış güvenlik diğer iç güvenlikle ilgili. İç güvenlikle ilgili olan, 29 Aralık’ta Yalova’daki güvenlik operasyonunda bir IŞİD hücresinin polisle 7,5 saat çatışarak 3 polisi şehit etmesi olayı. Dış güvenlikle ilgili olansa 15 Aralık’ta düşürülen İHA olayı; Karadeniz’den gelen
Ankara, İsrail, Yunanistan ve Güney Kıbrıs’ın Türkiye’ye karşı ittifak kurma girişimini ciddiye almadı; tehdit dahi saymadı. Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, 24 Aralık’ta üç ülke liderinin 22 Aralık’ta Kudüs’te yaptıkları açıklamaları “teneke tıngırtısı” ve Türkiye’nin gelmeyeceği bir “kışkırtma” olarak nitelemişti. Ertesi gün de Milli Savunma Bakanlığı bu üçlü ittifak girişiminin Türkiye’ye “askeri tehdit olmasının söz konusu olmadığını
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Rusya-Ukrayna savaşının giderek daha geniş bir coğrafyaya yayıldığını, bunun “çok korkutucu bir şey olduğunu” ama Avrupa Birliğinin Türkiye’den beklentilerinin Güney Kıbrıs Rum Yönetimince “rehin alındığını” söyledi. Fidan bu açıklamayı NATO Dışişleri Bakanlarının 3 Aralık’ta Brüksel’deki Ukrayna konulu toplantı ardından yaptı. Son zamanlarda Rusya’yla ticaret yapan gemilere Türk münhasır ekonomik bölgesinde Ukrayna’nın
Artık silah sistemleri sadece çelik, motor ve füze değil. İçlerindeki yazılım, algoritma, lisans ve izleme kodları en az top namlusu kadar stratejik güç unsurlarına dönüşmüş durumda. Türkiye’nin Eurofighter alımı vesilesiyle bu konuyu tartışmanın tam sırası. Bir savaş uçağı satın almak, sizi tam anlamıyla onun sahibi olmanıza yetmiyor, egemen yapmıyor. Çünkü modern savaşın kontrolü artık tetiği









