Google Earth programını sağdan sola değil, yukarıdan aşağı doğru 90 derece çevirdiğinizde karşınıza yukarıdaki harita çıkıyor ve ABD Başkanı Donald Trump’ın Venezuela’ya askeri müdahalesinin ertesi günü neden Grönland’a göz diktiğini apaçık gösteriyor. Ortada deniz gibi görünen kısım Kuzey Kutbudur. Buzlarla kaplıdır. Rusya ve Kanada ekseninde hava, kara ve deniz savaşı yapmaya müsaittir. Dünya düz değil
Açık bırakılmaması gereken, yetkililerce yapılan açıklamaların yetersiz kalıp daha çok soru işareti ürettiği iki olay var. Biri dış güvenlik diğer iç güvenlikle ilgili. İç güvenlikle ilgili olan, 29 Aralık’ta Yalova’daki güvenlik operasyonunda bir IŞİD hücresinin polisle 7,5 saat çatışarak 3 polisi şehit etmesi olayı. Dış güvenlikle ilgili olansa 15 Aralık’ta düşürülen İHA olayı; Karadeniz’den gelen
Ankara, İsrail, Yunanistan ve Güney Kıbrıs’ın Türkiye’ye karşı ittifak kurma girişimini ciddiye almadı; tehdit dahi saymadı. Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, 24 Aralık’ta üç ülke liderinin 22 Aralık’ta Kudüs’te yaptıkları açıklamaları “teneke tıngırtısı” ve Türkiye’nin gelmeyeceği bir “kışkırtma” olarak nitelemişti. Ertesi gün de Milli Savunma Bakanlığı bu üçlü ittifak girişiminin Türkiye’ye “askeri tehdit olmasının söz konusu olmadığını
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Rusya-Ukrayna savaşının giderek daha geniş bir coğrafyaya yayıldığını, bunun “çok korkutucu bir şey olduğunu” ama Avrupa Birliğinin Türkiye’den beklentilerinin Güney Kıbrıs Rum Yönetimince “rehin alındığını” söyledi. Fidan bu açıklamayı NATO Dışişleri Bakanlarının 3 Aralık’ta Brüksel’deki Ukrayna konulu toplantı ardından yaptı. Son zamanlarda Rusya’yla ticaret yapan gemilere Türk münhasır ekonomik bölgesinde Ukrayna’nın
Artık silah sistemleri sadece çelik, motor ve füze değil. İçlerindeki yazılım, algoritma, lisans ve izleme kodları en az top namlusu kadar stratejik güç unsurlarına dönüşmüş durumda. Türkiye’nin Eurofighter alımı vesilesiyle bu konuyu tartışmanın tam sırası. Bir savaş uçağı satın almak, sizi tam anlamıyla onun sahibi olmanıza yetmiyor, egemen yapmıyor. Çünkü modern savaşın kontrolü artık tetiği
Bundan on yıl kadar önce Batı Avrupa medyasında Sultan Erdoğan karikatürleri revaçtaydı. Türkiye Cumhuriyeti’ni, neo-Osmanlıcı, siyasi İslamcı siyasetle, Rusya’nın İran’ın eksenine sokmaya çalışan Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, Batı’nın antitezi gibiydi. Antipati o şiddetteydi ki 15 Temmuz 2016 darbe girişiminde Batı’dan doğru dürüst destek gelmedi. Erdoğan, Türkiye’nin Avrupa güvenliği için önemini anlatmaya çalıştıkça Batılılar demokrasiden, haklardan söz
Türkiye bir saldırıya uğrarsa NATO Türkiye’yi ne kadar korur? Soruyu daha da açık, daha dar açıdan soralım: İsrail’de Binyamin Netanyahu hükümeti bir çılgınlık yapar da Hamas ile arasını bulmayı çalışan Katar’a saldırdığı gibi Türkiye’ye de saldırmaya kalkarsa, Türkiye, NATO’yu yanında bulacak mı? Birleşmiş Milletlerde Filistinlilere insani yardım önerisini İsrail’i kınıyor diye tek başına veto eden
İsrail’in ABD desteğiyle Gazze’de Filistinlilere uyguladığı soykırım politikası, bütün dünyada giderek daha çok tepki topluyor. MHP lideri Devlet Bahçeli de dün, 18 Eylül ABD-İsrail ittifakına haklı olarak dile getirdiği tepkisini, Türkiye-Rusya-Çin ittifakı önermeye dek götürdü. Sözleri tam olarak şöyle: “Dünyaya meydan okuyan ABD-İsrail şer koalisyonuna karşı akla, diplomasiye, siyasetin ruhuna, coğrafi şartlara ve yeni yüzyılın
Polonya, Rusya’nın Ukrayna’ya yönelik hava saldırısı sırasında kendi hava sahasını ihlal ettiği gerekçesiyle Rus dronlarını düşürdü. Böylelikle Rusya-Ukrayna arasında 2022’den bu yana devam eden savaşa ilk kez bir NATO üyesi fiilen dahil oldu. Polonya Başbakanı Donald Tusk 9 Eylül’ü 10 Eylül’e bağlayan gece, ülkesinin hava sahasının çok sayıda Rus dronu tarafından ihlal edildiğini ve aralarında









