CHP lideri Özgür Özel’in hafta sonu Bolu’daki parti kampı ardından gazetecilerle sohbetinde dört mesaj öne çıkıyor. CHP yönetimi Ekrem İmamoğlu’nun önümüzdeki seçimlerde Cumhurbaşkanı adayı yapılmayacağı ihtimali üzerine çalışmaya başlamış görünüyor, İmamoğlu’nun adaylığının çok erken ilan edilmesinden ders çıkarmış, aynı hatayı Mansur Yavaş’ta tekrarlamamak için frenli gidiyor, Cumhurbaşkanını halkın seçmesinden dönüş yok diyor ki bir tür
Cumhuriyet Halk Partisinin (CHP) 21 Eylül Olağanüstü Kurultayında, kullanılan 917 oydan geçerli 835’inin tümünü alan Özgür Özel yeniden Genel Başkan seçildi. “Darbeye ve Kayyıma hayır” başlığı altında yapılan olağanüstü “güven tazeleme” kurultayı, CHP’ye karşı açılan yargı davalarına karşı güvence arayışıyla toplandı. CHP Kurultayında oy kullanma hakkına sahip 1127 delege bulunmasına rağmen, mahkemelik durumda olan İstanbul
Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, CHP lideri Özgür Özel’in, ABD Başkanı Donald Trump’ın oğlu ile İstanbul’da görüştüğü iddiasını, adını vermese de ilk kez kendi ağzından doğruladı. Erdoğan, Birleşmiş Milletler Genel Kuruluna katılmak üzere 21 Eylül’de İstanbul Atatürk Havalimanından Nev York’a hareketinden önce basın toplantısında bir gazetecinin Özel’in “Boeing’ten uçak alımı karşılığı Gazze ve randevu pazarlığı yaptığı” iddiasını
Yüksek Seçim Kurulu CHP’nin 21 Eylül 2025 pazar günü yapılması öngörülen 22. Olağanüstü Kurultayı’na dair CHP Ankara delegesi Şahin Kurt’un 900 civarında delegenin imzasıyla beraber yaptığı iptal başvurusunu “tam kanunsuzluk” gerekçesiyle reddetti. Prosedür gereği, önce Çankaya İlçe Kurulu’na yapılan iptal başvurusunun reddedilmesinden sonra, itiraz Ankara İl Seçim Kurulu’na yapılmış, İl Seçim Kurulu’nun da İlçe Seçim
Ankara 42. Asliye Hukuk Mahkemesi CHP’nin Kemal Kılıçdaroğlu yerine Özgür Özel’i seçtiği 2023 Kurultayının “mutlak butlan” yani yok sayılması davasında duruşmayı 24 Ekim’e erteledi. Hakimin, CHP’nin 21 Eylül Olağanüstü Kurultay kararının sonuçlarını görmek istediği bildiriliyor. CHP davanın düşmesini istiyordu ama bu erteleme de CHP açısından kötünün iyisi sayılabilir. Kılıçdaroğlu bugün göreve iade edilseydi oyun
Ankara 42’inci Asliye Hukuk Mahkemesi 15 Eylül duruşmasında “mutlak butlan” kararı verirse, sadece CHP’nin başına seçimle gelen Özgür Özel’in yerine seçimle giden Kemal Kılıçdaroğlu’nu geri getirmeye hükmetmiş olmayacak. Aynı zamanda Türkiye’de seçimle kazanılan siyasi makamların mahkeme yoluyla kaybedilebileceğini de tescil etmiş olacak. Seçim sandığında olmuyorsa, mahkeme kararıyla döneminin bir alt başlığı daha var. O da
Dün, 11 Eylül’de DEM Parti Eş Genel Başkanları Tülay Hatimoğulları ve Tuncer Bakırhan’ın, CHP lideri Özgür Özel’e artık “çalışma ofisi” (*) ilan ettiği İstanbul İl Başkanlığında “dayanışma” ziyareti yaptığı sıralarda TBMM’deki “terörsüz Türkiye” Komisyonunda gerilim vardı. CHP Meclis Grubu Başkanvekili ve Komisyon temsilcisi Murat Emir “Eğer bu komisyonun ilerlemesi isteniyorsa” diyordu; “Artık bu hukuksuzluklara, bu
CHP lideri Özgür Özel, CHP yönetimine yargı kuşatması ile parti dışından ve parti içinden aylardır süren hamleleri karşı hamleler ile boşa çıkarmaya çalışıyor. Özel, 47 yıldır ilk defa 2024’te sandıktan birinci çıkan CHP bir sonraki seçimi de alırsa bunun sadece çeyrek asırdır ülkeyi yöneten AK Parti iktidarı için değil, onlarca yıldır CHP’yi “küçük olsa da
Hayır, Gürsel Tekin ile açmayacağım CHP’de “zayıf halka” tartışmasını. O artık zaten ayrı bir tartışmanın konusu Ne de Ekrem İmamoğlu’nun 19 Mart’ta gözaltına alınmasıyla su yüzüne çıkan İstanbul Büyükşehir Belediyesindeki yolsuzluk iddiaları soruşturmasında ilk etkin pişmanlık dilekçesini veren Murat Abbas’tan başlayacağım. Ama itirafçı olarak yeni belediye başkanlarının, belediye çalışanlarının tutuklanmasını sağlayan, örneğin ilk on isme









