Bu yazıya başladığım 3 Mayıs sabah saatlerinde uluslararası gözlemciler Şam üzerinde İsrail İHA’larının yeniden görüldüğünü haber veriyordu. Suriye İnsan Hakları Gözlemevi 2 Mayıs’ı 3 Mayıs’a bağlayan gece İsrail savaş uçaklarının Başkent Şam ve Hama’ya yürüttüğü 20’den fazla saldırının şimdiye kadarki an ağırı olduğunu duyurmuştu. Lazkiye’den da İsrail saldırısı haberleri geliyordu. Özellikle Suriye’nin elinde kalan son
Doktorlar 15 Nisan gecesi kalp krizi geçirerek tedavi altına alınan DEM Partili TBMM Başkanvekili Sırrı Süreyya Önder’in sağlık durumunun ağırlaştığını ve “bir mucizeyi gerçekleştirmeye çalıştıklarını” açıkladılar. Önder ile birlikte PKK kurucu lideri Abdullah Öcalan ve hükümetle diyalog içinde “Terörsüz Türkiye”, ya da PKK’nın silahsızlandırılması projesinde rol alan DEM Parti Van Milletvekili Pervin Buldan ise parti
Ankara’da sabırsızlık artıyor, sinirler geriliyor. MHP lideri Devlet Bahçeli’nin önerisi üzerine PKK’nın kurucu lideri Abdullah Öcalan’ın İmralı Cezaevinden örgütüne yaptığı “silah bırakma ve kendini fesih” kongresi toplama çağrısına PKK yönetiminden “Öcalan yönetmeden Kongre toplamayız” yanıtı geldi. Örgüt yönetimi 28 Nisan’da yaptığı 1 Mayıs kutlamasında Öcalan’ın “özgür yaşar ve çalışır koşullara kavuşarak parti kongresini yönetir hale
PKK kurucu lideri Abdullah Öcalan’ın kurduğu örgüte silah bırakıp kendini feshetmesi çağrısında kritik bir eşiğe geliniyor. Rahatsızlanmadan önce Sırrı Süreyya Önder ile Pervin Buldan’ın 10 Nisan’da Öcalan ile görüşen DEM Parti heyeti olarak Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan ile yaptıkları görüşme de kararlaştırılan Adalet Bakanı Yılmaz Tunç ile atılacak yasal adımlar görüşmesi bugün (24 Nisan) yapılıyor. Ankara’nın
Sırrı Süreyya Önder’in çok sıkıntılar çekmiş kalbi, devletle PKK arasında saat saat yaşadığı gerilime dayanamadı, iflas etti. Hayati tehlikesinin sürdüğü haberleri arasında Cansu Çamlıbel’in yazdığı gibi “Herkes bir yerinden tutup” övüyor Sırrı’yı; düne kadar onu terörist diye hapse tıkanlar, hayatı zehir etmeye çalışanlar bile, acınası bir ikiyüzlülükle. Sırrı ise canıyla boğpuşuyor. PKK’nın silah bırakıp
DEM Parti Van Milletvekili ve “Terörsüz Türkiye” süreci aktörlerinden Pervin Buldan, sürecin Haziran sonunda başarıyla tamamlanmasının öngörüldüğünü söyledi. Buldan 12 Nisan’da Roma’da düzenlenen Abdullah Öcalan’a Özgürlük, Kürt Sorununa Çözüm Uluslararası Konferansında yaptığı konuşmada PKK’nın silahsızlandırılmasını esas alan sürecin Öcalan’ın özgürlüğünü de getireceğini söyledi. Buldan bu konuda Avrupa’dan destek beklediklerini söyledi PKK’nın kurucu lideri Öcalan ile
Bugün 11 Nisan Cuma. Bugün üç Türkiye’ye uyandık. İstanbul’da Ekrem İmamoğlu yargılanıyor. İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı Akın Gürlek’e hakaret suçlamasıyla karşısına, Ergenekon-Balyoz davalarındaki kötü şöhretiyle Silivri Cezaevi mahkemesinde çıkıyor. Çağlayan Adliyesinde yapılacak duruşmaya kitlelerin akın edeceği endişesi var belli. Duruşma 16 Haziran’a ertelendi; Erdoğan’a karşı “İstanbul’u üç kez kazandığım için tutukluyum” diyen İmamoğlu en azından iki
Doğru adını kim koyacak diye bir süredir dikkatle izliyordum. DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan koydu. Bakırhan’ın 8 Nisan günü DEM Meclis Grubuna hitabındaki şu cümle, iktidara sıradan bir öneri gibi görünse de sürecin gerçek adını bütün çıplaklığıyla içinde barındırıyordu: “Silahsızlandırma süreci özel bir yasayı gerekli kılmaktadır.” Silahsızlandırma… Daha da açık söylersek PKK’yı silahsızlandırma
İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun tutuklanması ve cezaevine konulması ile gelişen olaylar, başta ekonomik meseleler ve hayat pahalılığı olmak üzere, muhtelif nedenlerle zaten sıkıntılı olan Türkiye’yi daha da gerdi ve halkı ayrıştırdı. Türk halkının büyük bir bölümü, Türkiye’de adalet sisteminin tarafsızlığını ve bağımsızlığını kaybettiği, siyasi baskının arttığı ve özgürlüklerin giderek sınırlandığı görüşüyle, çok kaygılı









