Brezilya Yüksek Mahkemesi önceki Cumhurbaşkanı Jair Bolsonaro’yu, Yüksek Mahkeme’yi feshederek seçim sonuçlarının geçersiz kılınması, orduya geniş yetkiler vererek olağanüstü hâl ilan etmesi ve seçilmiş cumhurbaşkanına yönelik suikast girişimi dahil olmak üzere, 2022 Brezilya seçimlerine müdahale amacıyla tasarlanmış darbe girişimini yönetmekten suçlu buldu. Bolsonaro’nun mahkumiyeti, kendisi ve yakın çevresinin, aylarca seçmenlerin Brezilya seçim sistemine olan
ABD Başkanı Donald Trump 5 Eylül’de ABD Savunma Bakanlığının ismini Savaş Bakanlığı olarak değiştirdi. Trump, “Artık saldıracağız da. Amerika geri döndü” diyor. Bu yalnızca bir isim değişikliği anlamına gelmiyor. İlk sonuçlarından biri “yeni nesil savaş” çerçevesinde tekonoji kullanımnda öne çıkıyor. Silikon Vadisi’nin “sivil teknoloji cenneti” olarak anıldığı günler geride kalıyor. Yapay zeka, otonom sistemler ve
Ateşkes için birçok çabaya rağmen Ukrayna’daki savaş hız kesmeden sürüyor. Rusya’nın Ukrayna’ya yönelik savaşı aslında 2014’te Kırım’ın ilhakıyla başladı ve aralıklı çatışmalarla devam etti. Ancak Şubat 2022’de Moskova geniş çaplı bir işgal harekâtı başlatarak savaşı yeni bir boyuta taşıdı. Buna rağmen, kendisini bir süper güç olarak gören Rusya, Ukrayna’yı kısa sürede kontrol altına almayı başaramadı;
Doğrusu 18 Ağustos 2025 Avrupa diplomasisinin kara günü olarak kayıtlara geçebilir. ABD Başkanı Donald Trump, Avrupalılara çalım atarak 15 Ağustos’ta Alaska’da Rusya Cumhurbaşkanı Vladimir Putin’le buluşmasından üç gün sonra Avrupa liderlerini “Gelin size anlatayım” diyerek ayağına çağırmıştı. Ukrayna’nın konuşulduğu Trump-Putin zirvesine istememişti Putin Zelenski’yi. Davet aslında önce sadece Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodimir Zelenski’ye yapılmıştı, ama Trump
ABD Başkanı Donald Trump’ın Rusya Cumhurbaşkanı Vladimir Putin ile 15 Ağustos’ta Alaska’nın Anchorage şehrindeki Elmendorf–Richardson askeri üssünde yaptıkları üç saatlik konuşma bir bakıma İkinci Dünya Savaşının bitiminde 1945’teki Yalta Konferansıyla benzerlikler taşıyordu. Seksen yıl önceki konferansta ABD, Sovyetler Birliği ve İngiltere, Avrupa’dan taşmaya başlayan Alman Nazizmi ve Pasifikte Japon militarizmine karşı işbirliği yapmayı kararlaştırmışlar ve
Sahne Türkiye’de kurulsa muhtemelen “Asrın buluşması” diyecektik, Türk dış politikasının zaferi sayacaktık ama Trump-Putin Zirvesi Alaska’da yapılınca Türk medyasındaki ilgi sönüverdi. Türkiye Rusya’nın Ukrayna’ya savaşının başladığı 2022 yılından geçen aya kadar pek çok Rusya-Ukrayna buluşmasına ev sahipliği yaptı, fıkrada olduğu gibi “Zeytini yordu” ama çatalı zeytine batıran ABD Başkanı Donald Trump oldu. Rusya Cumhurbaşkanı Vladimir
ABD Başkanı Donald Trump’ın arabuluculuğunda Beyaz Saray’da imzalanan Azerbaycan ve Ermenistan arasındaki ABD arabuluculuğundaki barış anlaşması, çatışma çözümünde bir dönüm noktası olarak kutlanıyor. Ancak bu anlaşma, on yıllardır süren düşmanlığı sona erdirmekle kalmayıp, Türkiye’nin bölgesel stratejisini ilerletmesi ve Güney Kafkasya’nın güvenlik ve bağlantı mimarisini yeniden şekillendirmesi için nadir bir jeopolitik fırsat yaratmıştır. Bu anlaşmanın merkezinde,
Azerbaycan ve Ermenistan liderleri İlham Aliyev ve Nikol Paşinyan’ın 8 Ağustos’ta Vaşington’da ABD Başkanı Donald Trump aracılığıyla vardıkları anlaşma, sadece Kafkaslar değil, Orta Asya ve Orta Doğu’daki siyasi ve ekonomik dengeleri de değiştirmeye aday. Özellikle iki tarafın çatışmasızlık sözü vermesi, yıllardır bir anlaşmayı sürüncemede bırakan Minsk Grubundan aynı anda çekilmeleri siyasi açıdan çok önemli adımlar.
Son haftalarda İsrail’in İran’a yönelik doğrudan saldırıları, İran’ın karşı saldırıları, ABD’nin nükleer tesisleri hedef alan operasyonları ve Devrim Muhafızları komutanlarının ölümüne kadar varan çatışmalarla gerilim zirveye tırmanmıştı. ABD Başkanı Donald Trump’ın sabahın ilk saatlerinde ilan ettiği sürpriz ateşkes ve “barış” çağrısı, sahada olduğu kadar Tahran’ın koridorlarında da taşları yerinden oynattı. İran, tarihi boyunca birçok devrime,









