Dün Şanlıurfa’da, bugün (15 Nisan 2026) Kahramanmaraş’ta yaşanan okul baskınları yalnızca “güvenlik açığı” başlığıyla ele alınamayacak kadar derin, çok katmanlı ve toplumsal bir krizi işaret ediyor. Elbette okulların fiziki güvenliği, giriş-çıkış denetimleri, risk analizleri ve acil müdahale planları hayati önemdedir. Ancak bu olayları sadece kapıya konulacak bir güvenlik görevlisi ya da metal dedektörle açıklamak,
Millî Savunma Bakanlığı kaynaklarına göre, Türk Silahlı Kuvvetlerinin (TSK) 13 ülkede 70 binden fazla birliği bulunuyor. Bu TSK’nın TBMM’de kabul edilen bütçeye göre 550 bin olan aktif birliklerinin yaklaşık 8’de biri, ya da yüzde 13’ünün Türkiye sınırları dışında görev yaptığı anlamına geliyor. Türkiye’nin yurt dışındaki askeri birliklerinden 11’i bulundukları ülkede ikili ve/veya çok taraflı anlaşmalara
Dün, 15 Nisan, AK Parti TBMM Grup toplantısının çıkışında Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’a şu soruyu sordum: • Hem Ömer Bey hem de Devlet Bey “Seçim zamanında yapılacak” beyanında bulundular. Buradan 14 Mayıs 2028’i mi anlamalıyız, yoksa sizin de aday olabileceğiniz bir formül mü var? Önce AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik’in ardından MHP Lideri Devlet Bahçeli’nin, CHP
Kahramanmaraş’ta kendi okulunu silahla basan 14 yaşındaki çocuk, 8’i öğrenci, 1 ‘i öğretmen olmak üzere 9 kişiyi öldürdü, 6’sı ağır 13 kişiyi yaraladı. 15 Nisan öğle saatlerinde meydana gelen olay üzerine Adalet, Milli Eğitim ve Sağlık bakanlarıyla birlikte şehre giden İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi yaralılardan üçünün durumunun kritik olduğunu açıkladı. Vali Mükerrem Ünlüer, 8’inci sınıf
CHP’nin cumhurbaşkanı adayı ilan edileceği beklenen Ekrem İmamoğlu’nun, CHP’nin genel başkanlığına Özgür Özel’in seçilmesinden sonra “siyasi amaçlı suç örgütü” lideri olduğu iddiası ile tutuklandığı, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın “örgütle bağlantılı oldukları” şüphesi ile kendini yetkili görerek diğer illerdeki CHP’li belediyeleri de dahil ettiği soruşturmaların amacı, yolsuzluğu önlemek ve suçluları cezalandırarak hukukun üstünlüğünü sağlamak mı, yoksa, Özel’in
MHP lideri Devlet Bahçeli 14 Nisan’da partisinin TBMM grubuna hitabında “Ara seçim yok, seçim zamanındadır” dedi. Bahçeli bu çıkışı, CHP lideri Özgür Özel’in ısrarlı “Ara seçim, olmazsa erken seçim” taleplerine karşı yaptı. Beş gün önce AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik de “Doğru bir şekilde zamanında yapılmalı” demişti. Oysa bir süre önce AK Parti Genel Başkanvekili
Son günlerde küresel enerji piyasaları yeniden hareketleniyor. ABD Başkanı Donald Trump’ın, Hürmüz Boğazı üzerinden enerji akışına yönelik olası dış müdahale seçeneklerini gündeme getirmesi, petrol fiyatlarında yeni bir yükselişe yol açtı; yükselme riski devam ediyor. Türkiye’de ise Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, yaptığı son açıklamalarda, savaşın fiyatlar üzerindeki etkisinin devam ettiğini, amaçlarının ise yıl
Dünyanın dört bir yanındaki veri merkezleri, son günlerde beklenmedik bir sınav verdi. ABD, İsrail ve İran arasında patlak veren son gerilim, sadece petrol fiyatlarını değil, dijital dünyanın can damarlarını da hedef aldı. Bu krizin gölgesinde, bir ülke yeni bir fırsatla karşı karşıya: Türkiye. Çünkü artık veri, tıpkı petrol gibi, ülkelerin kaderini belirliyor. Hürmüz’de Sarsılan Fiber
Zorlu bir süreçteyiz. Bir yandan Macaristan seçimlerinde yenilenin sadece Viktor Orban’ın tek adam yönetimi olmadığını, Trumpizmin ve seçim yoluyla otoriter rejim anlayışı olduğunu söylüyoruz. Peter Magyar, Orban’a karşı aday olarak iki yıl siyasi kampanya yaptı ve kazandı. Aynı gün Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin (AİHM) Türkiye’ye Ekrem İmamoğlu davası nedeniyle siyasi amaçlı yargı soruları ortaya çıkıyor.
Tarihte bazı dönemler vardır; enerji artık sadece ekonomik bir meta olmaktan çıkar, jeopolitik düzenin belirleyici sütunlarından birine dönüşür. Tam da böyle bir dönemin içinden geçiyoruz. Hazar havzasından Doğu Akdeniz’e, Karadeniz’den Afrika Boynuzu’na uzanan yeni enerji haritası artık parçalı değil; giderek birbirine bağlanan, iç içe geçen bir sisteme dönüşüyor. Dünyanın bu bölgesinde Türkiye merkezli yeni bir









