Gazeteci-Yazar
Son olarak “Muharrem İnce, Nagehan Alçı’ya konuştu” başlığında olaydan koptum ben. Çünkü o haber hükümet yanlısı sitelerden “son dakika” diye ekranıma düşmeye başladığında Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak’ın “Liranın değerinin düşmesinin önemi yok, çok başarılıyız” mealinde konuştuğu “Sor Kurtul” programında söylediklerini okuyordum. Muhalefetin “Damat olmasa bir gün orada kalır mıydı? Neden ortada görülmüyor?” soruları
Yukarıdaki fotoğraf dün Millî Savunma Bakanlığı tarafından yayınlandı. Türk petrol ve gaz arama gemisi Oruç Reis’in hem Türkiye hem Yunanistan tarafından Ekonomik Münhasır Bölge (EMB) ilan edilen Kıbrıs’ın güney batısındaki sularda 5 Türk savaş gemisi eşliğinde seyredişini gösteriyor.Gemiler 10 Ağustos itibarıyla Antalya limanından açıldı. Aynı anda Türkiye 23 Ağustos’a kadar sürecek NAVTEX duyurusunu yaptı, yani
Düşünebiliyor musunuz AK Parti’de bir üyenin Genel Başkan Tayyip Erdoğan’a, Muharrem İnce’nin CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’na yönelttiği eleştirilerin çeyreğini yöneltse başına gelebilecekleri? Ayrılıp kendi partilerini kurana kadar eleştiride bulunmayan Ahmet Davutoğlu ve Ali Babacan hakkında şimdi söylenenler bir fikir verebilir. Hatırlarsınız, Meral Akşener MHP’den Fethullahçı suçlamalarıyla dışlanmış, evi basılmaya çalışılmıştı. Düşünebiliyor musunuz Devlet Bahçeli’nin
Lübnan’ın başkenti Beyrut’ta 4 Ağustos’taki patlama arkasında İsrail ajanları olduğundan Çin ajanları olduğuna, orada Hizbullah silahları saklandığından, yangının bir roket atışıyla başladığına dair pek çok haber, pek çok da komplo teorisi okudunuz bugüne dek. Bir de buradan okuyun istedim Beyrut’ta olanları.Beyrut’taki Türkiye Büyükelçisi Hakan Çakıl o gün saat 18.00 gibi yüksek bir apartmanın üst katlarındaki
Artılar dediysek, sanırım son zamanlarda bir tek Ayasofya’nın cami olarak ibadete açılmasından söz edebileceğiz. Yani yapacağını söyleyip, yapma sinyali verip yaptığı bir tek o var. Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan ve başında bulunduğu AK Parti’nin son zamanlarda gündeme getirdiği bütün projeler başarısızlıkla sonuçlandı. Artılar hep Erdoğan’ın ama eksilerden kimler sorumlu tutulacak acaba? Tam da AK Parti Kongresine
Bir yandan korona yeniden canlanmış, hastaneler dolmuş, okulların açılıp açılmayacağı belli değil. Diğer yandan borsanın küçük bir kıpırdanışında, ortada ABD ile yeni bir kriz de yokken dolar yeniden 7 liraya dayanmış. Dış politikada takışmadığımız ülke sayısı giderek azalıyor. Aranızda belki “siyaset zaten her şeye müdahale ediyor, futbola da etmiştir, bunu mu konuşacağız?” diye kızanlar olacaktır.
AK Parti’nin önceki Aile Bakanı Fatma Betül Sayan Kaya üzgün. Çünkü, “Ayasofya’nın zincirlerinin kırıldığı, tüm dünyanın Türkiye’yi konuştuğu tarihi bir atmosferde” kadına şiddete karşı İstanbul Sözleşmesinin gündeme getirilmesini “manidar” buluyormuş. Bir partidaşı Kaya’ya İstanbul Sözleşmesini gündeme getirenin Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan olduğunu söylese iyi olur. Ve Türkiye’nin şu sıralar dünyada konuşulduğunda tek konunun Ayasofya olmadığını. Anlaşılan
AK Parti, Akit yazarı Abdurrahman Dilipak’a dava açmaya “hazırlanıyormuş”. O da demiş ki “helal olsun, biyografime yazacak bir hatıra daha”. AK Parti ne zamandan beri bu kadar titizleniyor kadın üyelerine alenen “fahişe” diyenlere dava açmakta? Dava açacaklarından da, günümüz ortamında herhangi bir savcı ya da hâkimin bu ahlâksız saldırganlara ceza vereceğinden de emin değilim, çünkü
Hükümet bizleri Ayasofya gibi, kadına şiddete karşı İstanbul Sözleşmesi gibi, internet yasakları gibi gündemlerle meşgul ediyor ama bu alışıldık dikkat dağıtma alanı olan dış politikada bir şey olmadığı anlamına gelmiyor. Tam tersine çok şey oluyor ama galiba artık dış politikada bize söylenmeyenler, söylenenlerden fazla olmaya başladı. Galiba bunun nedeni de dış politikada şu sıra fetih









