Yabancı yatırımcıların Türkiye’de stratejik yatırımlar yapmaya tekrar ne zaman başlayacaklarına dair anlamlı bir tahminde bulunmak zor. Ancak, yakın bir gelecekte 2005-2015 yılları arasındaki seviyelerde yatırım yapmaya başlamayacaklarını öngörmek daha kolay. Bu süreci hızlandırabilmek için yapılabilecek bir şey var mı sorusuna cevap olarak ise kısa bir süre önce hükümet tarafından, yabancı sermayeyi çekmek amacıyla da yapılacağı
Olay TV 2020 Türkiye’sinde ana akım iddiasında bir bağımsız medya girişimiydi. Sadece 26 gün devam edebildi. Girişime ismini veren Cavit Çağlar’ı iktidar baskısına dayanamadı çekildi diye suçlamak kolay. Siyasi parti yayınlarında adil olmaya çalıştı diye Genel Yayın Yönetmeni Süleyman Sarılar’ı suçlamak da kolay. En kolayı hükümet yanlısı medyanın ortak hedefi haline gelen ana haber sunucusu
Seçimleri kaybeden Donald Trump’ın Başkanlığı Joe Biden’e devretmesine günler kala Türkiye’ye uygulanan yaptırımlar Türkiye-ABD ilişkilerinde yeniden çalkantılı günlerin yaklaşmakta olduğunu gösterdi. Mevcut tablonun NATO’ya da olumsuz yansımaları oldu.Yaptırımlar, Rusya’dan alınan S-400 füzeleri nedeniyle ABD’deki Amerika’nın Hasımlarına Yaptırımlar Yoluyla Karşı Koyma Yasasını (CAATSA) ihlal gerekçesine dayandırıldı. S-400 meselesinde ilk kriz 2019 yılında Türkiye’nin F-35 projesinden dışlanmasıyla
Dün akşam haberlerinde Sağlık Bakanını ve ardından Hacettepe Üniversitesinde Sinovac aşı çalışmasını yürüten Profesör Serhat Ünal’ın açıklamalarını dinleyince büyük bir şaşkınlık yaşadım. Profesör Ünal, çok merkezli bir çalışmanın yalnızca Türkiye merkezinde, önerilen her iki dozu da 23 Aralık itibarıyla tamamlamış 3457 gönüllüye ek olarak, bir o kadar da henüz yalnızca tek doz almış (yani belirlenen
Zekâ ürünü esprilerin siyasetin tadı tuzu olduğunu unutmu]]şuz çoktandır. Aynı gün içinde önce Meral Akşener, sonra Ali Babacan sayesinde hatırladık. İYİ Parti lideri Akşener’in MHP lideri Devlet Bahçeli’den gelen “Dön evine” çağrısına “Genel Merkezdeki çalışmaları bitirdik, evime dönüyorum” cevabı, eski Türkiye’de Süleyman Demirel’i, Necmettin Erbakan’ı gülümseterek hatırlatan bir cevaptı. Sonra DEVA Partisi lideri Ali Babacan’ın,
Devletin güvenlik ve dış ilişkileriyle ilgili bir kaynağımla konuşmaya “Neler oluyor?” diye başladığımda “Bu ara işler tekdüze biraz” yanıtı almayı doğrusu beklemiyordum. Benim Türkiye’de neler olduğunu tanımlayacağım son sıfat bu olurdu. Kovit ölümleri o gün yine zirve yapmıştı. Merkez Bankası 24 Aralık’taki toplantıda faiz artışı işareti verirken AK Parti bünyesinden karşıt sesler yükseliyordu. Sendikalar hükümetle
UNESCO Dünya Mirası aday listesinde bulunan Ayvalık’ta kentsel SİT alanındaki korumanın kaldırılmasının ardından, imar ve yapılaşma, Balıkesir Kültür Varlıkları Koruma Kurulu’nun inisiyatifine bırakıldı. Öte yandan Balıkesir Büyükşehir Belediyesi’nin yeni nazım planının herhangi bir bilgilendirme yapılmadan yürütülmesi, akıllara, Ayvalık ranta kurban mı gidiyor sorusunu getirdi.Doğal çevresi ve tarihsel kent dokusuyla Ege bölgesinin doğal, tarihsel ve kültürel
Haberlere göre Veysel Filiz, 9 Aralık günü aracıyla Türkiye’den Bulgaristan’a giderken Hamzaköy sınır kapısında durdurulmuş. Gümrük Muhafaza ekipleri aracındaki gizli bölmelerde piyasa değeri 5 milyon avro (yaklaşık 46 milyon 500 bin lira) olan 100 kilo kadar eroin bulmuşlar. Veysel Filiz, aracından çıkan 100 kilo eroinle bir bağlantısı olmadığını söylemiş ama tutuklanmış. Babasına “komplo kurulduğunu” söyleyen
Avrupa Kuş Atlası küresel ısınma ile biyoçeşitlilik arasındaki ilişkiyi kuşlar üzerinden ortaya koyan sonuçları içeriyor. Esasında dünyanın her yerinde kuşlar krizde. Küresel ısınma kuş türlerinin dağılım alanlarını değiştiriyor. Avrupa kuş türleri de dağılım alanlarını geride bıraktığımız otuz yıl içinde kuzeye doğru genişletti. Geride bıraktığımız günlerde bir konu çok fazla gündemdeydi, kuraklık. Meteorolojinin paylaştığı kuraklık haritaları
Başlığın Marquez’in “Kolera Günlerinde Aşk” kitap adına göndermesi açık kuşkusuz, ben de “Salgın Günlerinde Aşk” diye bir başlığı tercih ederdim. Ancak durumlar çok vahim.[1] Zaten salgın öncesinde inkâr edilen, sonrasında da ‘varlığı teslim’ edilmekle birlikte “telaffuz edilmeyen” bir ekonomik krizin ortasındaydı Türkiye. Öte yandan 2019 yılı sonunda dünyanın salgına bu denli teslim olacağı henüz anlaşılmamıştı.









