Türk Ekonomisi Kulis Bilgileri Yapısal Sorunlar: Güncel ve yapısal sorunlarına rağmen hâlâ dünyanın 20 büyükleri arasında yer alan Türk ekonomisindeki belli başlı gelişmeler, kulis bilgileri, tahlil ve tahminler.
ABD’de İran yaptırımlarını delme suçlamasıyla açılan Türkiye Halk Bankası (Halkbank) davasında yeni bir aşamaya gelindi. ABD Adalet Bakanlığı ile Banka arasında 9 Mart’ta varılan “Ertelenmiş Kovuşturma Anlaşması (Deferred Prosecution Agreement – DPA) ile davanın düşürülmesinin önü açıldı. Kararın ABD ve İsrail’in İran’a başlattığı savaş sürerken alınması ile davanın yaptırım altındaki İran ile açıklanamayan ticari ve
Petrol fiyatlarının yeniden 100 doların üzerine çıkması yalnızca enerji piyasalarını değil, dünya genelinde enflasyonla mücadele eden ekonomileri de alarma geçirdi. Çünkü petrol fiyatındaki her sıçrama, zincirleme şekilde ulaştırmadan gıdaya, üretim maliyetlerinden lojistiğe kadar ekonominin neredeyse tüm damarlarına yayılıyor. Bu nedenle bugün dünya genelinde hükümetler aynı soruyla karşı karşıya: Enerji fiyatlarındaki artış tüketiciye ne ölçüde yansıtılmalı?
Savaşlar çoğu zaman silahlar sustuğunda bitmez. Çoğu durumda asıl hesaplaşma hemen sonrasında başlar, daha acımasız ve maliyetlidir — mahkeme salonlarında, tahkim panellerinde ve uzun süren finansal müzakerelerde. Avukatlar sahaya inerler. nKörfez’de kritik enerji altyapısı, limanlar ve ticari gemiciliğe yönelik saldırılarla tırmanan son çatışmalar, zamanla uluslararası tazminat davalarının uzun ve karmaşık bir zincirini tetikleyebilir. Eğer sorumluluk
Soma Termik Santrali’ne ilişkin gelişmeler bir süredir hem ilçede yaşayanlar hem de çalışanlar açısından dikkatle izleniyordu. Finansal yapılandırma görüşmeleri ve üretimin geleceğine dair açıklamalar yerel ölçekte kaygı yaratmıştı. Son günlerde ise tablo daha somut bir boyut kazandı. Üretimin kış dönemi sonuna kadar durdurulabileceğine ilişkin resmî açıklamaların ardından 87 çalışanın ücretsiz izne çıkarılması ve santral önünde
Dünya yeniden sertleşiyor, ihtilaflar kızgınlaşıyor. Savaşlar sadece cephede değil; sigorta poliçelerinde, liman işletmelerinde, ödeme sistemlerinde ve yarı iletken fabrikalarında yaşanıyor. 21. yüzyılın güç mücadelesi artık toprak işgali üzerinden değil, akışın kontrolü üzerinden yürüyor: enerji akışı; ticaret akışı; finans akışı; veri akışı. Kim bu akışları kontrol ederse, geleceğin ekonomik düzenini o şekillendiriyor. 2035’e giderken asıl soru
9 Şubat’ta Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın TV röportajında söylediği “Savunma sanayii artık bizim vazgeçilmez bir dış politika alanımızdır” cümlesi, bana göre güncel bir açıklamadan daha fazlası. Çünkü bu cümle, Türkiye’de savunmanın son yıllarda kazandığı iki yönlü ağırlığı tek hamlede görünür kılıyor: Dışarıda, diplomasi ve pazarlık gücünün bir aracı; içeride ise siyasal meşruiyetin ve aidiyetin vitrinlerinden
Ocak ayı verileri geldi, tarım ve hayvancılık alanında ülkemiz adına gerçekten çok üzücü bir tablo ile yüzleştik yine. Dünya genelinde gıda fiyatları ocak ayında aylık bazda yüzde 0,4, yıllık bazda ise yüzde 0,6 gerilemiş, Türkiye’de ise aynı dönemde gıda enflasyonu yalnızca bir ayda yüzde 6,59, yıllık bazda yüzde 31,69 artmış. Merkez Bankası, enflasyon artışındaki
Dün, 7 Şubat’ta İstanbul’daki BAYKAR üretim tesislerinde bir basın tanıtımı vardı. Son 10 yılda, Türkiye’nin insansız hava aracı (İHA ve silahlı olarak SİHA) alanında dışa bağımlılığını kırmaktan, 37 ülkeye pilotsuz savaş uçağı ihracatı yapan bir markaya dönüşen BAYKAR’ın kurucusu Özdemir Bayraktar’ın anısına çekilen “Bu Dünyadan Bir Akıncı Geçti” belgeselinin ilk gösterimi vardı. Özdemir Bayraktar’ın şirketi
Son haftalarda Türkiye, enerji alanında biri yenilenebilir, diğerleri petrol ve doğal gaz başlıklarında olmak üzere peşpeşe anlaşmalar imzaladı. Suudi Arabistan ile duyurulan yüksek kapasiteli güneş ve rüzgâr projeleri, petrol ve doğal gaz arama–üretiminde Chevron ile yapılan mutabakat ve Mısır hattında yoğunlaşan LNG ve gaz temasları bu tabloyu oluşturuyor. Bu anlaşmalar tek tek ele alındığında
ABD’nin saygın ve etkili gazetelerinden The Washington Post, 4 Şubat 2026 sabahı 300’den fazla gazeteciyi topluca işten çıkardı. ABD Başkanı Donald Trump dönemindeki en ağır gazeteci işten çıkarmalarından biri olan bu kararla gazete yaklaşık 800 kişilik haber kadrosunun üçte birini kaybetti. Dış Bürolar, Spor, Podcast Kararla The Washington Post’un dış haber büroları ağır darbe aldı.









