Gece gündüz Türkiye Müzik sanat kitap yemek sinema: Müzik ve sanat festivallerinden kitaplara, arkeolojiden yemek kültürüne, sinemadan sokaklara dek Türkiye’nin zenginliklerine dair yazılar.
Adeta mezarlıkta ıslık çalarak korkularını yok saymaya benziyor Ankara’nın Covid salgını karşısındaki durumu. Denizin bittiği aşamaya geliyoruz. Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan hükümeti sıkı Covid önlemlerini yeniden devreye almak zorunda kalacak. Ancak bunun geciktirildiği her gün riskin artma ihtimali var. Sağlık Bakanlığının kurallara uymadan deneysel ilaç kullanımına göz yumması gibi yollar çıkış değil. Dünya Sağlık Örgütünün son
Deneysel yaklaşım Bir önceki yazımda Sağlık Bakan Yardımcısı Şuayip Birinci’nin, verilerinden sorumlu olduğu Bakanlığın verilerini yalanlayan makalelerinden ve bu çalışmalara imzasını koyan tuhaf araştırma ekibinden bahsetmiştim. Maşallah Sayın Bakan Yardımcısının, bir yandan pandemi ortasında veri toplama, analiz, rapor etmek gibi zor bir işin en üst düzey sorumlusuyken, bir yandan da spektrumu lösemili Covid hastalarına uzanan
2018 yılının Kasım ayında Nature dergisi akademik zorbalıkla ilgili bir haber yayınlamıştı. Haber, aynı yılın ağustos ayında, İngiltere’nin önde gelen bilim merkezlerinden biri olan Londra Kanser Araştırma Enstitüsü’nün akademik zorbalık suçlamaları ile sarsıldığından bahsediyordu. Enstitünün tanınmış araştırmacılarından Nazneen Rahman, personeline zorbalık yaptığı iddialarının araştırılmasının ardından enstitüden istifa etmişti. Bu suçlamaların hemen sonrasında benzeri görülmemiş bir
Kargo geldi. Heyecanla paketi açıyorum. İşte beklediğim kitap: Ahmet Hâşim’in Frankfurt Seyahatnâmesi. Kırmızı Kedi daha önce pek çok defa basılan kitabı bu kez dönem fotoğraflarıyla basmış. Ekim ayı demek Frankfurt kitap fuarı demek ama… Heyecanlıyım. Bu kitabı sipariş etmemin bir nedeni var. Çünkü dünyanın herhangi bir köşesindeki bir yayıncı için Ekim ayı demek Frankfurt Kitap
Bu yılki Dünya Göçmen Kuşlar Günü’nün teması ise “Kuşlar Dünyamızı Birbirine Bağlar” oldu… Renkli kuş türlerinin gökyüzünün zirvesinde olduğu göç zamanı, yılın diğer zamanlardan çok daha farklıdır. Göç, kuşların ilkbahar ve sonbahar dönemlerinde gerçekleştirdiği uzun mesafeli yolculuklardır. Bu nedenle, Avrupa üzerinde sonbahar göçünün tüm hızıyla devam ettiği bugünlerde, birçok kuş gözlem aktivitesi, vatandaş bilim projeleri
Yalan söylemeye bir kez başlarsanız, devam etmek zorunda kalırsınız, biri diğerini kovalar ve bir gün mutlaka yakalanırsınız. Çoğumuz, çocukken büyüklerimizden bu yolda tavsiyeler duymuşuzdur. Ben, pek de kısa sayılmayan ömrümde bunun birçok örneğine tanık da oldum. Ama bu salgın sırasında içine düştüğümüz tablo, ancak bir TV dizisine göndermeyle açıklanabilir durumda: “Yalan Rüzgarı”. CHP Ankara milletvekili
Her şey peşe peşe oldu… Ne de büyük bir raslantı… Günlerdir kafamda sözcük dağarcığı üzerine bir şey yazmak var. Ama nereden başlayacağımı bir türlü bulamıyorum. Düşünüp duruyorum. Geçenlerde Afs Zoom Sohbetlerinde, Tarık Günersel’i dinledim. Konuşmasının bir yerinde, “Dil ve felsefe bedava bir zenginliktir,” dedi. Bu cümle aklıma yazıldı. Peki acaba kaçımız bu varsıllığın tadını yaşıyor?
Soğuk sularda nefessiz de kalsak bir ahtapot ile güven ilişkisine girebiliyorsak toplumsal yaşam içinde de bunu başarabiliyor olmalıyız... İtiraf etmeliyim: Siyaset bile sıkıcı olabilir. Türkiye’de bile, sıkıcı olabilir. Bunun sorumlusunu nerede ararsanız orada bulabilirsiniz zorlanmadan. Memleketin medyası düzey kaybettikçe siyaseti izlemenin bunaltıcı havasından kaçmak şart oluyor. Neyse ki bir seçenek demeti sunan Netflix var. Birçok
Çocukken birçoğumuz yapmışızdır. Bebeklerimizi konuşturmuş ya da kafamızı çarptığımız kapının bize bir kastı olduğunu düşünmüş ve onu tekmelemişizdir. Bu yalnızca çocukların yaptığı bir şey değil, erişkinler, erişkin toplulukları da cansız eşyalara, yerlere vb özellikler atfederler. Yalnızca “ilkel” dediğimiz topluluklar değil, modern zamanlarda da. Sık bildiğimiz bir örnek Türkiye’de bir kazanın, tatsız bir olayın geçtiği bir
Son günlerde değişik vesilelerle gençlerin dünya görüşleri ve ideolojik duruşlarıyla ilgili iddialar dillendirildi. Gençler din etkisi altında bir dünya görüşünden uzaklaşıyorsa geleceğin siyasetinin de buna göre şekillenmesini bekleriz. Muhafazakâr bir dalga Türkiye’nin toplumsal sahillerine vurmuşsa ve henüz geri çekilir gibi görünmüyorsa nasıl olur da genç nesiller dinden uzaklaşıyor olabilir? Bu sorunun cevaplanması için uzun soluklu









