Türkiye bir saldırıya uğrarsa NATO Türkiye’yi ne kadar korur? Soruyu daha da açık, daha dar açıdan soralım: İsrail’de Binyamin Netanyahu hükümeti bir çılgınlık yapar da Hamas ile arasını bulmayı çalışan Katar’a saldırdığı gibi Türkiye’ye de saldırmaya kalkarsa, Türkiye, NATO’yu yanında bulacak mı? Birleşmiş Milletlerde Filistinlilere insani yardım önerisini İsrail’i kınıyor diye tek başına veto eden
Almanya Başbakanı Friedrich Merz’in 16 Eylül’de Münih’te Reichenbachstrasse Sinagogunda gözyaşlarını tutmaya çalışarak “Yeni anti-Semitizme” savaş ilan etmesinden birkaç saat sonra dünyaca ünlü piyanist ve besteci Fazıl Say, “Yeni antisemitizm” ile neyin kastedildiğini gayet net ilan etti. İsrail lobisinin sanat-kültür dünyasını da saran etkisini Gazze Faciası vesilesiyle yaşayan Say, X hesabında şunları yazdı: • “Batı ülkelerindeki
ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Katar operasyonu ardından gittiği İsrail’de Başbakan Binyamin Netanyahu’yla ortak basın toplantısında söyledikleriyle yangına körükle gitti. Rubio’ya göre, Filistin Devletini tanıma girişimleri “Hamas’ı cesaretlendiriyordu”. Kendisi bu ziyaretiyle dahi Netanyahu’nun yayılmacı saldırganlığını cesaretlendiren Rubio zaten Filistin’i tanımış olan ülkelerden söz etmiyordu; zaten bu konu örneğin Avrupa Birliğini bölmüştü. Rubio, 23-27 Eylül’de New
İsrail 9 Eylül’de Katar’ın başkenti Doha’daki bir binaya savaş uçaklarıyla saldırdı. Gerekçesi üst düzey Hamas kadrolarını ortadan kaldırmaktı. Hamas, saldırıda Siyasi Büro Üyesi Halil el Hayye ve Doha’daki büro şefi ve Katarlı güvenlik yetkilisi dahil 6 kişinin öldürüldüğünü doğruladı. Vurulan bina, Türkiye ve Fransa büyükelçiliklerine yakın. ABD’nin Ortadoğu’daki en büyük askeri üssü, Merkez Komutanlık (CENTCOM)
Hemen her konuda ayrı düşen TBMM’deki siyasi partilerin üzerinde birleştiği tek konunun Filistin ve Filistin halkına karşı tırmanan İsrail saldırganlığı olduğu 29 Ağustos oturumunda yeniden görüldü. Tatile rağmen olağanüstü toplanan Meclis, İsrail’in Filistin halkına uyguladığı “imha ve ilhak” siyasetini “en güçlü şekilde” kınarken, Gazze’de “kıtlığı bir imha silahı” olarak kullanılmasının “soykırım suçu” oluşturduğunu ilan etti.
Birleşmiş Milletlere bağlı Dünya Gıda Programı (FAO) ve Dünya Sağlık Örgütünün (WHO) desteklediği Entegre Gıda Güvenliği Aşaması Sınıflandırması (IPC) 22 Ağustos’ta Gazze’de kıtlık yaşandığını resmen ilan etti. IPC’nin resmen kıtlık ilan edebilmesi için hanelerin en az yüzde 20’sinin aşırı gıda kıtlığı yaşaması, çocukların en yaz yüzde 30’unun akut yetersiz beslenme sorunu yaşaması ve her 10
Yükselen küresel dalganın ulaştığı aşamanın en açık göstergesi, sadece 9 Ağustos’ta dünyanın pek çok şehrinde milyonlarca insanın meydanları doldurup hükümetlerinden İsrail’e karşı daha sert yaptırımlar talep etmesi değildi. Aynı zamanda Almanya hükümetinin halktan gelen tepkiler üzerine almak zorunda kaldığı bir karardı. 8 Ağustos’ta Almanya Başbakanı Friedrich Merz, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun Gazze’yi işgal planını ilanı









