Cumhurbaşkanlığı seçimleri ikinci tur oylamasına günler kala siyasetin dili gittikçe sertleşiyor. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan TRT’de katıldığı canlı yayında seçim kampanyası sürecinde mitinglerde gösterdiği ve CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu’nun görüntülerinin PKK önde gelenleri ile bir arada verildiği videoların montaj olduğunu kabul etti, ancak Kılıçdaroğlu’nu teröre destek vermekle eleştirmeyi sürdürdü. Bu sözlerin ardından Kılıçdaroğlu, sosyal medya
Gazeteci Hasan Cemal 60 yıla yakın gazetecilik hayatından sonra parlamenter siyasete atıldı. Yeşil Sol Parti’nin İstanbul İkinci Bölge adayı olarak seçilebilirse en yaşlı üye sıfatıyla TBMM’nin açılışını yapabilir. Bu kadar yıl gazeteci milletinin Hasan Abi’si olduktan sonra belki de bu seçimin -liderler hariç- medyada en çok yer verilen milletvekili adayı olmasına şaşmamak lazım. Yalnız Hasan
Korkma! Saadet Partisinin dün yayınladığı seçim videosu ekrana gelen bu sözcükle başlıyordu. Dün, 12 Mart, İstiklâl Marşının Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından Milli Marş olarak kabul edilişinin 102’inci yıldönümüydü. Sözlerini “Kahraman Ordumuza” ithafıyla Mehmet Akif Ersoy’un yazdığı, Osman Zeki Üngör‘ün bestelediği marş aynı sözcükle başlar: korkma! Hem işgal ordularına hem de işgal ordularının işbirlikçisi Osmanlı
Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu’yu ziyaretinden sonra dar bir grup gazeteciyle birlikte görüştüğümüz Portekiz Dışişleri Bakanı João Gomez Cravinho’ya şunu sordum: Türkiye, birlikte başvurdukları halde İsveç’i tutup sadece Finlandiya’nın NATO başvurusunu onaylarsa Portekiz bunu nasıl karşılar? Soru anlamlı, çünkü NATO’da kararlar oy birliğiyle alınıyor ve Portekiz NATO’nun Türkiye’den de eski üyesi. Diğer taraftan özellikle ABD ve
Dışişleri Bakanlığımız, ABD’de ve Avrupa ülkelerinde son günlerde meydana gelen şiddet olayları sebebiyle vatandaşlarımıza bir seyahat uyarısı yayınlamış. Bu ülkelere seyahat etmeyi düşünüyorsanız, risk altında olacağınızı bilin, şayet orada iseniz de, herhangi bir sorunla karşılaştığınızda temsilciliklerimize müracaat edin diyerek, vatandaşlarımızı uyarıyor. Ne kadar düşünceli bir davranış, değil mi? Diğer taraftan, örneğin mevcut çağdışı yönetime canı
İki terörizm uzmanının Twitter hesaplarını izlemesem dikkatimden kaçacaktı. Biri Türkiye’den, TOBB ETÜ öğretim üyesi Nihat Ali Özcan, diğer ABD’den, Georgetown Üniversitesi öğretim üyelerinden Bruce Hoffman. İkisi de The Washington Post’un 28 Ocak’ta ikinci sayfasında yayınladığı haberde kullanılan fotoğrafın alt yazısında ABD Özel Kuvvetlerinin yasadışı PKK’ya (SDG, YPG filan demeden, kendi adıyla PKK’ya) askeri eğitim verdiğini
Gazeteci Uğur Mumcu bundan 30 yıl önce, 24 Ocak 1993 sabahı evinin önündeki aracına konan bombayla öldürülmemiş olsaydı o gün Cumhuriyet gazetesinde masasının başına geçip acaba ne yazacaktı? Evet, bir süre önce İran, uyuşturucu, PKK bağlantısı iddialarına dair yazacakları olduğunu söylemişti. Ama o gün muhtemelen Başbakan Süleyman Demirel’in Müsteşarı Turgut Özal tarafından hazırlanıp 24 Ocak
Türkiye, Stockholm’deki Türkiye Büyükelçiliği önünde 21 Ocak’ta Kuran yakılması olayına izin vermesi nedeniyle İsveç’i şiddetle kınadı. Dışişleri Bakanlığı Ankara’nın tüm uyarılarına rağmen “İslam düşmanı provokatif eyleme ifade özgürlüğü adı altında” izin veren İsveç’i bu “aşağılık saldırı nedeniyle en güçlü şekilde lanetledi”. “Bu aşağılık eylem aynı zamanda İslam düşmanlığının, ırkçı ve ayrımcı akımların Avrupa’da ulaştığı kaygı









