ABD Başkanı Donald Trump’ın askeri güç kullanarak Venezuela Cumhurbaşkanı Nicolas Maduro ve eşini, başkent Karakas’taki evlerinden zorla alarak Nev York’a götürmesi ve orada hapsetmesi, nereden bakılırsa bakılsın, mevcut uluslararası düzenin açık ihlalini oluşturuyor. Cumhurbaşkanı Maduro, yüzde 200 enflasyon ile petrol zengini bir ülkede halkını fakirliğe mahkûm etmiş olan, ülkesinde halefi Chavez tarafından zayıflatılan demokrasiyi tamamen
ABD Başkanı Donald Trump’ın Venezuela Başkanı Nicolas Maduro’yu kaçırıp ülkeye el koyması üzerine Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan ve AK Parti iktidarının yaptığı ve yapmadığı açıklamalar, ABD’yle ilişkilerde temkinli davranmanın ötesinde ciddi bir tedirginliği gösteriyor. Trump’ın İran’dan Küba’ya, Kolombiya’dan Meksika’ya dek ülkelere “Sıra sizde” diyerek gözdağı vermesi, NATO anlaşmasıyla sınırlarının korunmasını ortaklaşa taahhüt ettiği, Avrupa Birliği üyesi
ABD Başkanı Donald Trump 3 Ocak erken saatlerde Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro ve eşi Cilia Maduro’nun, başkent Karakas’taki başkanlık sarayından Amerikan askerlerince kaçırıldığını duyurdu. Trump, ilerleyen saatlerde yaptığı basın toplantısında, “güvenli, düzgün ve sağduyulu bir iktidar geçişi sağlanana kadar Venezuela’yı ABD’nin yöneteceğini” ilan etti. (*) Trump, Venezuela petrolünün de ABD petrol devletlerince işletileceğini söyledi.
CHP’li Ali Mahir Başarır, 21 Aralık akşamı, 2026 Bütçe görüşmelerinin son gününde TBMM Genel Kurulundaki büyük kavga çıkmadan önce yaptığı konuşmada “Mersin limanında 8,5 milyon uyuşturucu hap bulundu” dedi ve şöyle devam etti: “Gelen ülke Kolombiya, Venezuela; gelen liman belli, uyuşturucu orada, baron yok! Ama şimdi kiminle uğraşıyoruz? Sanatçılarla, kulüp başkanlarıyla. Bugün her sokakta, mahallede
10 Kasım Pazartesi günü Beyaz Saray’da gerçekleşen sahne, Orta Doğu siyasetinin son on yılındaki en dikkat çekici diplomatik anlarından biriydi. ABD Başkanı Donald Trump ve Suriye Devlet Başkanı Ahmed el-Şara, kameralar önünde tokalaşırken, bu görüntü yalnızca iki ülke arasındaki uzun süredir kopmuş ilişkilerin onarılmasına değil, aynı zamanda Suriye iç savaşının ardından şekillenmekte olan yeni
ABD Başkanı Donald Trump’ın 10 Kasım’da Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara ile Beyaz Saray’daki görüşmesi hem Suriye hem de Ortadoğu’nun geleceği açısından yeni gelişmelere gebe. Bu görüşmenin bir aşamasına Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın da katılması uluslararası ilişkilerde pek rastlanan bir durum değil ve Suriye’nin geleceğinde Türkiye’nin ağırlığını koruduğunu ve Suriye’nin yeniden kuruluşunda Türkiye’nin etkisini artıracağını gösteriyor.
Kapitalizmin kalesi sayılan New York’ta belediye başkanlığı seçimini kendisini sosyalist olarak tanımlayan Afrika doğumlu, Müslüman, Demokrat Parti adayı Zohran Mamdani kazandı. 4 Kasım’da açıklanan seçim sonuçlarıyla 33 yaşında, Uganda doğumlu Mamdani, ABD Başkanı Donald Trump’ın, seçilmesi halinde şehrin fonlarını keseceği tehdidi altında, New York’un ilk Müslüman belediye başkanı oldu. Mamdani 1 milyon 36 bin 51
Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, ABD Başkanı Donald Trump’ın kendisinden Hamas’ı 29 Eylül’de ilan ettiği planı kabulü için ikna etmesini “rica ettiğini”, Trump’ın ricası üzerine Türkiye’nin “muhataplarıyla süratle irtibata geçtiğini” açıkladı. Erdoğan bu açıklamayı 8 Ekim’de Azerbaycan’daki Türk Devletleri Zirvesinden dönüşünde, uçağına kabul ettiği gazetecilere yaptı. Erdoğan, İletişim Başkanlığının internet sitesinde dökümü yayınlanan sözlerinde, Trump’ın Türkiye’den Hamas’ı









