2008 küresel krizinin ve 2015 göçmen krizinin tetiklediği dinamikler, Soğuk Savaş sonrası kurallara ve piyasa ekonomilerine bağlı liberal demokratik küresel düzenin geleceği için soru işaretlerine yol açtı. Popülizm, korumacılık, otokrasileri yatıştırma politikaları, dış politikada perakendeci yaklaşım öne çıktı. ABD’de küresel sorunlara ve kurumlara duyarsızlık, Avrupa Birliğinde (AB) entegrasyonla ilgili kurumsal sorunlar ve yumuşak güçte aşınma
Rusya’nın Ukrayna saldırısı ikinci haftasına girerken iki ülkenin Dışişleri Bakanları, Türkiye’nin arabuluculuğunda bir araya geldi. Üst düzeyde gerçekleştirilen ilk görüşme olma özelliğini taşıyan toplantıda, Ukrayna ateşkes ve sivillerin tahliyesi için insani koridor kurulması talebini Rusya ise Ukrayna’nın silahsızlanması talebini yineledi. Taraflar üst düzey diplomatik görüşmelerin devamı konusunda olumlu mesajlar verdi. Rusya Dışişleri Bakanı Sergei Lavrov
“Eşimle akşam bir yere gidiyorduk, aracı ben kullanıyordum. Depoyu doldurmak için benzin istasyonuna girdik. Pompacı arkadaş tanıdı, işaret etti, camı indirdim. “Biliyor musunuz?” dedi, “Önümüzdeki hafta muhtemelen işsizim”. Anlatmaya başladı: “Burada 20 kişi çalışıyoruz. İstasyonun aylık elektrik faturası 145 bin liraya yükseldi. Benzinden, mazottan patronun kâr haddi belli, onun üzerine çıkamaz. Masraflarsa artıyor. Biz de
Dışişleri Bakanı 7 Mart’ta Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov ve Ukrayna Dışişleri Bakanı Dimitro Kuleba’nın 10 Mart Perşembe günü Antalya’da kendi ev sahipliğinde buluşacağını söyledi. Bu üçlü toplantı, Rusya’nın 21 Şubat’ta başladığı istila harekâtından bu yana iki ülke arasında ilk üst düzey toplantı olacak. Rusya Dışişleri Sözcüsü Maria Zakharova, bu görüşmelerin teknik değil siyasi konularda,
Türkiye, Rusya’nın Ukrayna işgalinde ateşkes ilan edilmesi için diplomatik temaslarını arttırdı. Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, 6 Mart’ta Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile görüşecek. Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu’nun Antalya diplomatik forumuna çağrısı Rusya yetkililer tarafından olumlu karşılanırken, Cumhurbaşkanlığı düzeyinde Amerika Birleşik Devletleri ve Birleşik Krallık ile görüşmeler sürdürülüyor. Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın 5 Mart’ta yaptığı açıklamada
Büyüğü Vitali, küçüğü Vladimir… Ukraynalı iki kardeş… İkisi de eski dünya ağır sıklet boks şampiyonu… 2005-2015 arası ringlerde fırtına estirdiler. Dünya profesyonel boksunda bu 10 yıllık dönem, onlara ithafen “Kliçko dönemi” (Batı dillerinde Klitschko) diye adlandırılıyor. Babaları, Vladimir Rodinoviç Kliçko, Kızılordu’da helikopter pilotu bir subaydı. Geniş Sovyet coğrafyasının değişik yerlerinde görev yaptı. Bu nedenle Vitali,
“Rusya’nın Ukrayna’yı istilası mı, ekonomik kriz mi?” sorusunu belki de zor bir günde soruyorum. Yıllık enflasyon oranı 3 Mart sabahı TÜİK tarafından yüzde 54,44 olarak açıklandı; sadece Şubat enflasyonu yüzde 4,81. Bağımsız Enflasyon Araştırma Grubu (ENAG) ise aylık yüzde 44, 12 aylık yüzde 123,80 tahminlerini ilan etmişti ondan az önce. Öte yandan bir komşumuz üstün
Avrupa Birliği Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, Rusya’nın istilası altındaki Ukrayna için “Bizden biri. AB’de görmek istiyoruz” dedi. Leyen’in de kürsü aldığı Avrupa Parlamentosu’nun 1 Mart oturumuna video ile bağlanan Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodimir Zelensky ise Avrupa’nın Ukrayna’nın yanında olduğunu, Ukrayna’yı üye alarak kanıtlamasını istedi. Aynı gün Ankara’da konuşan Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan ise “Ukrayna’ya gösterdiğiniz
Rusya devlet başkanı Vladimir Putin Ukrayna’ya savaş açmak suretiyle, bir süredir savurmakta olduğu kabadayıca tehditlerin boş olmadığını gösterdi. Böylelikle, son yirmi yılın dünya siyasetine damga vuran ve eril siyasetin bir türü olan “kabadayı” ya da “delikanlı” siyaset (strongman politics) alanında çok ağır maliyetli bir performans sergiledi. Rusya’nın Ukrayna’ya savaş açmasının elbette birden çok sebebi ve








