Rusya devlet başkanı Vladimir Putin Ukrayna’ya savaş açmak suretiyle, bir süredir savurmakta olduğu kabadayıca tehditlerin boş olmadığını gösterdi. Böylelikle, son yirmi yılın dünya siyasetine damga vuran ve eril siyasetin bir türü olan “kabadayı” ya da “delikanlı” siyaset (strongman politics) alanında çok ağır maliyetli bir performans sergiledi. Rusya’nın Ukrayna’ya savaş açmasının elbette birden çok sebebi ve
Ukraynalı yetkililer, 24 Şubat Perşembe günü erken saatlerde, Rus askeri güçlerinin Çernobil nükleer santralinin kontrolünü ele geçirdiğini söylediklerinde, 1986’da Çernobil’de bir patlama sonrası meydana gelen insanlık tarihinin en kötü nükleer felaketi hatırlandı. Ukrayna Cumhurbaşkanı Zelenski, Rusya işgaline devam ederse böyle bir felaketin tekrar yaşanabileceği konusunda uyarırken, Ukrayna Dışişleri Bakanlığı, Başkan’ın uyarısını yineledi ve “1986’da dünya
Ukrayna krizi, anlaşmazlıklarda silaha başvurulmasına küresel plânda ciddi bir tepki olduğunu gösterdi. Hatta, sıcak çatışmanın tarafı olan ülkelerde dahi halk silah kullanılmasına şiddetli tepki veriyor. Örneğin, Rusya halkının sadece yüzde 12’si Ukrayna’ya yönelik askeri harekâtı destekliyor. Ukrayna’daki Rus askerlerinin silah kullanmaktan çekindikleri söyleniyor. Moskova’da savaş karşıtı yaygın sokak gösterileri devam ediyor. Yani, Rusya halkının büyük
Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodimir Zelensky 26 Şubat öğleden sonra bir Twitter mesajı yayınladı. Mesaj şöyleydi: “Türkiye Cumhurbaşkanı dostum Erdoğan ve Türk halkına güçlü destekleri nedeniyle teşekkür ederim. Rus savaş gemilerinin Karadeniz’e geçişinin yasaklanması ve Ukrayna’ya önemli askeri ve insani yardım bugün had safhada önem taşımaktadır. Ukrayna halkı bunu hiç unutmayacak!” Son derece ustaca yazılmış mesaj adeta
Rus askerleri hızla Kiev’e giredursun, ABD Başkanı Joe Biden dün Ukrayna’yı işgale devam eden Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in ödünü kopartacak bir hamle yaptı. Dört Rus bankasına daha yaptırım ilan etti. Böyle bir tepkinin bu kadar kapsamlı bir siyasi-askeri harekata girişen Kremlin’in hiç aklına gelmemiş olması mümkün mü? Zaten yanıt 22 Şubat’ta Putin ile Moskova’da
Rusya-Ukrayna krizinin Türkiye ekonomisine çeşitli kanallardan olası maliyeti olacak. Petrol kanalı, tarım ve ithalat kanalı, turizm kanalı ve elbette kurda son yaşanan gelişmelerde kur korumalı mevduatın Hazine’ye çıkması olası maliyeti. Tüm bunlarda basit bir hesap yaparsak ilk aşamada ülke ekonomimize yaklaşık 30-35 milyar dolar arasında ek maliyet gelebilir. Ülkemize gelen turistlerin yaklaşık yüzde 20’si Rus,
Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in 21 Şubat geç saatlerde Ukrayna’nın doğusundaki Donetsk ve Luhansk kukla hükümetlerini tanımasından kısa süre sonra Dışişleri Bakanlığı bu kararı tanımayacağını duyurdu. Açıklamada Rusya’nın bu kararının Ukrayna’nın egemenlik ve toprak bütünlüğünün ihlali olduğu vurgulandı. Türkiye Rusya-Ukrayna geriliminin artması üzerine askeri tebdirleri artırdı. Resmi kaynaklar, bunun bir “milli teyakkuz durumu olmadığını”, önelmlerin
Haberi 8 Şubat tarihinde ilk duyuran İzmit’te yayınlanan Kocaeli Halk gazetesi oldu. Kocaeli’de elektrik dağıtımını yapan SEDAŞ’ın hat yenileme ihalesini alan Yılmaz Elektrik şirketi konkordato ilan etmişti. O günlerde hala Kolin-Cengiz ortaklığı olan Akdeniz Elektrik şirketinin Isparta’ya üç gün enerji verememesini konuşuyorduk. Ayrıca Yılmaz Elektrik sektörde çok tanınan bir şirket olmasına rağmen kamuoyunca pek bilinen
Tacan İldemFatih Ceylan Çin’in yükselen gücü ve küresel erişimi, bu ülkenin özellikle ekonomik nüfuzunu hissedilir biçimde Avrupa kıtasına ve NATO topraklarına doğru genişletti. Batı toplumlarındaki yaygın algı, Çin’in otoriter eğilimleri bulunan, stratejik ideolojik hedeflere sahip önemli bir rakip olduğu yönünde. NATO-Çin ilişkileri yeni bir döneme giriyor. Özellikle son beş yıldır Çin, Batı için Rusya’nın yanısıra









