İklim değişikliği nedeniyle yaşadığımız, daha vahimini de bu yaz yaşayacağımız söylenen hava sıcaklıklarından bahsetmiyorum sadece. Hem ülke içinde hem de küresel düzlemde oldukça sıcak bir yaz gündemi bekliyor bizi. Sıcak yaz, AYM kararı Anayasa mahkemesinin son gecikmiş kararları tesadüf olamaz. Malum, Anayasa’nın 153/2. maddesinde Anayasa Mahkemesi iptal kararlarının geriye yürümeyeceği açıkça düzenleniyor. İptal edilenlerin yerine
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın Çin seyahatini dünya gündemine çıkaran konu ne Türkiye’nin Çin’den yatırım çekme ve ekonomik işbirliği arzusuydu ne de 12 yıl sonra Çin’in Sincan eyaletinde Uygur Türklerini ziyaret eden en üst düzey Türk yetkili olması. BRICS konusu 4 Haziran’da Çin basınında çıkan ve anında Rusya’da memnuniyetle karşılanan bir haberle başladı. Fidan Çin seyahatine
Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan 4 Haziran gününe başlarken gündeminde krize doğru evrilme ihtimali olan bir sorun vardı. O da bir gün önce, 3 Haziran’da İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya’nın tasarrufuyla Hakkari’nin daha 31 Mart’ta seçimden galip çıkmış DEM Partili Belediye Başkanı Mehmet Sıddık Akış’ın önce gözaltına alınıp, ardından görevden alınarak Vali Ali Çelik’in kayyım atanmasıydı. Gün sona
Anayasa Mahkemesi (AYM), Anayasa’da yapılan değişikliklere uyum sağlamak amacıyla çıkarılan 2018 tarihli 703 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi’nin birçok hükmünü iptal etti. Resmi Gazete’de yayımlanan ve 482 sayfadan oluşan karar, Meclis’in yeni bir yasa çıkarması için bir yıl sonra yürürlüğe girecek. T24’ten Sibel Yükler’in haberine göre AYM’nin iptal kararları arasında üniversite rektörlerinin, YÖK üyelerinin Cumhurbaşkanı tarafından atanması
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel, partisinin grup toplantısında yaptığı konuşmada Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı ziyaretinin ardından başlayan normalleşme tartışmalarının ardından iktidarı sert sözlerle eleştirdi, “böyle giderse millet erken seçim ister önünde kimse duramaz,” diyerek iktidarı uyardı. Özel, 4 Haziran’da CHP meclis grubu toplantısında yaptığı konuşmada Erdoğan’ın siyasette normalleşme tartışmaları ile ilgili “MHP’nin
3 Haziran’da görevden alınarak yerine kayyım atanan Hakkari Belediyesi eş Başkanı Mehmet Sıddık Akış, 5 Haziran’da Hakkari’de çıkarıldığı mahkemede “terör örgütü yöneticiliği” suçlamasıyla 19 yıl 6 ay hapis cezasına çarptırıldı. Akış, cezaevine gönderildi. Akış, 3 Haziran’da yapılan polis operasyonu ile Van’da gözaltına alınmış, İçişleri Bakanlığı belediye başkanlığına Vali Ali Çelenk’i kayyım olarak atamıştı. DEM Parti
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın 3-5 Haziran Çin ziyaretinde sadece Filistin, Uygur Türkleri ve Tayvan gibi siyasi konuları değil, iki ülke arasındaki ticari ve ekonomik ilişkileri stratejik düzeye yükseltme gündeminin de bulunduğu biliniyor. En çok üzerinde durulan konular arasında, Asya-Avrupa Kuşak-Yol projesinin Hazar geçişiyle Türkiye üzerinden geçişi başta olmak üzere ulaştırma projeleri ile enerji yatırımları bulunuyor.
Konuyla ilgili hemen herkesin 2024’ün en yüksek yıllık tüketici enflasyonunun gerçekleşeceğini beklediği Mayıs ayında enflasyon yüzde 75,5 oldu. TÜİK aylık enflasyonun ise yüzde 3,37 olduğunu belirtti. Bundan sonra enflasyonun hızla düşmesini bekliyoruz. Özellikle Temmuz ayından itibaren. Bu bekleyişin arkasında üç temel neden var. İlki ‘baz etkisi’ olarak bilinen teknik bir neden: 2023’ün Haziran-Eylül aylarında, 2003-2022
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) Mayıs ayı enflasyon verilerini yayınladı. TÜİK’e göre Mayıs ayında enflasyon aylık yüzde 3,37 oranında artarken yıllık bazda yüzde 75,45’e yükseldi. Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Mayıs ayı enflasyon verilerini “En kötüsü geride kaldı” diyerek değerlendirdi. Mayıs ayı resmi enflasyon tahmini yüzde 74 idi, bu tahmine göre yüksek çıkan enflasyon karşısında
“Din eğitimi – Bilim Eğitimi dengesi nasıl kurulacak?” başlığı aslında yanıltıcı bir önermeyi yansıtıyor. İkisine de ihtiyaç var, biri diğerinin alternatifi değil. Asıl soru, eğitim müfredatı içinde çocuklarımıza, gençlerimize hangi dozda bilim ve teknolojinin temel harcı olan matematik, fizik, kimya, biyoloji, ekonomi, hangi dozda maneviyatın kökenini oluşturan din, sosyoloji eğitimi verilmesi gerektiği olmalı. Tabii ki









