Geçtiğimiz günlerde TEMA Vakfı’nın paylaştığı bir bilgi dikkatimi çekti: “Yeşil Yol Projesi’nin İptal Kararı Kaldırıldı!” Karadeniz Bölgesi’nde, 9 ilin yaylalarını birbirine bağlayarak yaşam alanlarına zarar verecek olan yaklaşık 2.600 kilometre uzunluğundaki “Yeşil Yol” projesi ilk olarak 2011 yılında hazırlanan Çevre Düzeni Planı içerisinde yer almış, TEMA Vakfının açtığı dava neticesinde Danıştay “kesin hüküm” niteliğinde bir
Altılı Masa ortak adayının kim olacağını düşünedursun, sürükleyici gücü HDP olan Emek ve Özgürlük İttifakı 24 Eylül’de İstanbul’da ilan edildi. İttifakın kuruluşu alternatifinin olmadığını söyleyen, yeniden seçilmesini garanti gören Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan için gerçekten kötü bir haber olabilir. Neden sadece başlıktaki gibi “kötü haber” değil de “olabilir” diyorum? Çünkü Emek ve Özgürlük İttifakının (EÖİ) kuruluşu
Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun “Yanımda mısınız?” sorusu partililere hitaben “kızım sana söylüyorum” parti dışındakilere de “gelinim sen de anla” misaline benziyor. CHP liderinin bu sorusu, cumhurbaşkanlığı adaylığı konusunda parti içinde ve dışında kendisini “destekleyenler”, “karşı çıkanlar” ve “tavrını belli etmeyip zarar verenler” olarak ayrılabilecek en az 3 kesim olduğuna işaret ediyor. Yaptıklarıyla
CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu’nun partisine üçüncü “benimle misiniz, değil misiniz?” çıkışı diğer ikisinden daha sert oldu. Daha önce CHP’de de gideni tutmayacağım demiş, “Beşli çete” ile irtibat içinde olanları istemediğini söylemişti. Ama bu defa istemeden zarar verenlerin yanı sıra bilerek zarar verenler ve olan bitene sessiz kalanları da topa tuttu. Kılıçdaroğlu’nun bu sert çıkışı bir
Dünyanın pek çok ülkesinde olduğu gibi ülkemizde de hemen hemen her alanda kadınlar aleyhine toplumsal cinsiyet eşitsizliği bulunmaktadır. Ülkemizdeki kadın/erkek eşitsizliği toplumsal bir sorundur ve politika geliştirmek gerekir. Eğitimde, siyasette, çalışma hayatında, sosyal yaşamda, sağlık hizmetlerine ulaşımda, yoksullukta, sosyal güvenlik gibi pek çok alanda bu eşitsizliği görüyoruz. Son dönemde artan şiddet konusu da bu problemlere
Önce CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu başta olmak üzere Altılı Masa liderlerinin sık sık “aramızda sorun yok” diye iman tazelemelerine değinmek lazım. Özellikle de Kılıçdaroğlu’nun CHP içindeki sorunları dışarı vurup partisini ikinci defa uyardığı sırada. Unutmamak lazım ki siyaset yaşanan gerçeklerden çok algılanan gerçekler üzerine kuruluyor. Halkta -velev ki iktidarın propaganda aygıtlarının da katlısıyla- Altılı Masada
Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu Amerika Birleşik Devletleri seyahati öncesinde CHP grubuna sert disiplin mesajı verdi. Yeni yasama yılı öncesinde CHP parlamento grubu ile 22-25 Eylül’de İzmir Seferihisar’da gerçekleştirilecek iki günlük kampa giren CHP Lideri Kılıçdaroğlu, “benimleyseniz benimle olduğunuzu artık hissetmek istiyorum” dedi. Kılıçdaroğlu ana muhalefet partisi mensuplarına hitaben yaptığı konuşmada “Ama şunu
Türkiye’de Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgelerinde bulunan daimî kar sınırının üzerindeki dağlarda buzullar yer alır. Genellikle vadi buzulu ve buzyalağı buzulu tipinde olan buzulların yanı sıra, Türkiye’nin tek doruk buzulu Ağrı Dağı’ndadır. Yaklaşık 10 kilometrekarelik alanıyla da ülkedeki en büyük buzuldur. Türkiye’nin en büyük vadi buzulu ise ülke içindeki buzulların üçte ikisini bulunduran Güneydoğu Toroslardaki
Merkez Bankası Eylül ayı faiz kararı 22 Eylül’de gerçekleştirilen Para Politikası Kurulu toplantısı ardından açıklandı. Eylül ayında faizler 100 baz puan düşürülerek yüzde 13’ten yüzde 12’ye çekildi. Politika faizi Ağustos ayında da 100 baz puan indirilerek yüzde 13’e düşürülmüştü. Merkez Bankası, 22 Eylül’de gerçekleştirilen Para Politikası Kurulu toplantısının ardından politika faizi olan bir hafta vadeli
Rusya Cumhurbaşkanı Vladimir Putin 21 Eylül’de “kısmi seferberlik” ilan etti. Putin’in Rusya’nın, Sovyetler Birliği dönemi dahil, İkinci Dünya Savaşından bu yana ilan ettiği ilk seferberlik ilanı bir tehdidi de içeriyordu. Rus topraklarına yönelik saldırılara bütün imkanlarıyla karşılık vereceğini söylemesi de elindeki nükleer silahlara da başvurabileceği anlamına geliyordu. Rusya’nın 2014’te ilhak ettiği Ukrayna’nın Kırım yarımadasını Rus









