Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın son tercihi Akın Gürlek tarihimizin yargı ve yargı-siyaset ilişkilerinde en derin izler bırakacak, en çok tartışılacak Adalet Bakanı olmaya aday. Erdoğan ona güveniyor. Muhtemelen onda liyakatın ötesinde sadakate önem veren bir damar görüyor; sadece İstanbul performansıyla dağil, daha önce hâkimlik yaptığı dönemde aldığı siyasi nitelikli davalardaki duruşundan da. En son açıktan açığa
Yunanistan Başbakanı Kriyakos Miçotakis’in 11 Şubat Ankara ziyareti, daha çok yapılmış olması nedeniyle önem taşıyan bir ziyaretti. Nitekim hem Miçotakis hem de onunla birlikte dokuz bakanını Yüksek Düzeyli İşbirliği Konseyi toplantısında ağırlayan Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan önemli olanın “diyalog kanalarının açık tutulması olduğunu” söyledi. Miçotakis diyalogu güçlendirmek için Atatürk-Venizelos mirasını örnek verdi. Bu örneğe Cumhurbaşkanlığı sitesinde
DEM Parti heyetinin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Külliye’de yaptığı görüşme, bir süredir beklenen ama çerçevesi belirsiz temaslardan biriydi. Ancak bu kez görüşme, yalnızca bir diyalog fotoğrafı olarak kalmadı. Aynı gün Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “Terörsüz Türkiye” inisiyatifini bir başarı olarak tanımlaması ve Meclis’te kurulan komisyonun raporunun tamamlanmak üzere olduğunu açıklaması, sürecin yeni bir evreye girdiğine işaret
Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan 10 Şubat gece yarısı kararnamesiyle İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı Akın Gürlek’i, Yılmaz Tunç yerine Adalet Bakanlığına, Erzurum Valisi Mustafa Çiftçi’yi de Ali Yerlikaya yerine İçişleri Bakanlığına atadı. Kararnamede Tunç ve Yerlikaya’nın “görevden aflarını” istediği yazılı ki bu Erdoğan’ın Cumhurbaşkanlığı döneminde görevden alındıkları şeklinde okunuyor. Her iki devlet görevlisi de şahin isimler olarak biliniyor.
Ekrem İmamoğlu’nun siyasetten yasaklatabilecek “Ahmak” davasında mahkemenin mahkûmiyet kararını istinaf (Bölge Adliye) mahkemesi onayladı. Fakat yargılama süreci bitmedi. Şimdi de Yargıtay’ın istinaf mahkemesinin kararını onaylayıp onaylamayacağı merak ediliyor. Benzer bir süreç diploma iptali davasında da yaşanacak. İmamoğlu önce istinaf (Bölge İdare) mahkemesine başvuracak, onun vereceği karar da Danıştay’da temyiz edilecek. Basit bir sorun üç mahkeme
Japonya, 8 Şubat 2026’da yapılan erken genel seçimlerle tarih yazdı. Ülkenin ilk kadın Başbakanı Sanae Takaichi liderliğindeki Liberal Demokrat Parti (LDP), 465 sandalyeli alt mecliste 316 sandalye kazanarak İkinci Dünya Savaşı sonrasının en büyük zaferini elde etti ve üçte iki süper çoğunluğa ulaştı. Bu sonuç, Takaichi’nin sadece 110 gün önce başbakan olmasından sonra yapılan baskın
Güney Kore’de üniversiteler, zorbalığı artık “okulda kalmış bir mesele” saymaktan vazgeçiyor. Başarılı notlar, parlak sınav skorları tek başına yeterli değil; kampüse kimin girdiği, kampüste nasıl bir kültür kurulacağını da belirliyor. Bu, yalnızca gençleri cezalandıran bir hamle değil: üniversitenin, güvenlik ve etik iklim üretme sorumluluğunu yeniden hatırlatan sert bir uyarı. Türkiye’de ise zorbalık çoğu zaman yaşanıyor
CHP TBMM Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın, Tele2 YouTube kanalında Keçiören Belediye Başkanı Mesut Özarslan’ın CHP’den istifası üzerine, “Parti olarak özeleştiri yapma zamanının geldiğini” söylemiş. Günaydın, CHP’de “aday belirleme yöntemleri dahil olmak üzere” kapsamlı özeleştiri yapmak gerektiğini söylüyor. Günaydın haklı. CHP’nin Deniz Baykal döneminde başlayan, Kemal Kılıçdaroğlu döneminde zirve yapan, Özgür Özel döneminde devam eden “Nasıl
Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, Suriye hükümetiyle SDG arasında varılan anlaşmaya rağmen henüz Türk askerini Suriye’den çekme zamanı gelmediğini söyledi. Aynı şeyin Irak’taki Türk askeri için de geçerli olduğunu söyleyen Güler “Oralardan çekilme kararını Türkiye Cumhuriyeti alır. Başkasının ne dediğine bakmayız. Şu anda böyle bir karar yok” dedi. Güler bu açıklamaları BAYKAR’ın kurucusu Özdemir Bayraktar









