CHP Genel Başkanı Özgür Özel, asgari ücretin 22 bin TL olarak açıklanmasının ardından iktidarı erken seçime zorlayacaklarını açıkladı. Halk TV’ye konuşan Özel, “2025’in bir geçim yılı olmayacağı belli. Onu bir seçim yılı olarak Cumhuriyet Halk Partisi olarak tanımlıyoruz. Zorlayacağız” dedi. Geçim değil seçim yılı: 22 bin lira küfür gibi Özel, hükümetin ekonomi politikalarını sert bir
2024’ü geride bırakmak üzereyiz. 2025’e girerken ekonomimiz ne durumda? Doğru yolda mıyız? Kısa bir değerlendirme yapmakta yarar var. 24 Aralık akşamı -Temmuz’da bir daha artırılmazsa- 2025 yılının tümü için geçerli olacak asgari ücret açıklandı: 22104 lira. Mevcut asgari ücrete kıyasla yüzde 30 artış anlamına geliyor. TÜRK-İş Ankara’da yaşayan dört kişilik bir aile için hem açlık
“Milli birlik ve beraberliğe en çok ihtiyaç duyduğumuz şu günlerde” diye başlayan bir cümleye hazır olun bu günlerde. Örneğin, Türk-İş ve diğer sendikalara emekten gelen gücünü kullanarak genel grev öneren CHP, ola ki seçmenden gelen gücünü kullanıp asgari ücretin alelacele, beklentilerin altında 22,104 lira olarak duyurulmasını protesto mitingleri filan düzenlemeye kalkarsa. Bu ifadeyle başlayan ve
Asgari Ücret Tespit Komisyonu, 2025 yılı için geçerli olacak asgari ücreti belirlemek üzere dördüncü toplantısını 24 Aralık’ta gerçekleştirdi. Toplantı sonrası açıklama yapan Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, asgari ücretin yüzde 30 artışla net 22 bin 104 TL olarak belirlendiğini duyurdu. İşveren desteği ise 700 liradan 1000 liraya yükseltildi. Kasım ayında Asgari Ücret tartışmalarını
Balıkesir’de Karesi ilçesinde patlayıcı üretilen fabrikada 24 Aralık’ta patlama ve çökme meydana geldi. Patlama sonucunda 11 kişi hayatını kaybetti 7 kişi yaralandı. Karesi ilçesine bağlı Kavaklı Mahallesi’nde özel bir firmaya bağlı çalışan mühimmat fabrikasında patlama meydana geldi. Olayın ardından bölgeye çok sayıda 112 Acil Sağlık ve itfaiye ekibi sevk edildi. İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, Milli
Baştan söyleyeyim: Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, ona bu Cuma namazını Emevî Camiinde kıldırma yarışındaki meslektaşlarımızı hayal kırıklığına uğratacak belki ama bu Cuma, yani 27 Aralık’ta Şam’a gitmiyor. YetkinReport’un Cumhurbaşkanlığı kaynaklarından edindiği bilgiye göre, 27 Aralık Cuma günü Balıkesir’de olması öngörülüyor. Diyeceksiniz ki, şaşırtmaca olabilir, Cumhurbaşkanı bakarsınız Şam’dan çıkar, ama o ayrı; programında Şam değil Balıkesir var.
Orta Doğu, güvenlik, ekonomik, kültürel, tarihi ve insanlık ilişkilerimiz açılarından dış politikamızın yaşamsal alanlarından birini oluşturuyor. Dolayısıyla bu bölgeye yönelik politikalarımızın iyi anlaşılması yararlı olabilir. Türkiye’nin Orta Doğuda, AKP öncesinde ve sonrasında izlediği dış politikalar arasında bariz bazı farklılıklar dikkat çekiyor. AKP iktidarından önce Türkiye, AKP iktidarından önce Orta Doğu ülkelerinin her biriyle, genel olarak
Cumhurbaşkanlığı Kabinesi, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında önemli gündem maddeleriyle toplanıyor. Kabine gündeminde Suriye’deki son gelişmeler ve milyonlarca çalışanı yakından ilgilendiren asgari ücret konusu yer alacak. Suriye’deki gelişmeler iç siyasetteki dinamikleri de değiştirdi. Yapılan son araştırmalar Erdoğan’ın oy oranının yükseldiğini gösterirken AK Parti cephesinde önemli değişiklikler kapıda. Parti yönetiminin Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın talimatıyla kongre sürecini hızlandırdığı
Geçen hafta sonu gazeteci Nevşin Mengü aleyhine bir mülakatı nedeniyle soruşturma açıldı; gözaltına alındı, adli kontrol ve yurtdışına çıkma yasağıyla bırakıldı. Bu hafta sonu gazeteci Özlem Gürses’e canlı yayında, dil sürçmesi olduğu bir ifadesi nedeniyle soruşturma açıldı; gözaltı, kelepçe, ev hapsi, yurtdışı yasağı. Üstüne T-24’e soruşturma haberi geldi. Bu endişe verici gelişmelerin bir ortak paydasının
Şam Ravda Meydanı, 15 Aralık 2024, Türkiye’nin Şam Büyükelçiline 12 yıl aradan sonra, ay yıldızlı Türk Bayrağı çekildi. Bayrağı göndere çekmek kadar, orada kalması da önemli. Bayrağımız göndere çekilirken, 12 yıl önce orada görev yapan bir diplomat olarak, televizyonun başında heyecan, gurur ve duygu yüklüydüm. O dönem Türkiye’nin Şam Büyükelçisi olan Ömer Önhon’un “Büyükelçinin Gözünden









