Ankara içişleri Siyaset Kulisleri Haber Yorumlar: Ankara’nın siyaset kulislerinden derinlemesine bilgi, analiz ve tahminler veren ancak Ankara’nın ötesinde yerel siyasetin nabzını tutan haber ve yorumlar.
Gelin olaylara başka açıdan bakalım. Geçen yıl bu zamanları hatırlayalım. Covid-19 salgının ortaya çıkmasıyla Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın beğeni düzeyinde bir sıçrama olmuş, ama bu kısa sürmüştü. İlk aylarda biraz da nazik, saygılı tavrıyla güven veren, öne çıkan Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’nın anketlerdeki beğeni düzeyi bir ara -kısa bir dönem de olsa- Erdoğan’ı geçti.Sonra İçişleri Bakanı
Türkiye’nin makroekonomik kırılganlıkları sorun olacağını 2018 seçimlerinden önce hissettirmeye başlamıştı. Ancak o günlerde bunun hane halkına bir yansıması söz konusu değildi. Ağustos 2018’deki Rahip Brunson krizinden sonra başlayan problemler hane halkın çok geçmeden enflasyon ve işsizlik olarak yansıdı. Üzerine salgın ve salgının ekonomik etkileri eklenince vatandaş çok uzun bir süredir ciddi ekonomik problemlerle baş başa
Sadece savcılar değil, belki müfettişler için de söylemeliyiz: Türkiye’de adalet peşinde savcılar, adalet peşinde hakimler yanı sıra, idarenin düzgün işleyişini halk adına denetleyecek müfettişler kaldı mı?Hayır, sadece Sedat Peker vidolarındaki önemli iddialar için sormuyorum.O ayrı bir utanç kaynağına dönüştü. Uçan kuşun kanadından Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’a hakaret gerekçesiyle muhalif siyasilere gazetecilere, sivil toplumculara dava açıp göze
Avrupa Konseyi’nin, İstanbul Sözleşmesi’nin 10’uncu yılı münasebetiyle 11 Mayıs’ta düzenlediği çevrimiçi toplantının açılış konuşmasını yapan ev sahibi Alman Bakan Franziska Giffey, Türkiye’nin sözleşmeden çekilmesini “kötü haber” diye niteledi ama iyi haberlerden ve sözleşmenin olumlu etkilerinden daha fazla söz etmeyi tercih etti. Avrupa Konseyi Genel Sekreteri Marija Pejčinović Burić ve Avrupa Konseyi Parlamenter Asamblesi Başkanı Rik
Anayasamızda hala yazılı olan laik, demokratik, sosyal hukuk devletinde yeri olmayan helallik konusuna girmeden önce Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın hangi hatanın eşiğinde olduğunu söyleyeyim.Cumhurbaşkanı dün, 14 Mayıs’ta, 17 Mayıs Pazartesi’den itibaren “normalleşmenin” başlayacağını söyledi. Sıradaki hata bu olacak.Buna göre 16 Mayıs’ta yani yarın hastalığın bulaşma oranının günde 5 binin altına ineceğinden emin olması lazım. Öyle ya
Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu’nun tepki çeken “Turistin görebileceği herkesi mayıs sonuna kadar aşılayacağız” sözlerinin ardından Kültür ve Turizm Bakanlığı da sosyal medyada paylaştığı bir tanıtım videosunda, “Aşılandım” diyen turizm çalışanı görsellerine yer verdi. Üzerinde “Keyfini çıkarın. Aşılandım” yazılı maskeler takan insan görsellerine yer verdiği video, gelen tepkiler üzerine silindi. Videoda “Temizlenmiş tatil köyleri ve aşılanmış
ABD Başkanı Joe Biden’ı Donald Trump’ın keyfi ve gerici yönetimine karşı Beyaz Saray’a taşıyan ilericilik iddiası Filistin’de yerle bir oldu. ABD yönetimi 10 Mayıs’ta Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyinin İsrail polisinin 7 Mayıs’ta Mescidi Aksa’da başlattığı saldırıyı kınamasını veto etti. Beyaz Saray’dan 11 Mayıs’ta yapılan açıklamadaysa, İsrail’in Gazze’den atılan Hamas ve İslami Cihad roketlerine karşı kendisini,
Geçtiğimiz Cuma, 7 Mayıs günü Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin Mayıs ayı rotasyon başkanı olan Çin Halk Cumhuriyeti, daimi ve geçici üyeleri özel gündemle topladı. Konu, BM merkezli uluslararası sistemin ve çok taraflılığın nasıl sürdürülebilir olduğunu irdelemekti. Çin Dışişleri Bakanı Wang Yi’nin başkanlık ettiği toplantıda ABD yönetimine net bir başkaldırı vardı.Wang Yi, “Ülkeler, birbirlerine karşı zorbalık









