Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın ABD Başkanı Donald Trump’ı doğrudan eleştirmeme orucu devam ediyor. Üstelik birbiri ardına gelen, özellikle de Erdoğan’ı normal koşullar altında çok rahatsız etmesi gereken İsrail ve Filistin odaklı gelişmeler karşısında adeta Trump orucu tutuyor. Demek ki koşullar normal değil. Düşünsenize, Joe Biden döneminde dört yıl Beyaz Saray’a -defalarca davet beklediğini söylemesine rağmen adım
Suriye’nin geçiş dönemi Cumhurbaşkanı Ahmed el-Şara ve başında bulunduğu Hayat Tahrir el Şam (HTŞ), halen Birleşmiş Milletlerin terör listesinde yer alıyor. Ama Türkiye, Arap ülkeleri, ABD, AB ve diğer uluslararası camia, Şara’yı geçiş dönemini yönetecek ve ülkeyi serbest seçimlere götürecek devlet başkanı olarak kabul etti. El-Şara, geçiş dönemi yol haritasını açıkladı ve bu dönemin 3-4
Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara’nın 4 Şubat’ta Beştepe’de Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın konuğu olduğu aynı saatlerde İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu da ABD Başkanı Donald Trump’ın Beyaz Saray konuğuydu. İkinci başkanlık döneminin ilk konuğunun Gazze’de 60 binden fazla Filistinliyi öldürtüp taş üstünde taş bırakmayan Netanyahu olması zaten kendi başına vicdansız bir tercihti. Ama ortak basın toplantısında Gazze’ye dair
Suriye’deki geçici yönetimin Cumhurbaşkanı Ahmed Şara’nın Ankara’da Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ı ziyaret edeceği 4 Şubat günü İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu da ABD Başkanı Donald Trump’ın yeni dönemde Beyaz Saray’da ağırlayacağı ilk lider olarak Vaşington’da. Netanyahu eşsiz bir pervasızlık örneği vererek Trump’la Ortadoğu’ya yeni bir şekil vereceklerini söyledi: haritalar yeniden çizilecekmiş. Neye niyet neye kısmet. Trump’da Netanyahu’yu
Dışişleri Bakanlığı bir süredir kayıp olan üç Türk işçinin “Kaçak yollarla Lübnan’dan İsrail’e geçmeye çalışırken İsrail tarafından o bölgede düzenlenen bir hava saldırısında” öldürüldüğünü bildirdi. Bakanlık yazılı açıklamasında İsrail’in “hukuksuz” saldırısını “en güçlü şekilde kınarken”, İsrail’i “insan hayatını hiçe sayan ve bölgemizdeki gerilimi artıran, saldırgan politikalarına bir an önce son vermeye” çağırdı. Dışişleri Bakanlığı Türk
Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan Bolu’daki yangın felaketinde ölenlerin cenaze töreninden Ankara’ya dönüşünde Milli Güvenlik Kurulu’nu (MGK) toplandı. MGK’nın 22 Ocak toplantısı gündeminde Kırmızı Kitap olarak bilinen gizli yönetmeliğin değiştirilmesinin bulunduğu zaten önceden medyaya sızmıştı. Toplantı sonrası yapılan açıklamada buna ek olarak birbirine bağlantılı üç madde öne çıkıyor. 1- PKK’yla mücadele, 2- Suriye’nin geleceği, 3- İsrail’in yayılması.
Geldi, geliyor derken Donald Trump 20 Ocak’ta başkanlık görevini devraldı. İlk gün imzaladığı kararnamelerle sadece ABD değil, dünyada da Trump döneminin başladığını ilan etti. Ayrıntılarına girmeden şu izlenimi paylaşayım: “Trump 2017’de de başkan olmuştu ama Washington farkında değildi. Şimdi fazlasıyla farkında. Örneğin, eskiden Trump’a oy veren, oy verdiğini saklardı, şimdi gururla söylüyor.” Bu izlenim Trump
İsrail ve Hamas’ın Gazze’de 7 Ekim 2023’ten bu yana süren kanlı savaşta ateşkes ve esir takası konusunda 15 Ocak’ta anlaşmaya vardığı açıklandı. 19 Ocak Pazartesi günü yürürlüğe gireceği bildirilen 3 aşamalı anlaşmanın her biri 42’şer güne bölünmüş 2 aşamadan sonra tamamlanması öngörülüyor. Buna göre İsrail, Gazze’den çekilecek ama Gazze’nin İsrail’le sınırı boyunca 1 kilometrelik bir
ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken, Suriye’nin kuzeyindeki SDG varlığı ile ilgili Türkiye’nin itirazlarını “meşru kaygılar” olarak nitelendirirken, “sorunun çözümü için zaman” istedi. Türkiye ise askeri operasyon seçeneğini masada tutmaya devam ediyor. 8 Ocak’ta Fransa ziyaretinde konuşan Blinken, çözümün “Suriye Demokratik Güçleri’nin, biz savaşçıların ülkelerine geri gönderilmesi ve ailelerinin menşe ülkelerine gönderilmesi için çalışmaya devam ederken,









