Diplomaside en tehlikeli anlar, sert sözlerin söylendiği değil; sessizliğin uzadığı anlardır. Çünkü uluslararası siyasette boşluk kalmaz. Bırakılan her boşluk, karşı tarafın cesaretiyle, hamleleriyle ve zamanla fiilî duruma dönüşen adımlarıyla doldurulur. Bugün Ege’de tam da böyle bir eşikteyiz. Şubat ayında, Ramazan’ın başlayacağı 19 Şubat’tan önce Ankara’da yapılması beklenen Yüksek Düzeyli İşbirliği Konseyi toplantıları (*) ve Erdoğan–Miçotakis
El Kaide’nin 11 Eylül 2001 terör saldırıları sonrası “Hepimiz Amerikalıyız” sloganı öne çıktı. Uluslararası ortam 2000’li yıllara önemli bir kırılma ile girdi. Afganistan ve Irak operasyonları sonrasında “Hepimiz Amerikalı mıyız?” sorusunun zihinlerde yer alması ise şaşırtıcı olmadı. Robert Kagan’ın 2002 yılında bir makalesinde ABD ve AB bağlamında kullandığı “Mars ve Venüs” benzetmesi ile ABD Savunma
Nice’teki 3’üncü BM Okyanus Konferansı’nda 9 Haziran’da konuşan Yunanistan Başbakanı Kyriakos Mitsotakis “Yunanistan’ın ilk iki deniz parkının kurulmasına ilişkin yasal işlemlerin Haziran ayı içerisinde başlayacağını” açıklamıştır. Yunan Başbakan bu konuda şunları söylemiştir: “Yunanistan’ın ulusal düzeyde deniz koruma konusunda çok önemli bir adım attığını duyurmaktan mutluluk duyuyorum. Bu ayın sonundan önce, ilk etapta İyon Denizi’nde ve
Yunanistan Başbakanı Kiryakos Miçotakis’in 13 Mayıs’ta Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın konuğu olarak Ankara’da ağırlanmasından beklenen en önemli sonuç bir tatsızlık çıkmaması olacak. Evet, 7 Aralık’ta iki liderin Atina’da imzaladığı “Dostane İlişkiler ve İyi Komşuluk Hakkında Atina Bildirgesi”nin içini doldurmak için bir dizi protokol ve anlaşma masada. Yıllık ticaretin 6 milyar dolardan 10 milyar dolara çıkarılmasından yasa
Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan 7 Aralık’ta aralarında Yunanistan Başbakanı Kiryakos Miçotakis’in de bulunduğu bir dizi görüşme yapmak amacı ile Atina’ya gitti. Yedi yıldır yapılamayan Yüksek Düzeyli İşbirliği toplantısı da bu vesileyle yapılacak. Ege denizinde karşılıklı olarak askeri tatbikatların azaltılması gibi adımların atılmasıyla, en azından Ege’de bir yaz ve güz geçti; her iki ülkedeki turizm sektörü de
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ve Yunanistan Dışişlari Bakanı Yorgos Yerapetritis ile 5 Eylül’de Ankara’da bir araya geldi. İkili görüşmenin ardından basin açıklaması yapan bakanlar, Yunanistan-Türkiye ilişkilerinde “olumlu döneme girildiği” vurgusunu paylaştılar ve toplantıda önümüzdeki dönemde ilişkilerin geliştirilmesi için belirlenen yol haritasının konuşulduğunu belirttiler. İlk olarak konudan hakan Fidan, “Yunanistan ile ilişkilerimizde yeni ve olumlu bir
Türkiye’nin ABD’den almak istediği gelişmiş 40 F-16 Viper savaş uçağı ve eldeki 245 adet F-16’dan 80’i için güncelleştirme takımının satışına Senato’da koyulmak istenen engel 11 Ekim günü kaldırıldı. Türkiye’nin bu uçakları Yunanistan üzerindeki uçuşlarda ve Suriye’de PKK bağlantılı SDG’ye karşı kullanmaması ile İsveç ile Finlandiya’nın NATO üyeliklerini onaylaması gibi iki şarta bağlanmak istenen engel, önerge
Tam da Abdülhamid Han sondaj gemisi, Akdeniz’de suları bulandırmadı yeni bir krize neden olmadı diye sevinirken, bu kere Yunanistan Türk-Yunan ilişkilerinde havayı elektriklendirdi. Yunanistan’a ait hava unsurları bir hafta içerisinde Türk F-16’larını üç kez radar kilidi atarak taciz etti. Bir uçağın radar menziline alınarak vurulması için tetik çekilmesine kadar gerekli teknik hazırlıkların tamamlanmasına kilit atmak
ABD Temsilciler Meclisi 14 Temmuz’da Kongre’deki Türkiye aleyhtarı havanın canlı kanıtı sayılacak bir karar aldı. Meclis ABD Başkanı Joe Biden’ın Türkiye’ye F-16 satışına Yunanistan engeli koyarak izin vermesini istedi şerhi öneriye koyarak onayladı. 179’a karşı 244 oyla kabul edilen ve ABD Meclisindeki, Ermenistan ve Yunanistan lobilerinin temsilcilerinin adını taşıyan Pallone/Pappas değişiklik önergesine göre Türkiye’ye ancak
“Zürafa” deyince, hepimizin aklına ilk olarak hayvanat bahçelerinde gördüğümüz, karada yaşayanlar arasında en uzun, geviş getirenler arasında ise en büyük sevimli bir hayvan gelir. Zürafanın bir özelliği de hayvanlar arasında en yüksek kan basıncına ve en güçlü kalbe sahip olmasıymış. Yüksek tansiyonuna rağmen baygınlık geçirmeden 5 metreyi bulan başını sağa sola çevirip eğilebiliyormuş. Ege sorunlarının
- 1
- 2









