Son durumu şöyle özetleyelim: 18 Şubat’ta ABD ve Rusya Dışişleri Bakanları Suudi Arabistan’da Ukrayna’yı çağırmadan Ukrayna savaşını konuşurlarken Ukrayna Cumhurbaşkanı Ankara’da Türk Cumhurbaşkanında teselli arıyordu. Avrupa Birliği de masada yoktu, o konuya geleceğiz. ABD’nin yeni ABD Başkanı Donald Trump, bu toplantıdan kısa süre sonra Florida’daki malikanesinde gazetecilere Ukraynalıların “Davet edilmedik” yakınması üzerine “Üç yıldır durdunuz”
ABD ve Rusya heyetleri, ikili ilişkileri normalleştirmeyi ve Ukrayna’daki savaşı sonlandırmayı hedefleyen görüşmelere Riyad’da başladı. Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski de Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile görüşmek üzere Ankara’ya geldi. Bir yandan görüşmeler sürerken, Devlet Başkanı Vladimir Putin yönetimindeki Rusya siyasi ekonomik ve jeopolitik zorlukların yanısıra toplumsal akımlarla karşı karşıya. Yönetim güçlü onay oranlarını ve
ABD’de Donald Trump’ın yeniden Başkan seçilmesi ardından Rusya ile beklenen yakınlaşma ve Avrupa Birliği ile beklenen uzaklaşma beklenenden çok daha hızla ilerlemeye başladı. Bunun son ve en saklanması mümkün olmayan göstergesi Münih Güvenlik Konferansı (MSC) Başkanı Christoph Heusgen’in 16 Şubat’taki kapanış toplantısını gözyaşları içinde bitirmesi oldu. Heusgen, “(ABD) Başkan Yardımcısı JD Vance’in (14 Şubat) Cuma
ABD Başkanı Donald Trump’ın 12 Şubat’ta Rusya Cumhurbaşkanı Vladimir Putin’le 90 dakikalık bir telefon görüşmesi yaptı. Asıl konusu Ukrayna olan görüşme ardından iki liderin muhtemelen Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman’ın davetlisi olarak Riyad’da yüz yüze de görüşeceği açıklandı. Bu kez Kremlin tarafından da doğrulanan görüşmeden çıkan birkaç sonuç var. Ver kurtul denilen.. Trump’ın
Rusya Federasyonu’nun Ankara Büyükelçisi Aleksei V. Erkhov, Batı yaptırımlarının Rus-Türk ticari ilişkilerini olumsuz etkilediğini ve yıl sonunda Türk-Rus ticaret hacminin düşmesinin beklendiğini bildirdi. Ekonomi Gazetesi’nden Maruf Buzcugil’e konuşan Erkhov, banka transferlerinin büyük ölçüde bloke edildiğine dikkat çekti. Rusya’nın Ukrayna’ya başlattığı işgal harekatının ardından sürdürülen yaptırımlarının uluslararası ticareti olumsuz etkilediğini, ticari zincirlerin kesildiğini ve tedarik sistemlerinin
Almanya, Fransa, İtalya, İspanya ve İngiltere dışişleri bakanları Polonya Dışişleri Bakanının ev sahipliğinde 19 Kasım’da Varşova’da toplandı. Bir gün önce AB Dışişleri Bakanları toplantısı vardı. İngiltere artık AB üyesi değil, ama belli ki AB’nin en cüsseli üyeleri, aralarına İngiltere’yi de alıp Rusya’ya karşı bir ortak açıklama yaptı. Varşova toplantısının siyasi-askeri yönden simgesel ağırlığı vardı. 1-
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in yeni bir nükleer doktrin imzalamasıyla ilgili konuştu, “NATO yetkilileri düşünmelidir” dedi. Brezilya’nın Rio De Janerio kentinde gerçekleştirilen G20 Liderler Zirvesi sonrasında 19 Kasım’da basın toplantısında konuşan Erdoğan, “Rusya’nın attığı bu adım NATO yetkilileri tarafından düşünülmelidir, bu adım gözden geçirilmelidir” ifadelerini kullandı. Erdoğan, “Her şeyden önce nükleer
Dışişleri Bakanlığı 18 Kasım günü iki yalanlama birden yayınladı. Dışişleri Bakanlığı kaynakları önce Hamas’ın siyasi bürosunu Katar’dan Türkiye’ye taşımasına izin verildiği yolunda İsrail basınında çıkan haberleri yalanladı. Kaynaklar “Hamas Siyasi Büro üyeleri zaman zaman Türkiye’yi ziyaret etmektedirler. Hamas Siyasi Bürosunun Türkiye’ye taşındığı yönündeki iddialar ise gerçeği yansıtmamaktadır” dedi. Güvenlik kaynakları Hamas’ın da telegram hesabında “Bazı
ABD’de İkinci Donald Trump dönemi başlıyor. Zafer konuşmasında “Amerika’ın altın çağının” başladığını söyledi. Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan “Daha adil dünya” dileyerek kutladı. (*) İlk değerlendirmelere göre Cumhuriyetçilerin Trump’la seçimi kazanmasındaki en önemli etkenlerden birisi, Demokratların Trump’ın karşısına onun kadar güçlü bir aday çıkaramamış olmaları görünüyor. Demokratlar, Joe Biden’ın zihni melekelerindeki sorun nedeniyle Kamala Harris’in belki Trump’ın