CHP’nin önceki genel başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun 20 Mayıs öğle saatlerinde X hesabından yayınladığı bir video mesajı sadece CHP değil siyaset kulisinde sarsıntıya yol açtı. Kılıçdaroğlu mesajında “temiz siyaset” vurgusu yapıyor, CHP’nin “kirletilmesinin” Atatürk’ün mirasına “ihanet” olduğunu söylüyor ve “Bay Kemal’in ahlak mücadelesini” hatırlatarak “arınma” ihtiyacından söz ediyordu: “CHP bir ulu çınardır. Bu ulu çınarın gölgesi haramın
Son birkaç gündür Türk dış politikasının Batı, yani NATO, Avrupa Birliği cephesinde, Doğu, yani İran-İsrail cephesindeki gelişmelere bağlı önemli hareketlilik gözleniyor. Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın geçen ay İngiltere ve hafta başında Almanya’daki temaslarından hemen sonra Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen ile yaptığı telefon görüşmesi bu çerçevede sayılabilir. Bu görüşmelerin bugün
Cumhuriyet savcılarının soruşturmalarına ve iddialarına göre devletimiz yolsuzluk kaynaklı büyük bir tehditle karşı karşıya olmalı: Suç örgütleri siyasi partileri para ve hileyle ele geçirebilir, parti teşkilatını yolsuzluk omurgasına dönüştürerek yolsuzluğu kurumlaştırabilir, yolsuzluğu devlet idaresine yayabilirmiş. Gerçekten de bugünlerde Cumhuriyet Halk Partili (CHP) belediyelere yönelik soruşturmalarda Ekrem İmamoğlu’nun etrafında örgütlenen CHP’li belediye başkanlarının yolsuzlukla illegal fonlar
19 Mayıs 1919 Türkiye’nin Türkiye olması tarihinin dönüm noktasıdır. Bazı askeri tarihçiler Kurtuluş Savaşının başlangıcını 30 Ekim 1918 Mondros Mütarekesi, silah bırakışma anlaşması olarak alırlar. Aslında silah bırakan, bıraktırılmak istenen sadece Osmanlı idaresindeki Türk ordusudur. Ordudaki direniş silah bırakmayı reddetme, saklama şeklinde başlamıştır. Kimi tarihçiler direniş ruhunun aslında 1915 Çanakkale’de ateşlendiği gerçeğinden yola çıkarak Çanakkale’yi
PKK’nın Suriye örgütlenmesinin başı Mazlum Abdi ve dış ilişkiler sorumlusu İlham Ahmed’in geçtiğimiz Mart ayında “Türkiye’nin hazırladığı bir kanal” yoluyla İmralı’da PKK lideri Abdullah Öcalan’la görüştürüldüğü haberi 12 Mayıs’ta Irak Kürdistan Bölgesi merkezli “Darka Mazi” sitesinde yayınlandı. Darka Mazi, Irak Kürdistan Demokratik Partisi ile bağlantılı bir site. Aynı site 9 Mayıs yayınında da PKK yöneticilerinden
Geçtimiz günlerde yoğun yağışların ardından meydana gelen selde, Samsun’un Havza ilçesinde Hacı Osman Deresi taştı; evleri ve iş yerlerini su bastı, araçlar sele kapıldı. Neyse ki resmi açıklamalara göre can kaybı yaşanmadı. Fakat haberin devamındaki başka bir ayrıntı en az görüntüler kadar dikkat çekiciydi: Türkiye, 2026 yılında bir önceki yıla kıyasla çok daha yoğun yağış
Washington ile Pekin artık giderek daha fazla açık ya da örtülü biçimde dünyanın yeni “G-2”si olarak görülüyor. Çünkü Hindistan’ın yükselişine, Avrupa’nın ekonomik ağırlığına ve Rusya’nın sürdürdüğü jeopolitik etkisine rağmen, bugün küresel gücün ana ekseni giderek daha belirgin şekilde iki başkent etrafında şekilleniyor: Washington ve Pekin. Sertleşen Küresel Güç Mücadelesi Ticaret, teknoloji, finans, enerji güvenliği, kritik
ABD Başkanı Donald Trump’ın Pekin ziyaretinde Çin Devlet Başkanı Şi Cinping’e takdim edip ticari işbirliği için adres gösterdiği 17 şirketin sahibi ve üst yöneticilerinin serveti dudak uçuklatıyor. Katılan yatırımcıların toplam şahsi servetleri 1,2 trilyon dolar olarak tahmin ediliyor. Bu da ABD ekonomisinin yüzde 3,7’ye, dünya ekonomisinin yaklaşık yüzde 1’ine denk geliyor. Bu yatırımcıların şirketlerinin malvarlıkları
On birinci Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, kuralları aşındırmaktan en çok zarar görecek olanların kuralsızlığın kendi çıkarlarına olduğunu düşünen güçler olduğunu söyledi. Gül ABD’nin bugün ve gelecekte karşı karşıya kalacağı durumun bu olduğu uyarısında bulundu. Marmara Grubunun İstanbul’da düzenlediği 29’uncu Avrasya Zirvesindeki “Değişen Küresel ve Ekonomik Değerler Işığında; Avrupa Birliği’nin Sınavı Savaş, Terör, İhtilaf ve İstemsiz Göç’le
Mahkemesi davayı reddettiği halde bir butlan-kayyum teranesi tutturmuş olan çığırtkanlar, ülkeye vereceği devasa zarar umurlarında olmadan, türlü safsata ile Cumhuriyet Halk Partisi’ne (CHP) yargı yoluyla örtülü el koyma planlarını kamuoyuna kabul ettirmeye çabalıyorlar. Sanırsınız CHP Kemal Kılıçdaroğlu’nun şahsi mülkü imiş de dalavereyle elinden alınmış. 4-5 Kasım 2023’teki 38’inci kurultayda Kılıçdaroğlu’na oy verenlerin iradesi pirüpak iken,









