Uzun yıllardır enerjinin jeopolitiğini konuşuyoruz. Petrol boru hatlarını, doğal gaz koridorlarını, Hürmüz Boğazı’nı, Süveyş Kanalı’nı, Karadeniz’i, kritik madenleri, çip savaşlarını, otomotiv sektörünün dönüşümünü, veri merkezlerini ve yapay zekânın stratejik etkilerini tartışıyoruz. Ama gözümüzün önünde sessizce büyüyen başka bir jeopolitik mücadele var: tarımın jeopolitiği. Üstelik bu mesele artık yalnızca çiftçinin, köylünün ya da gıda sektörünün konusu
CHP’li büyükşehir belediye başkanlarının 7 Mayıs akşamı Balıkesir’de başlayan toplantısına kötü haberler peşpeşe geldi. Önce Afyonkarahisar Belediye Başkanı Burcu Köksal’ın AK Partiye katılacağı belli oldu. İki gündür telefonları kapalıydı; CHP’liler zaten ulaşamıyordu. Ardından Adalet Bakanı Akın Gürlek, tutuklu Uşak Belediye Başkanı Özkan Yalım ve Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek’in tutuklu oğlu Gökhan Böcek’in etkin
İstanbul’da 5 Mayıs’ta başlayan SAHA fuarının en büyük sürprizi kıtalararası balistik füze (ICBM) imalatı aşamasına geldiğini açıklaması oldu. 3 tonluk savaş başlığını 6 bin kilometre öteye fırlatma kapasitesine sahip olduğu açıklanan “Yıldırımhan” füzesinin maketi, Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler’in de bulunduğu bir törenle açıklandı. 10 Yıllık Çalışma Ürünü Füze, Milli Savunma Bakanlığı (MSB) Araştırma-Geliştirme (Ar-Ge)
Veri merkezleri uzun yıllar teknoloji yatırımı olarak görüldü. Oysa bugün bu yaklaşım geçerliliğini yitirmiştir. Veri merkezleri artık modern altyapının en yoğun enerji talep eden ve en stratejik bileşenlerinden biri haline gelmiştir. Bu konu geçtiğimiz günlerde Londra’da Atlantic Council tarafından düzenlenen bir toplantıda da tartışıldı. Dijital ekonomi dışarıdan bakıldığında veri ve yazılım üzerinden ilerliyor gibi görünse
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz’ın 4 Mayıs’ta Erivan’da Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan ile tarihi Ani Köprüsü’nün restorasyonu anlaşmasını imzalamasının Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın Türkiye Avrupa Birliği konusundaki yeni çıkışıyla aynı güne denk getirilmesi tesadüf değildi. Ankara, Türkiye-AB ilişkilerinde artık gizlenemeyen gerilimin yeni bir aşamaya geldiğini saptıyor ve bunun aşılması isteğini somut bir adımla gösteriyor. Erdoğan’ın Kabine toplantısı
ABD Başkanı Donald Trump’ın 14-15 Mayıs’ta Çin’i ziyaret etmesi bekleniyor ancak ne yazık ki bu kritik temas, Türkiye’nin hararetli gündeminde henüz hak ettiği ilgiyi görmüş değil. Oysa Trump’ın Pekin’de Çin Devlet Başkanı Şi Cinping (Xi Jinping) ile görüşmesi, yalnızca iki liderin diplomatik buluşması değil, bunun da ötesinde küresel ticaretin, enerji güvenliğinin, teknoloji rekabetinin, tedarik zincirlerinin
Nisan ayı enflasyonu beklenenin üzerinde gerçekleşti: aylık olarak yüzde 4,2, yıllık olarak ise yüzde 32,4. Birkaç noktanın altını çizmek istiyorum. Tek Neden Savaş değil Birincisi, Temmuz 2025’ten bu yana geçen on aylık sürede yıllık enflasyon çok belirgin bir katılık sergiledi: En yüksek düzeyi yüzde 33,5 (Temmuz 2025), en düşük düzeyiyse yüzde 30,65 (Ocak 2026) oldu.
CHP Genel Başkanı Özgür Özel, 4 Mayıs 2026’da Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi’nde düzenlediği basın toplantısında partisinin “En iyi savunma hücumdur” düsturuyla “Savunmadan hücuma geçtiğini” ilan etti. Özel, iktidara yönelik eleştirilerini sertleştirerek şunları söyledi: “Bugünden itibaren CHP bu kötülüklerin tamamını yapanlara karşı onları değiştirmek, iktidarı değiştirmek, iktidar olmak ve adaleti getirmek için savunmadan hücuma çıkıyor, sahaya gidiyor
İspanya Başbakanı Pedro Sanchez, 3 Mayıs akşam saatlerinde uçak arızası nedeniyle acil iniş yaptığı Ankara’dan sabah saatlerinde ayrıldı. Avrupa Siyasi Birliği toplantılarının başlayacağı Ermenistan’ın başkenti Erivan’a gitmek üzere Madrid yakınlarında Torrejón’dan havalanan AME 4517 sefer sayılı Airbus A310 model İspanya Başbakanlık uçağından Türkiye hava sahasında acil iniş izni mesajı geldi. Kokpitte duman uyarısı dolayısıyla yangın









