Geçen hafta 30 Haziran – 1 Temmuz günleri, 13 değişik kurumdan 50 akademisyen, Ankara’da, daha önce ziyaret ettiğimiz Türkiye Barolar Birliği’nin konferans salonundaydık. “Türkiye Yükseköğretim alanının yeniden yapılandırılması“ başlıklı bir çalıştay düzenledik. İçimizde üç eski rektör, 10 civarında rektör yardımcısı, bir o kadar dekan, enstitü müdürü, anabilim dalı başkanı vardı: hepsi 20-30 sene bu görevleri
Türkiye’nin Rusya-Ukrayna krizi nedeniyle üye olmak isteyen İsveç ve Finlandiya odağında tartışılan NATO Madrid Zirvesi çerçevesinde yapılan görüşmelerin diğer sonuçları da ortaya çıkmaya başladı. Bunlar arasında Kıbrıs, Yunanistan ve Ermenistan konularındaki üç gelişme Türkiye’nin uluslararası ilişkiler ağını da etkileyecek türden. Kıbrıs Kırbrıs Rum Cumhurbaşkanı Nikos Anastasidis’in liderler yemeği sırasında Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın yanına gelip sohbet
Hayır, edindiğim bilgilere göre yarın, 3 Temmuz’da yapılacak muhalefet koalisyonu toplantısı gündeminde Cumhurbaşkanı ve AK Parti lideri Tayyip Erdoğan karşısına kimin ortak aday çıkarılması gerektiği başlığı bulunmuyor. Birazdan o konuya geleceğiz. Ama Altılı Masada ilk defa ilk defa dış politikadaki gelişmeleri ve ekonomiyi düzeltmek için atılması gereken adımları gündemine aldı. Dış politikayı gündeme alma önerisi
Marmaris’te çıkan orman yangının ardından muhalefetten yükselen eleştirilere sert yanıt veren MHP Lideri Devlet Bahçeli kürsüsünden CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu’na seslenmiş, “Sen orman yangınlarını nereden bileceksin” demişti. CHP lideri Kılıçdaroğlu ise Birleşmiş Milletlerin yayınlarında Akdeniz havzasında gün geçtikçe daha fazla yangınların olacağını yazdığını söylemiş, Bahçeli’ye “Orman yangınlarının olacağını bütün dünya biliyor” diyerek yanıt vermişti. Daha
Geçtiğimiz hafta ABD’de Yüksek Mahkeme kadınların istemedikleri gebelikleri sonlandırmalarını anayasal hak olarak tanımlayan 1973 yılına ait köşetaşı kararı bozdu. Böylece ABD, kadınların gebelik sonlandırma hakları ile ilgili yarım yüzyıldır içinde bulunduğu “özgürlükçü yasalara sahip ülkeler” liginden “kısıtlayıcı ülkeler” ligine düştü. Aslında gebelik sonlandırma, ABD’de anayasal bir hak olarak tanımlandığı 1973 yılından bugüne değin çok kutuplaştırıcı
Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, ABD Başkanı Joe Biden ile görüşmesinden yaklaşık bir gün sonra basının karşısına çıktı. Doğrusu yabancı meslektaşlarımızı kıskanmadım dersem yalan olur. Düşünsenize şu televizyon, bu gazete izleyemez yasakları olmadan, “Soruya kızar da işimden olur muyum?”, ya da “Bir daha alınmaz mıyım?” kaygısı olmadan özgürce sordular sorularını Cumhurbaşkanına. Ve inanır mısınız? O da yanıtladı.
Bu yazıyı 30 Haziran sabahı yazdım, saat 09.00’da bitirdim. Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın ABD Başkanı Joe Biden ile görüşmesi üzerinden 12 saatten fazla geçmişti. Görüşmenin içeriği üzerine Amerikan tarafından ilk açıklama hemen yarım saat sonra gelmişti ama Türk tarafından yarım gün sonra hala açıklama yoktu. Dahası, akla “dakika bir, gol bir” manşetlerini hatırlatacak şekilde. Daha Erdoğan
TÜİK Kasım 2021’de yıllık enflasyon oranını yüzde 21 olarak açıkladıktan hemen sonra asgari ücret yüzde 50 artırıldığında muhalefet dahil herkes şaşırmıştı, çünkü bu artış muhalefetin önerdiğinden de fazlaydı. Sabit ücretliler enflasyona ezdirilmeyecekti. Fakat 2022 yılı asgari ücreti belli olduktan birkaç gün sonra Aralık 2021’deki aylık enflasyon oranı yüzde 13.6 olarak açıklandı. Bunu 1 Ocak’taki zamlar
NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg Madrid’de düzenlenen NATO’nun tarihi zirvesinin kahramanı oldu. İsveç ve Finlandiya’nın üyelik başvurularının karara bağlanacağı ve Rusya’nın Ukrayna’ya saldırısına karşı oluşturulan dayanışmanın teyit edilmesinin hayati önem taşıdığı; ayrıca NATO’nun yeni stratejik vizyon belgesinin kabul edileceği tarihi toplantının fiyaskoyla sonuçlanması Stoltenberg’in düzenlediği üçlü toplantıyla önlendi. Zirve toplantısından birkaç hafta önce Türkiye’nin, terör









