Belli ki katılan muhalefet liderleri “Altılı Masa” söyleminden rahatsız olmuş ki 27 Mayıs’ı 28 Mayıs’a bağlayan gece yarısı aynı anda yayınladıkları Tweet mesajıyla kendilerine “Türkiye Masası” denmesini istediler. Türkiye Masasının 29 Mayıs toplantısına Gelecek Partisi lideri Ahmet Davutoğlu yapacak. Bu toplantının hemen öncesindeyse, Millet ittifakının iki ana kurucusu CHP ve İYİ Parti arasında beklenmedik bir
Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın Suriye ve Irak’a operasyon sinyalini vermesinin ardından gözlerin çevrildiği Milli Güvenlik Kurulu’nda (MGK) harekat mesajı verildi. 26 Mayıs’ta Cumhurbaşkanı Erdoğan başkanlığında toplanan MGK toplantısı sonrasında yayımlanan bildiride “güney sınırlarımızdaki operasyonlar milli ihtiyaçların gereği. Terör örgütlerine dönük operasyonlara devam edilecek,” denildi. Bildiride, “güney sınırlarının terör tehdidinden arındırılması için hali hazırda icra edilen ve
Ben 27 Mayıs 1960 darbesini Anayasa ve Hürriyet Bayramı diye kutlayan nesildenim. İlk okulda, ortaokulda, lisede tatil günüydü 27 Mayıs. Onun devrim değil, darbe olduğunun ve ülkenin Başbakanı (Adnan Menderes), Dışişleri Bakanı (Fatin Rüştü Zorlu) ve Maliye Bakanını (Hasan Polatkan) idam sehpasına göndermenin kutlanacak bir şey olmadığını anlamam için lise yıllarından itibaren eşitlikçi ve özgürlükçü
Türkiye’nin yalnızca 24 ilinde madencilik çalışmaları için 20 bin maden ruhsatı verildi. Bu ruhsatları Türkiye geneline yaydığımızda tüm ormanların yüzde 58’inin, tarım alanlarının yüzde 60’ının, önemli doğa alanlarının yüzde 64’ünün, Milli Parkların ise yüzde 51’inin madencilik için ruhsatlandığı ortaya çıkıyor. Kıyı şeritleri, tarım alanları, milli parklar, sulak alanlar, sürekli değişen düzenlemelerle madenciliğe açılıyor ve bu
Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın Dış ve Güvenlik Politikaları Danışmanı İbrahim Kalın ile Dışişleri Bakan Yardımcısı Sedat Önal 25 Mayıs’ta İsveç ve Finlandiya’dan gelen iki heyetle toplantılar yaptılar. Önce teker teker, sonra üçlü halde. Konu, iki kuzey ülkesinin Rusya korkusuyla NATO’ya üye olmak için Türkiye’den onay alma talebi. Türkiye’nin koşulları belli: PKK ve türevlerine desteği somut adımlarla
CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu 24 Mayıs TBMM Grubuna hitabında Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın aile ve yakınlarıyla birlikte Türkiye’den kaçma hazırlığında olduğunu, bu amaçla yurt dışına para çıkardıkları ve bunu belgeleriyle akşam 22.00’de açıklayacağını söyledi. Para aktarımı Türkiye’de ve “bir ülkede” kurulu vakıflar aracılığıyla yapılıyordu. İddiası sadece muhalif kesimlerde değil AK Parti’de da dikkatlerin Kılıçdaroğlu’nun ne diyeceğine
CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın yurt dışına “kaçış planı” hazırlığında olduğunu, bu plan çerçevesinde “yurt dışına para transferi” yapıldığını ve “paravan vakıflar” kurulduğunu iddia etti. 24 Mayıs’ta partisinin grup toplantısında konuşan Kılıçdaroğlu, Cumhurbaşkanı’nın ve yakın çevresinin “suçlu” olduğunu, olası bir mahkumiyetten azad olmak için yurtdışına “kaçış planı” yaptığını öne sürdü. CHP lideri “suça
Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan Yunanistan Başbakanı Kryakos Miçotakis’in ABD ziyaretindeki faaliyetlerini sert sözlerle eleştirdi. Erdoğan’ın sözlerinin ardıdnan açıklama yapan Yunanistan Hükümet sözcüsü Yannis İkonomu “Miçotakis Yunanistan haklarını savundu. Türkiye lideriyle polemiğe girmeyeceğiz” dedi. Yunanistan Başbakanı Miçotakis’in 16-17 Mayıs’ta ABD’de gerçekleştirdiği üst düzey görüşmelerde ABD’nin F-35 savaş uçaklarını Atina’ya satması, Türkiye’ye F-16 savaş uçaklarının modernizasyonu ve satışı
Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan 26 Mayıs’ta yapılacak Milli Güvenlik Kurulu (MGK) toplantısında Suriye’de yeni bir askerî harekât konusunun görüşüleceğini duyurdu. Erdoğan’ın 23 Mayıs’taki kabine toplantısı ardından yaptığı bu açıklama pek alışıldık değil. Cumhurbaşkanı daha önce de sınır ötesi askerî harekâtları önceden haber vermişti ama böyle gün veriyor olması dikkat çekici. Erdoğan harekâtın amacını “güney sınırlarımız boyunca”,
Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, İYİ Parti lideri Meral Akşener’in açtığı Abdülhamid tartışmasına en yanlış yerinden girdi. Mesela İkinci Abdülhamid’in reformcu kişiliğinden girebilirdi. Türkiye’de ilk eğitim reformunun onun zamanında başladığından, Anadolu ve Rumeli’yi softaların şiddetli tepkisine rağmen saat kuleleri ve taş mekteplerle donattığından, ilk defa kızların eğitimi için okullar açtığından da girebilirdi, 1876’da Birinci Meşrutiyet ile ilk









