Ankara içişleri Siyaset Kulisleri Haber Yorumlar: Ankara’nın siyaset kulislerinden derinlemesine bilgi, analiz ve tahminler veren ancak Ankara’nın ötesinde yerel siyasetin nabzını tutan haber ve yorumlar.
İran savaşının bölgemizdeki ve dünyadaki siyasi ve ekonomik dengeleri sarsarken, terörsüz Türkiye sürecini etkilemeyeceğini, geciktirmeyeceğini düşünmek gerçekçi olmaz. ABD ve İsrail’in saldırılarına İran’ın misillemelerinin Irak’ın, özellikle ABD üslerinin bulunduğu özerk Kürdistan bölgesine yayıldığı dönemde, bu bölgede neredeyse yarım asırdır varlığını sürdüren PKK’nın silahlarını bırakmasının kolaylıkla mümkün olmayacağı da görülebiliyor. AK Parti iktidarının, biraz da kendi
ABD ve İsrail’in İran’a karşı başlattığı savaş yalnızca askeri bir çatışma değil, aynı zamanda devasa bir ekonomik şoktur. Bu savaşın en belirgin özelliği insanların can ve mallarına verilen zaiyatın yanı sıra savaşın genel ekonomik faturası olacak ve bu konu küresel düzeyde gün geçtikçe daha önem kazanacaktır. Savaş nedeniyle kullanılan mühimmatın maliyeti, donanmaların günlük giderleri, enerji
Jeopolitik kriz dönemlerinde karmaşık gerçekliklerin basit anlatılara indirgenmesi neredeyse kaçınılmaz. Bugün Orta Doğu’da İran ile ABD–İsrail ekseninde tırmanan ve çevre ülkelere sıçramakta olan savaş, bölgede yeni bir kırılma yaratırken, Azerbaycan da bu tartışmaların içine çekilmiş durumda. Uluslararası medyada ve bazı siyasi çevrelerde Bakü’nün İsrail ile ilişkileri neredeyse tek başına belirleyici bir unsur gibi sunuluyor. Hatta
CHP lideri Özgür Özel, başta Ekrem İmamoğlu olmak üzere İBB davalarından yargılanan bütün arkadaşlarının tahliye edilerek tutuksuz yargılanması gerektiğini söyleyerek, “Eğer Ekrem Bey’in sokak performansından korkuyorlarsa, en azından ev hapsi versinler” dedi. YetkinReport’un sorularını yanıtlayan CHP lideri, “Tutuklulukların uzamasıyla Ekrem Bey’i sevenlerde öfke biriktiği gibi, iktidardakiler de bu kadar uzun tutukluluğu savunamaz hale geldiler” diye
İran’ın yeni dini lideri Mücteba Hamaney’in ilk mesajı üzerinden bir kaç saat geçmişken Adana, İncirlik Üssünden yükselen siren sesleriyle gerildi. Gecenin karanlığında, semada parlayıp sönen bir iz, bir güvenlik kaynağının daha bir kaç saat önce gazetecilere Türkiye’nin İran ya da başka yerden yeni füze saldırılarına hazır bulunduğunu ama bunun sonuçları olacağını söylemesini hatırlattı. Dün,
CHP’liler de DEM’liler de sürece “Terörsüz Türkiye” denmesini istemiyor ama bu slogan tuttu; oradan ilerleyelim. Terörsüz Türkiye sürecinin açılışını MHP lideri Devlet Bahçeli yaptı ama sürecin temelini 30 Ağustos 2024 Zafer Bayramı konuşmasındaki “İç cepheyi tahkim” söylemiyle Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan attı. Sadece Erdoğan-Bahçeli ittifakının çalışması olmanın ötesinde bir devlet projesi izlenimi veriyordu. Neye Karşı İç
Trabzon’da deniz dolgusu üzerine inşa edilen şehir hastanesi son günlerde farklı bir tartışmayla gündeme geldi. Jeolog Prof. Dr. Osman Bektaş’ın uydu radar verilerine (InSAR*) dayanarak dile getirdiği değerlendirmeler, hastanenin bulunduğu dolgu alanında deformasyon olabileceği iddiasını gündeme taşıdı. Bu da ister istemez bina zemininde kayma ya da kayma ihtimali olup olmadığı sorusuna yol açtı. Trabzon Şehir
İsrail artık yalnızca Gazze’de, Lübnan’da ya da İran cephesinde savaşmıyor. Ölçeğini aşan çok daha geniş bir jeopolitik tasarım kurmaya çalışıyor. Kendisinin varoluşsal tehdit olarak tanımladığı İran’ı dizginlemek, Tahran’ın vekil ağlarını dağıtmak, Doğu Akdeniz’de enerji ve güvenlik üstünlüğünü kalıcı hale getirmek, Kızıldeniz’den Afrika Boynuzu’na uzanan hatta deniz ticareti ve istihbarat erişimini genişletmek, Körfez ülkeleriyle normalleşmeyi kalıcı









