Dışişleri Bakanı Hakan Fidan 30 Ağustos’ta İspanya’nın Toledo şehrinde yapılacak Avrupa Birliği Dışişleri Bakanları Gayrıresmî toplantısına davet edilecek mi? Bugünlerde Dışişleri Bakanlığının hayli yoğun mesaisi içinde bu soru da yanıtını arıyor. Çünkü Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın 11-12 Temmuz NATO Zirvesinde İsveç’in üyeliğine şartlı yeşil ışık yakarken dile getirdiği AB ile ilişkileri canlandırma niyeti için bu toplantı
Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan 11-12 Temmuz’da Litvanya’nın Başkaneti Vilnius’ta yapılan NATO Zirvesi başlamadan hemen önce İsveç Başbakanı Ulf Kristersson ve NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg ile yaptığı görüşmede İsveç’in NATO üyeliğine yeşil ışığı yaktı. Açıklamayı da Stoltenberg yaptı. Böylece Türkiye, Batı’daki beklenti üzerine Zirve başlamadan önce İsveç’e onay vermiş oldu. Deyim yerindeyse İsveç “Atı aldı, Atlaktik
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 28 Mayıs’ta yeniden cumhurbaşkanlığı makamına seçilmesinin ardından ilk yurt dışı ziyaretinde Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ne giderek mevkidaşı Ersin Tatar ile görüştü. İkili heyetlerin görüşmelerinin ardından düzenlenen basin toplantısında konuşan Erdoğan, Avrupa Birliği ile müzakere sürecine değinerek “Müzakere masasına geri dönülecekse bunun yolu KKTC’nin tanınmasından geçmektedir,” dedi. Erdoğan, görüşmelerinde Kuzey Kıbrıs’a elektirik
Altı siyasi parti uzmanlarının neredeyse bir yıldır üzerinde çalışmakta olduğu, “Ortak Politikalar Mutabakat Metni”(OPMM) 30 Ocak’ta Ankara Ticaret Odası’nın Congresium salonunda gösterişli bir törenle açıklandı. Önümüzdeki günlerde gündemi meşgul edeceğinden kuşkum yok. Gerçekten de OPMM en az erken emeklilik kadar tartışılmayı hak ediyor. Bu yazıda metnin sadece dış politika bölümüne ilişkin ilk bakışta göze çarpan birkaç
Türk Devletleri Teşkilatı’nın (TDT) dokuzuncu zirve toplantısı 11 Kasım 2022’de tarihi Semerkant şehrinde Özbekistan Cumhurbaşkanı Şevket Mirziyoyev’in ev sahipliğinde yapıldı. Zirveye Türkiye’nin yanı sıra Azerbaycan, Kazakistan, Kırgızistan, Türkmenistan ve Macaristan katıldı. Zirve sonuç bildirgesindeki önemli konular arasında terörizm, ırkçılık, yabancı düşmanlığı, İslam düşmanlığı, insan kaçakçılığı ve düzensiz göçle ortak mücadele de bulunuyor. Bildirgede Türkiye’nin Asya’da
Dışişlerindeki en zor görevlerden biri de Bakanlık sözcülüğüdür. Sözcüler, basının önüne çıktıklarında hem doyurucu bilgi vererek gazetecileri tatmin etmek hem de işin aslına ilişkin hiçbir şey söylememek gibi bir imkansızı başarmak zorundadır. Bazen kişisel olarak inanmadıkları politikaları ve uygulamaları savunmak, ara sıra da siyasilerin gaflarını telafi etmek durumunda kalırlar. Bu durumu son Türkiye-Yunanistan gerilimine dair
Amerika Birleşik Devletleri’nin (ABD) Kıbrıs Rum Kesimi’ne silah ambargosunu kaldırmasıyla ilgili değerlendirmede bulunan Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Türkiye’nin Kıbrıs Türklerini korumak için bölgeye “daha fazla güç” gönderebileceğini belirtti. 29 Eylül’de Denizli’de Pamukkale Üniversitesi ÜNİAK Gençlik Buluşması’na katılan Bakan Çavuşoğlu, ABD’nin Kıbrıs Rum Kesimine silah ambargosunu kaldırma kararını eleştirdi. Çavuşoğlu, “Kıbrıs Türkünü korumak için oraya daha
Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın 20 Eylül’de Birleşmiş Milletler Genel Kurulunda yaptığı konuşmayı izlediniz, ya da okudunuz mu? Ben işim gereği okudum. Cumhurbaşkanlığının internet sayfasında var; bu bağlantıdan okuyabilirsiniz. En önemli mesaj Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin tanınması çağrısı. Belki bize borç verdiği için teşekkür ettiği dostlarımızdan, Rusya, Katar, BAE, Suudi Arabistan, Güney Kore ve Azerbaycan’dan başlar ikna
Türkiye’nin Rusya-Ukrayna krizi nedeniyle üye olmak isteyen İsveç ve Finlandiya odağında tartışılan NATO Madrid Zirvesi çerçevesinde yapılan görüşmelerin diğer sonuçları da ortaya çıkmaya başladı. Bunlar arasında Kıbrıs, Yunanistan ve Ermenistan konularındaki üç gelişme Türkiye’nin uluslararası ilişkiler ağını da etkileyecek türden. Kıbrıs Kırbrıs Rum Cumhurbaşkanı Nikos Anastasidis’in liderler yemeği sırasında Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın yanına gelip sohbet
Bu yazıyı 30 Haziran sabahı yazdım, saat 09.00’da bitirdim. Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın ABD Başkanı Joe Biden ile görüşmesi üzerinden 12 saatten fazla geçmişti. Görüşmenin içeriği üzerine Amerikan tarafından ilk açıklama hemen yarım saat sonra gelmişti ama Türk tarafından yarım gün sonra hala açıklama yoktu. Dahası, akla “dakika bir, gol bir” manşetlerini hatırlatacak şekilde. Daha Erdoğan









