Hükümet, Ramazan Bayramı’nın ilk günü olan 20 Mart 2026’da motorine şimdiye kadarki en ağır zamlardan birini yaptı. Pompa fiyatlarına net 5,18 TL artış yansıdı, Ankara’da pompa fiyatı, litrede 72,5 liraya çıktı. ABD-İsrail ittifakının İran’a son saldırıları ve İran’ın Körfez’deki Arap ülkelerini vurmasıyla fırlayan petrol fiyatları nedeniyle 5,76 lira olması tahmin edilen zammın 58 kuruşu eşel-mobil
Destansı Öfke, ABD’nin İsrail’le başlattığı İran savaşındaki askeri operasyona verdiği isim. Devletler, giriştikleri askeri harekatlara sembolik anlam taşıyan, iç kamuoyuna ve uluslararası topluma verdiği mesajlarla psikolojik etki yaratan ve operasyonun amacını yansıtan kısa ve özlü isimler verirler. Bu çerçevede Türkiye askeri harekatlarını isimlendirirken genellikle barış vurgusunu ön plana çıkarmayı tercih etmiştir. 1974 yılında Türk Silahlı
Petrol fiyatlarının yeniden 100 doların üzerine çıkması yalnızca enerji piyasalarını değil, dünya genelinde enflasyonla mücadele eden ekonomileri de alarma geçirdi. Çünkü petrol fiyatındaki her sıçrama, zincirleme şekilde ulaştırmadan gıdaya, üretim maliyetlerinden lojistiğe kadar ekonominin neredeyse tüm damarlarına yayılıyor. Bu nedenle bugün dünya genelinde hükümetler aynı soruyla karşı karşıya: Enerji fiyatlarındaki artış tüketiciye ne ölçüde yansıtılmalı?
Savaşlar çoğu zaman silahlar sustuğunda bitmez. Çoğu durumda asıl hesaplaşma hemen sonrasında başlar, daha acımasız ve maliyetlidir — mahkeme salonlarında, tahkim panellerinde ve uzun süren finansal müzakerelerde. Avukatlar sahaya inerler. nKörfez’de kritik enerji altyapısı, limanlar ve ticari gemiciliğe yönelik saldırılarla tırmanan son çatışmalar, zamanla uluslararası tazminat davalarının uzun ve karmaşık bir zincirini tetikleyebilir. Eğer sorumluluk
ABD Başkanı Donald Trump’ın Venezuela Başkanı Nicolas Maduro’yu kaçırıp ülkeye el koyması üzerine Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan ve AK Parti iktidarının yaptığı ve yapmadığı açıklamalar, ABD’yle ilişkilerde temkinli davranmanın ötesinde ciddi bir tedirginliği gösteriyor. Trump’ın İran’dan Küba’ya, Kolombiya’dan Meksika’ya dek ülkelere “Sıra sizde” diyerek gözdağı vermesi, NATO anlaşmasıyla sınırlarının korunmasını ortaklaşa taahhüt ettiği, Avrupa Birliği üyesi
ABD’nin 3 Ocak 2026 Venezuela operasyonu dünyayı sarstı. Ancak son dönemde yaşananları parça parça okursak yanılırız. Venezuela’da “saraydan başkan kaçırma” görüntüleri, Kolombiya’ya yöneltilen açık müdahale tehditleri, İran’dan gelen yumuşak mesajlar, Miami’de Netanyahu ile yapılan kritik görüşmeler… Bunların her biri aynı filmin farklı sahneleri. Büyük bir senaryo var, aşama aşama uygulanıyor. Artık “Olur mu olmaz mı?”
ABD Başkanı Donald Trump 3 Ocak erken saatlerde Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro ve eşi Cilia Maduro’nun, başkent Karakas’taki başkanlık sarayından Amerikan askerlerince kaçırıldığını duyurdu. Trump, ilerleyen saatlerde yaptığı basın toplantısında, “güvenli, düzgün ve sağduyulu bir iktidar geçişi sağlanana kadar Venezuela’yı ABD’nin yöneteceğini” ilan etti. (*) Trump, Venezuela petrolünün de ABD petrol devletlerince işletileceğini söyledi.
Asya bugün yalnızca dünyanın ekonomik motoru değil; küresel enerji güvenliğinin de tartışmasız merkez üssü. Dört büyük tüketici — Çin, Hindistan, Japonya ve Güney Kore — tek başlarına dünyanın petrol ithalatının yaklaşık yüzde 45’ini, LNG ithalatının ise yüzde 70’ini gerçekleştiriyor. Böylesine dev bir talep odağı, kaçınılmaz olarak Rusya’dan ABD’ye, Katar’dan Suudi Arabistan’a kadar tüm büyük üreticilerin
Erdoğan–Netanyahu restleşmesi yalnızca iki liderin sert üslubu değil; Kudüs’ün statüsü, Doğu Akdeniz enerji rekabeti ve ABD’nin desteğiyle şekillenen daha büyük bir hesaplaşmanın işareti. Çıkış yolu, sert caydırıcılıkla dengelenmiş aklıselim diplomasi. Sözden Silaha Giden Yol Erdoğan ile Netanyahu’nun haftalardır süren söz düellosu artık diplomatik nezaketin ötesine geçti. Doha’daki zirveden sonra Netanyahu’nun Amerikan ve İsrail bayrakları önünde,









