Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın 3-4 Temmuz’da Kazakistan’ın başkenti Astana’daki Şangay Grubu toplantılarında Rusya Cumhurbaşkanı Vladimir Putin ile yapacağı görüşme öncesi Ankara’daki iki gelişmeden söz etmemiz gerekiyor. İlki, Erdoğan’ın 2 Temmuz’daki Kabine toplantısı ardından Suriye konusunda söyledikleridir. İkincisi de Dışişleri Bakanlığının 3 Temmuz sabah saatlerinde, Putin görüşmesine saatler kala Türkiye’nin Suriye politikası hakkında yaptığı, asabiyet tonu öne
Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu haritanın üzerine bölgedeki sıcak siyasi gelişmelerin, Irak ve Türkiye arasındaki Kalkınma Yolu Projesinin küresel ticaret bakımından da şansını nasıl arttıracağını anlatıyor. Kalkınma Yolu Projesi Irak’ın Basra Körfezindeki, Fav Limanını demiryolu ve kara yolu ile Türkiye’ye, oradan da son durak Londra olmak üzere Avrupa pazarlarına bağlamayı amaçlayan 20 milyar dolarlık
ABD Başkanı Joe Biden ve 5 Kasım 2024 başkanlık seçimindeki rakibi önceki Başkan Donald Trump Türkiye saatiyle 28 Haziran sabaha karşı, ABD saatiyle 27 Haziran gecesi CNN stüdyosunda ilk canlı tartışmada karşı karşıya geldi. 1,5 saat konuştular. Tartışma ardından yapılan analizleri ve her iki liderin de söyledikleri yalan ve çarpıtmaların listesine bakınca insanın aklına Amerikan
Julian Assange 24 Haziran günü polis eşliğinde İngiltere’den uçağa konularak sınır dışı edildi. Hapiste geçirdiği 5 küsur yılın yanı sıra 7 yılını, sığındığı Ekvador’un Londra Büyükelçiliğinde gönüllü hapiste geçiren Avustralyalı bilgisayar mühendisi Assange, 26 Haziran’da ABD’nin Pasifik okyanusundaki Kuzey Mariana adasında mahkemeye çıktıktan sonra ülkesine gidebilecek. Avustralya, İngiltere ve ABD adli makamları arasındaki anlaşma uyarınca
Suriye’nin kuzeyinde PYD ve YPG kontrolündeki alanlarda 11 Haziran’da yapılması planlanan ve Türkiye’nin büyük tepki gösterdiği yerel seçimler bir kez daha ertelendi. 6 Haziran’da Suriye’nin kuzeyinin büyük bir bölümünü elinde bulunduran Kuzey ve Doğu Suriye Özerk Yönetimi’nin Yüksek Seçim Komiserliği tarafından yapılan açıklamada, seçim sürecine katılan siyasi partiler ve ittifakların talepleri doğrultusunda ve seçim sürecinin
Milli Güvenlik Kurulu (MGK) son zamanların en önemli toplantısını 28 Mayıs’ta yaptı. Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan başkanlığında yapılan toplantı sonrası yayınlanan bildiri Türkiye’nin ABD ile özellikle PKK konusunda ve Suriye-Irak alanında zorlu bir dönemece yaklaştığını gösteriyordu. Türkiye bu konuyu Dışişleri Bakanı Hakan Fidan aracılığıyla 30-31 Mayıs’ta Prag’da yapılacak NATO Dışişleri Bakanları gayrı resmi toplantısı ve Cumhurbaşkanı
2020’li yıllar itibariyle Avrupa’da siyasal ve toplumsal anlamda ciddi krizler ve sorunlar var ve Avrupalı liderler bunların üstesinden gelmeye çalışıyor. Son yerel seçimlerin de gösterdiği üzere Türkiye’de de değişim rüzgârları oldukça güçlü esiyor. Almanya’nın da aşırı sağ parti ve gruplarınının yükselişte olduğu bir dönemde sosyal demokrat bir siyasetçi olan Almanya Cumhurbaşkanı Frank-Walter Steinmeier 22-24
Yüksek Seçim Kurulu (YSK) DEM Parti’nin itirazını kabul ederek, Van Büyükşehir Belediyesi mazbatasının seçimi açık farkla kazanan DEM Partili Abdullah Zeydan’a verilmesini kararlaştırdı. Karar, Van Seçim Kurulu’nun mazbatayı seçimi, yüzde 55,5 oyla kazanan Zeydan’a değil, onun yarısından az, yüzde 27,1 oy alan AK Partili Abdulahat Arvas’a verme kararının siyasi gerilimi tırmandırdığı şehirde sevinçle karşılandı. Van
Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın ABD Başkanı Joe Biden’ın davetlisi olarak 8-9 Mayıs’ta Vaşington’a yapması beklenen seyahat öncesinde ABD Temsilciler Meclisi üyelerinden oluşan bir heyet iki 28-29 Mart tarihlerinde Ankara’da temaslarda bulunuyor. Temsilciler Meclisi Silahlı Hizmetler Komitesi Başkanı Mike Rogers başkanlığındaki heyet 28 Mart’ta Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, 29 Mart’ta Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, MİT Başkanı
PKK şeflerinden Murat Karayılan’ın geçtiğimiz hafta sonu yakında bir müjde vereceğini duyurması zamanlama açısından dikkatleri ne açıklayacağına çevirmişti. Bir yandan Nevruz yaklaşıyordu, DEM haftaya yayılan mitingler düzenlemişti, diğer yandan DEM bu seçimde CHP’ye destek olmayacağını AK Parti’ye kanıtlamak için tabanını “Seçimden sonra diyalog” imasıyla diri tutma çabasındaydı. Acaba devlet ve PKK el altından konuşuyordu da








