Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan 9 Ekim’deki kabine toplantısına ara vererek iki önemli görüşme yaptı. Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas ve İsrail Cumhurbaşkanı Izak Herzog’la Hamas’ın 7 Ekim İsrail’e saldırısı ve sonrasında İsrail’in Gazze’ye başlattığı operasyon üzerine konuştu. Her ikisine de sivil ölümlerden duyduğu üzüntüyü aktardı. Görüşmelerin ardından yapılan açıklamada Erdoğan’ın ilk defa Filistinli militanların İsrail’deki sivillere
PKK’nın üstlendiği 1 Ekim İçişleri Bakanlığı saldırısının Ankara’yı hem siyasi hem askerî açıdan daha şahin bir tutuma itti. Bu şahinleşme iki cephede, biri askeri, diğeri diplomatik planda iki operasyon Batıya meydan okuma çizgisinde gelişiyor. 4 Ekim günü önce Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, ardından Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler tarafından yapılan uyarılar, Suriye ve Irak’taki PKK’ya
“Keskin bıçak olmak için çok çekiç darbesi yemek gerekiyorsa feda olsun, değil çekiç balyoza bile razıyız.” MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin 3 Ekim’de Meclis grubu konuşmasında kullandı. Konuşmasında bu cümlenin önündeki ve devamındaki cümlelerle doğrudan bağını kurmak da zor; kullanılmasa da olurmuş denebilir. Ama son günlerde Ankara’da kapalı kapılar ardındaki gelişmeler göz önüne alındığında adeta
Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın 1 Ekim’de yeni yasama yılını açış konuşması, birkaç saat önce, Meclis binasının birkaç yüz metre ilerisindeki İçişleri Bakanlığına yönelik terör saldırısının gölgesinde kaldı. Erdoğan konuşma metninde yer alan “Bölücü terör meselesini, sınırlarımız içinde büyük ölçüde çözdük” cümlesine, metinde yer almayan “Bu sabahki eylem terörün son çırpınışlar” cümlesini eklemek zorunda kaldı. Erdoğan konuşmasının
İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya sabah saatlerinde Ankara’daki terör saldırısında iki teröristin öldürüldüğünü iki polisin de hafif yaralandığını açıkladı. Yerlikaya’nın verdiği bilgiye göre 1 Ekim saat 09.30’de İçişleri Bakanlığının Emniyet Genel Müdürlüğü giriş kapısı önüne hafif ticari araçla gelen iki terörist bombalı saldırıda bulundu. Bakan, “teröristlerden biri kendini patlatmış, diğer terörist etkisiz hale getirilmiştir” dedi. Açılan
Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, ABD’nin Suriye’de bir Kürt “devletimsi” yapı oluşturduğunu söyledi. 26 Eylül’de Moskova’da Tunus Dışişleri Bakanı Nebil Ammar ile düzenlediği ortak basın toplantısında konuşan Lavrov, ABD’nin Fırat’ın doğusunda oluşturduğu bu yarı-devlet (İngilizcesiyle “quasi-state”) yoluyla Suriye “petrol ve tahılını kaçırdığını” da sözlerine ekledi. Rusya, Türkiye ve İran’ın Suriye konusunda yürüttüğü Astana süreci üzerine
Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’a seçimi kazandıktan sonra bir haller oldu. Önce “bu kardeşiniz başta oldukça” olmaz dediği faizler yükselmeye başladı. Sonra toz kondurmadığı KKM buluşundan döndü. Hindistan’daki, G20 Zirvesinde ABD Başkanı Joe Biden ile görüşüp yurda -yine- F-16 çözüldü çözülecek müjdesiyle dönme ümidi, bir de baktık Mısır Cumhurbaşkanı Abdül Fettah Sisi ile ikili görüşme haberinin gölgesinde
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın 31 Ağustos 1 Eylül temaslarında sadece Rus karşıtı Sergey Lavrov değil Rusya Savunma Bakanı Sergey Şoygu ile de görüşmüş olması önemliydi. Birazdan ayrıntısına gireceğim ama Rusya’nın Ukrayna tahıl anlaşmasına dönüşü için henüz somut sonuç alınmadı; nitekim Şoygu anca talepleri karşılanırsa anlaşmaya devam edeceklerini söyledi. Ancak Fidan’ın Moskova temaslarında 4 Eylül’de Soçi’de









