Kıbrıs Rumlarını bir telaş sardı. Rusya’nın Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti topraklarında konsolosluk hizmeti verecek bir ofis kuracağı haberlerinin Moskova tarafından da resmen değilse bile “güvenilir” kaynaklarca doğrulanması, KKTC Rusya tarafından tanınıyor mu paniğine yol açtı. Halen KKTC topraklarında yaşayan vatandaşlarına yönelik konsolosluk ve sair diplomatik talepleri karşılamak üzere başta İngiltere, Almanya olmak üzere birçok ülke
Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Dışişleri Bakanlığı Yaptırımlar Koordinatörü James O’Brien, Karadeniz Tahıl Antlaşması’nın tekrar yürürlüğe girmesi için Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan ile Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin arasındaki iletişimin önemli olduğunu belirtti. T24’ten Metin Kaan Kurtuluş’un haberine göre 4 Ağustos’ta düzenlenen online brifingde konuşan Büyükelçi O’Brien, “Erdoğan bu hafta Putin’le konuştu. Daha fazla konuşmaya niyetleri olduğunu
‘Dış politika’ dönüşüme açıktır, fakat doğası gereği ani dönüşlere, keskin, riski yüksek ve maceracı virajlara yatkın bir şey değildir. Dış politikanın yapısal hedefleri ve çerçevesi bellidir. Günden güne değişmez. O halde, belki de Türkiye bakımından ‘dış politika’ yerine ‘dış ilişkiler’ dememiz daha doğru olacaktır. İkisi arasındaki fark nedir? Birincisi, ilkelerden ve değerlerden beslenir, uzun vadeli
Bağımsızlık savaşını kazanmış Türkiye’nin Osmanlı İmparatorluğunun devamı olarak tanınmasını sağlayan Lozan Antlaşması 24 Temmuz 2023’te 100 yaşına bastı. Üç ay sonra, 29 Ekim’de yönetim şekli Mustafa Kemal Atatürk tarafından Cumhuriyet olarak ilan edilecekti; Cumhuriyetimizin ikinci yüzyılını üç ay sonra kutlayacağız. Lozan Antlaşması, uluslararası planda Türkiye Cumhuriyeti’nin “tapu senedi” olarak kabul edilir ama daha imzalandığı günden
Rusya’nın 17 Temmuz sabahı itibarıyla tahıl koridoru anlaşmasından çekildiğini duyurması Batı başkentlerinde olduğu gibi Ankara’da da sıkıntıya yol açtı. Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, dış kaynak arayışı çerçevesinde Birleşik Arap Emirlikleri’ne yola çıkarken Türkiye’nin anlaşmanın devam etmesini istediğini, dönünce bu konuyu Rusya Cumhurbaşkanı Vladimir Putin’le konuşacağını söyledi. O arada Dışişleri Bakanı Hakan Fidan da Rus karşıtı Sergey
Müritleri tarafından “Gavs-ı Sani Seyyid Abdülbaki El Hüseynî” olarak anılan Menzil Cemaati Şeyhi Abdülbaki Erol’un cenaze defin törenine katılmak için yaklaşık 250 bin kişinin Adıyaman’ın Kahta ilçesine bağlı Menzil köyüne akın etti. Aralarında Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, AK Parti Genel Başkan Vekili Efkan Ala ve BBP lideri Mustafa Destici de bulunuyordu; fotoğrafta önceki Sağlık Bakanı
Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan 11-12 Temmuz’da Litvanya’nın Başkaneti Vilnius’ta yapılan NATO Zirvesi başlamadan hemen önce İsveç Başbakanı Ulf Kristersson ve NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg ile yaptığı görüşmede İsveç’in NATO üyeliğine yeşil ışığı yaktı. Açıklamayı da Stoltenberg yaptı. Böylece Türkiye, Batı’daki beklenti üzerine Zirve başlamadan önce İsveç’e onay vermiş oldu. Deyim yerindeyse İsveç “Atı aldı, Atlaktik
Nikola Makyavelli (Niccolò di Bernardo dei Machiavelli 3 Mayıs 1469 – 21 Haziran 1527) Rönesans çağının ünlü bir devlet adamı, askerî stratejist, şair ve oyun yazarıydı. Floransalı düşünür en ünlü eseri Prens’te, politik yazın tarihinde ilk kez iktidarın alınışı ve korunması gibi bir sorunu dinsel ya da ahlaki kaygıları dikkate almaksızın kendi başına bir amaç
Rusya’daki Wagner isyanının her ne kadar bittiği ilan edilse de gerçekler hiç öyle değil. İsyan, deyim yerindeyse askıya alındı, pazarlıklar ve gerilimin devam ettiği görünüyor. Muhtemel senaryolara göre gelişmelerin Türkiye’ye etkileri olacak. Bunları tek tek ele alacağız ama önce bu Pazar sabahı Ayvalık’ta bu konu üzerine kulak misafiri olduğum, biri Almanya’dan olmak üzere iki emekli
Rusya’da 23 Haziran günü ayaklanarak başkent Moskova’ya doğru ilerlemeye başlayan paralı asker grubu Wagner’in başı Yevgeni Prigojin, Cumhurbaşkanı Vladimir Putin’in sert tepkisi üzerine “geri çekilip üslerine döneceklerini” duyurdu. Belarus Cumhurbaşkanı Aleksander Lukaşenko, Putin’le yaptığı görüşme ardından Prigojin’in karışıklık durulana dek ülkesinde kalmasına izin verdi. Putin’in Sözcüsü Dimitri Peskov’un açıklamasına göre, Prigojin aleyhine açılan “isyana teşvik”









