Covid-19 salgınının etkileri durulduktan sonra küresel planda meydana gelebilecek gelişmeler Türkiye’nin bölgesel konumunu ve uluslararası ilişkilerini etkileyecektir. Bu ilişkiler arasında Türkiye’nin ABD ve Rusya ile ilişkilerinin yanı sıra üyesi olduğu savunma örgütü NATO’nun ve güçlü siyasi ve ticari bağları bulunan Avrupa Birliği (AB) ile ilişkileri öne çıkıyor. Orta Doğu’daki belirsizlik ve çatışma ortamı da yeni
Bazen tarihin akıl oyunlarına ya da tesadüf diye önümüze çıkardıklarına şaşkınlıkla bakmamak zor. Bugünün genç kuşağının hayatının geri kalanını tanımlayacak büyük salgın geçmişteki veba salgınlarıyla karşılaştırılıyor. Doğrusu o zamanlardan bu yana böylesi bir salgından korunma yolları aslında pek de değişmemiş. Yüzyıllar içinde onlarcası yaşanan salgınların en namlısı ortaçağlardaki Kara Veba salgınıydı. Doğu veya Orta Asya’dan
Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın koronavirüs salgının Türkiye’de de bulunduğunun 11 Mart’ta açıklanmasından sonra ilk konuşmasını bir hafta sonra 18 Mart’ta yapacağı duyuruldu. Daha önce günde en az bir kere konuşan Erdoğan’ın konuşacağı açıklandığı günün gecesinde Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, koronadan ilk ölüm vakasını da 89 yaşında bir erkek olarak duyurdu. 15 Mart’ta 18 olarak açıklanan ve
“Annemi, kız kardeşimi ve erkek kardeşimi katleden ben, Pierre Rivière.” Babasına kötü davrandıkları gerekçesiyle ailesini vahşice öldüren Normandiya köylüsü Pierre Rivière’nin hapishane günlüğü böyle başlıyor. Michel Foucault ve arkadaşlarının “19. Yüzyılda Bir Aile Cinayeti” başlığı altında topladığı, günlükten ve diğer belgelerden oluşan kitap cinnet, suç ve ceza tartışmaları için hala iyi bir referans. “Anamı kesen
Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan 5 Mart’ta Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile Suriye ve İdlib krizini konuşmaya gidiyor. Bu temas öncesinde Beşar Esad rejimine bağlı güçlerin İdlib civarında Türk birliklerine saldırı düzenlediğine dair yeni haberler geliyor. Türkiye için stratejik önemi olan bir konu, 2011’de girdiğimiz Suriye bataklığından şimdi en az can kaybı ve zararla çıkmanın yolu
Nuri Çolakoğlu Günlerdir, haftalardır televizyonlardaki haberleri, tartışmaları izliyorum, gazeteleri, internetteki yorumları takip ediyorum. Tabii hep konumuz İdlib. Ama bu sorunu anlamaya, denklemi çözmeye çalışırken en önemli noktanın hep gözden kaçırıldığını görüyorum. Hem de bu 200 yıllık bir sevda. Biraz daha açık anlatayım. Doğu Avrupa steplerinde küçük bir beylikten, Moskova Knezliği’nden doğup büyüyen Rusya’nın 200 yıldır
Murat Yetkin Türk F-16’larının Suriye topraklarında iki Suriye Su-24 jetini düşürmesiyle bölgedeki gerilim daha da tırmanırken ABD Başkanı Donald Trump, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın 5 Mart’ta Moskova’da Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’le görüşmesi öncesinde yönetimin kilit bir ismini Türkiye’ye gönderiyor. Diplomatik kaynakların YetkinReport’a verdiği bilgiye göre, ABD’nin Birleşmiş Milletler Daimi Temsilcisi Kelly Craft’ın 2 Mart’ta Türkiye’de
Soli Özel Bir insanlık utancı olan mülteciler konusunu unutmadan, Suriye’deki baş döndürücü son gelişmeleri tahlil edelim. Suriye krizi, Türkiye’deki manik-depresif sendromları patlatacak bir kapasiteye sahip olduğunu daha önce de göstermişti. Ancak son dört günün gelişmeleri bu konuda tüm kriterleri alt üst etti. 27 Şubat akşamı yüksek sayıda askerin şehit olduğu ya da ağır yaralandığı, Rusya’nın









