Hem Ukrayna savaşı hem de Suriye’deki son gelişmeler üzerine Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan ile görüş ayrılığına düşen Rusya Cumhurbaşkanı Vladimir Putin, Türk ekonomisi ve Erdoğan’ın ekonomi ekibini küçümseyici sözler etti. Putin’in sözleri toplantıyı izleyen Rus iktisatçıların gülüşmelerine neden oldu. 4 Aralık’ta Moskova’da “Rusya Çağırıyor” başlığıyla düzenlenen yatırım konferansında konuşan Putin, Türk ekonomisi hakkındaki alaycı ifadelerini soru
Rusya, Ukrayna-NATO kriziyle, ABD İsrail-Lübnan ateşkes anlaşması ve Şükran Günü ile meşgulken fırsatı değerlendiren Heyet Tahir el Şam örgütü liderliğindeki radikal İslamcı silahlı gruplar kısa süre içinde Halep ve İdlip’i tamamen ele geçirdi, başkent Şam yolunda Hama’ya girdi. Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, HTŞ saldırısının 28 Kasım’da başlaması ardından -iç ve dış kamuoyundaki algının aksine- Ankara’nın
Suriye’de muhalifler baskın harekatla birkaç gün içinde inanılması güç ilerleme kaydettiler. Al Majalla gazetesinde 26 Kasım 2024 tarihinde yayınlanan makalemde, Beşar Esad’ın, iç savaşta, Rusya ve İran’ın desteğiyle muhalefete karşı üstünlük sağladığını ve iktidarı elinde tutmayı başardığını, ancak babası Hafız’ın 1980’lerde Suriye’deki Müslüman Kardeşler ayaklanmasına karşı kazandığı mutlak zafere ulaşamadığını, zira ülkenin yüzde 30-35’lik bölümünde
Rusya Federasyonu’nun Ankara Büyükelçisi Aleksei V. Erkhov, Batı yaptırımlarının Rus-Türk ticari ilişkilerini olumsuz etkilediğini ve yıl sonunda Türk-Rus ticaret hacminin düşmesinin beklendiğini bildirdi. Ekonomi Gazetesi’nden Maruf Buzcugil’e konuşan Erkhov, banka transferlerinin büyük ölçüde bloke edildiğine dikkat çekti. Rusya’nın Ukrayna’ya başlattığı işgal harekatının ardından sürdürülen yaptırımlarının uluslararası ticareti olumsuz etkilediğini, ticari zincirlerin kesildiğini ve tedarik sistemlerinin
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in yeni bir nükleer doktrin imzalamasıyla ilgili konuştu, “NATO yetkilileri düşünmelidir” dedi. Brezilya’nın Rio De Janerio kentinde gerçekleştirilen G20 Liderler Zirvesi sonrasında 19 Kasım’da basın toplantısında konuşan Erdoğan, “Rusya’nın attığı bu adım NATO yetkilileri tarafından düşünülmelidir, bu adım gözden geçirilmelidir” ifadelerini kullandı. Erdoğan, “Her şeyden önce nükleer
Dışişleri Bakanlığı 18 Kasım günü iki yalanlama birden yayınladı. Dışişleri Bakanlığı kaynakları önce Hamas’ın siyasi bürosunu Katar’dan Türkiye’ye taşımasına izin verildiği yolunda İsrail basınında çıkan haberleri yalanladı. Kaynaklar “Hamas Siyasi Büro üyeleri zaman zaman Türkiye’yi ziyaret etmektedirler. Hamas Siyasi Bürosunun Türkiye’ye taşındığı yönündeki iddialar ise gerçeği yansıtmamaktadır” dedi. Güvenlik kaynakları Hamas’ın da telegram hesabında “Bazı
ABD’nin Orta Doğu’dan da sorumlu Merkezi Komutanlığı (CENTCOM) 1 Kasım’da gönderileceği duyurulan ilk B-52 stratejik bombardıman uçağının kendi sorumluluk alanlarında bir havaalanına ulaştığını 3 Kasım’ın ilk saatlerinde “X” hesabından duyurdu. ABD Savunma bakanlığı Pentagon 1 Kasım’daki “ivedi dağıtım” kodlu açıklamasında bölgedeki Amerikan güçleri ve “İsrail savunması” amacıyla Orta Doğu ve Doğu Akdeniz’e ek askeri güç
Rusya Cumhurbaşkanı Vladimir Putin 27 Ekim’de devlet kanalı Rossiya’dan Pavel Zarubin’e verdiği mülakatta NATO ülkelerini Ukrayna’ya Rusya’nın içlerini vuracak silahlar vermemesi için sert uyardı. Putin’e göre Ukrayna ordusu bu silahları kendi başına kullanamazdı; uydu istihbaratına ve uydu istihbaratına dayanan eylemlere ve bu eylemleri gerçekleştirecek NATO personeline ihtiyaç duyuyorlardı. Asıl olarak Batı Avrupa’yı caydırmayı amaçlayan Putin
Türkiye’nin BRICS üyeliği için o kadar yaygaradan ve bir bardak suda koparılan fırtınadan dişe dokunur bir şey çıkmadı. Cezayir, Belarus, Bolivya, Küba, Endonezya, Kazakistan, Malezya, Nijerya, Tayland, Uganda, Özbekistan ve Vietnam ile birlikte bizi BRICS’e “ortak” yaptılar. Bizi “acaba Batı’dan kopup eksen mi değiştiriyorlar” diye dünyanın diline düşüren “tam üyelik” olmadı. Muhtemelen “mevcut dengeler bozulmasın”
Önce olanları bir başka lisanla anlatalım: Dün, 23 Ekim günü, DEM Parti Şanlıurfa Milletvekili Ömer Öcalan’a, İmralı Cezaevinde 43 aydır kimseyle görüştürülmeyen PKK lideri amcası Abdullah Öcalan’la görüşmesi için Adalet Bakanlığının izin verdiği, onun da “Teorik ve pratik güce sahibim” dediği gün, Türkiye’nin en büyük hava aracı üretim üssü olan TUSAŞ terör saldırısının hedefi oldu.